Ana içeriğe geç

Ford: İnsanlar, güç ünitelerini eskisi kadar önemsemiyor

İçten yanmalının avantajı kalmadı.

Ford Mustang Dark Horse (2024)

Ford, içten yanmalı motorların bir aracı tanımladığı günlerin büyük ölçüde geride kaldığına inanıyor. İşin ilginç tarafı, bunun nedeni tam elektrikli araçların dünya çapında ilgi görmesi değil. Ford'a göre, insanlar bir arabaya neyin güç verdiğini artık önemsemiyor. Ford Başkan Yardımcısı John Lawler bir Bernstein konferansında bu noktaya değinerek müşterilerin geleneksel motorlara olan ilgisinin azaldığını savundu.

"Tüketicilerin güç üniteleri hakkında 30 yıl önceki gibi düşüncelere sahip olduğunu sanmıyorum. İçten yanmalı motorlar bir aracın ne olduğunu tanımlıyordu; beygir gücü, hacim, tork ve araçla ilgili her şey; bence bunların çoğu geride kaldı."

Ford Mustang FX Package

Ford Mustang FX Package

Fotoğraf: Ford

Bu makaleyi okuyanların büyük kısmı bu söylemlere katılmayacak olsa da, gerçek şu ki çinko karbon vatandaşlar bizim gibi birer "otomobil meraklısı" değil. Günümüzde müşterilerin bambaşka öncelikleri ve ihtiyaçları var. Tasarım, multimedya sistemi, güvenlik ve sürücü destek sistemleri geçmişe kıyasla çok büyük etkiye sahip. (Bu faktörler, beni bile elektrikli bir araç almaya yöneltti.)

İçten yanmalı araçlara olan ilginin azalması, giderek daha sıkı hale gelen emisyon düzenlemelerine de bağlanabilir. Çoğu otomobil üreticisi emisyon kuralları yüzünden motor hacmini küçültüyor ve Toyota GR Corolla gibi birkaç istisna dışında küçük motorlar kimsenin ilgisini çekmiyor.

Dört silindirli AMG C63, içten yanmalı motorların alıcıları nasıl etkilediğinin en iyi örneği. Hibrit güç ünitesi, kağıt üstünde hiç olmadığı kadar hızlı ve güçlü bir C63 yaratmış olsa da hayranlar eski V8'i özlemeden edemiyor.

Ford Mustang GTD Spirit of America

Ford Mustang GTD Spirit of America

Fotoğraf: Ford

Sektördeki bir diğer değişim de SUV'lerin hakimiyeti. Alıcıların konfor ve pratikliğe önem verdiği bir gerçek ve biz otomobil severler tarihin her sayfasında azınlık olarak kalacağız. Eskiden mühendislerin tasarladığı otomobiller, artık muhasebe departmanları tarafından tasarlanıyor ve kimsenin bizleri mutlu edecek bir araç üretmek gibi bir derdi yok.

Ama belki de tutunabileceğimiz bir umut ışığı vardır... Honda Prelude gibi sportif hibritler içten yanmalı motoru bir süre daha canlı tutabilir. Sentetik yakıtlar da teknolojinin gelişmesiyle emisyon hedeflerini düşürmek için güçlü bir aday. Yine de, çok iyimser olmanın kimseye faydası yok.