GT40, 1960'lı yıllarda tam bir uzay mekiği muamelesi görüyordu. 24 Saat LeMans yarışlarında Ferrari ile rekabet etmesi için tasarlanan bu mühendislik harikası, Amerikan otomobil tarihinin en efsanevi isimlerinden birisi. 2004 yılında ikinci nesline kavuşan otomobil, öncesinde GT80 ve GT90 konseptlerine ilham olmuştu.

GT80, Ford mühendislerinin ürettiği en çılgın projelerden birisi. BMW ve Volkswagen'da yaptığı işler ile tanınan Luigi Colani tarafından çizilen aşağıdaki prototip, aerodinami odaklı yapısı ile epey etkileyici bir model olmayı başarıyor.

Ford GT80 Konsepti (1978)

Colani, kariyeri boyunca aşırı aerodinamik çizgileri ile öne çıkan araçlar tasarladı. GT80'de de yeteneğini konuşturan usta mühendis, Lotus 80 Formula1 aracına benzeyen arka tasarımın, 1967 yılında "C-shape" ismini vererek patentini almış. 1980 yılında Frankfurt am Main'de IAA sırasında tanıtılan konsept, 1973-78 yılları arasında geliştirilmişti.

GT80, Colani'nin "en iyi malzemeleri kullanma" isteği sebebiyle o tarihin Rolls-Royce'larından bile daha yüksek bir maliyete sahipti. Ford Cosworth imzalı 3.4 litrelik V6 motoru sayesinde 405 bg güce ulaşan araç, ZF üretimi 5 ileri şanzıman ile tanıtılmıştı.

ZF, aracın elektronik sistemlerinin geliştirilmesinde de yer almıştı. Ön kanat yüksekliğini otomatik olarak ayarlayan sistem, yüksek süratlerdeki hava sürtünmesini azaltarak aracın daha fazla downforce üretmesini sağlıyordu.

Ford GT80 Konsepti (1978)

Direksiyon simidine yerleştirilen hava yastığı, 1980 yılı için sıradışı kabul ediliyordu. 20 cm kalınlığındaki izolasyon malzemesi sayesinde kokpitin içerisindeki gürültünün azaldığı GT80, üretim hattında bir fırsat bulamadığı için tarihin tozlu raflarında kalmış oldu.

Galeri: Ford GT80 Concept (1978)