Amerikalı süper otomobillerin arasında Ford GT'nin ayrı bir yeri bulunuyor. Zamanının ötesinde bir tasarım sunan GT40 ve teknolojiyle donatılmış günümüz GT'si kendi zamanlarının en akılda kalıcı otomobillerden olmayı başardı. 

Orijinal GT40'ın yol odaklı versiyonu (3. nesil), ilk nesil GT ve ikinci nesil GT'yi bir araya toplayan carwow ekibi, geçtiğimiz 50 yılda teknolojinin ve Ford GT'nin performansının ne kadar geliştiğini gözler önüne sermek adına bu araçları drag pistine taşıdı.

Araçları sırasıyla tanımak gerekirse ilk olarak 1967 model GT40 ile karşılaşıyoruz. LeMans şampiyonu 2. nesil GT40'ı temel alan bu araç, yasal olarak yolda kullanılmaya uygun olan 3. nesil olarak biliniyor. 4.7 litrelik V8 motoru sayesinde 310 bg güç üreten araç, sadece 1230 kg ağırlığında. 

Yarışın ikinci üyesi ise Ford'un 100. yılını kutlamak adına üretilen 2005 model ilk nesil Ford GT'den başkası değil. 5.4 litrelik V8 motordan güç alan araç 557 bg güç ve 678 Nm tork değerleri ile günümüzde bile epey etkileyici bir otomobil. Aracın toplam ağırlığı ise 1520 kg seviyesinde.

Üçüncü ve en güncel aracımız ise arka tasarımı Angry Birds'teki yeşil domuzlara benzeyen 2017 model ikinci nesil Ford GT. Alıştığımız V8'in yerine çift turbolu V6 motora sahip olan bu araç, 656 bg güç ve 746 Nm torka sahip, aracın ıslak ağırlığı ise 1485 kg.

Drag yarışını incelediğimiz zaman '05 GT ve '17 GT'nin başlangıçta başa baş ilerlediğini görüyoruz. Fakat güncel modelin yaklaşık 100 bg daha fazla güce sahip olması, yarışı daha erken bitirmesini sağlıyor. Roll yarışlarında ise turbonun etkisi ile aradaki farkın daha da açıldığını görüyoruz.

Bunu söylemek hoşumuza gitmese de maalesef GT40, haleflerinin tozunda boğulmaktan fazlasını yapamıyor. Yarı yarıya daha az güce sahip olmasının yanı sıra, 60 yaşında bir otomobili zorlamak çok büyük masraflara yol açabilir. Bu yarışa imkan sağlayan Petersen Müzesi'nin, bu aracı ideal kondisyonlarda koruyabilmesi takdire şayan.