Ana içeriğe geç

Audi A2 E-Tron, markanın şimdiye kadarki en verimli otomobili olacak

A2 bu sonbaharda geri dönüyor.

2027 Audi A2 E-Tron camouflaged prototype
Fotoğraf: Audi

Geç Ferdinand Piëch’in birçok aşırı pahalı yan projesinden biri olan ilk Audi A2, ticari açıdan büyük bir başarısızlıktı. Alüminyum gövdesi ve ekonomik dizel motoruyla öne çıkan bu fazlasıyla mühendislik odaklı hatchback’in üretim maliyeti çok yüksekti; öyle ki şirketin sattığı her otomobilde binlerce avro zarar ettiği bildiriliyordu. Talep, Ingolstadt’ın öngörülerinin çok altında kaldı ve bu sıra dışı hatchback’in yaşam döngüsü yalnızca beş yıla indi. Bu süreçte sadece 176.377 adet satıldı.

Şimdi ise A2 geri dönüyor. Talihsiz selefinden oldukça farklı olan bu yeni model adı, arkadan itişli bir elektrikli otomobilde geri geliyor ve Audi tarafından “tüm zamanların en verimli Audi’si” olarak tanımlanıyor. Volkswagen Grubu bu kez dersini almış görünüyor; yeni elektrikli hatchback’i sıfırdan geliştirmek yerine, yakın zamanda tanıtılan VW ID.3 Neo altyapısını kullanıyor. Bu yaklaşım yalnızca maliyetleri düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda geliştirme süresini de kısaltarak otomobilin pazara daha erken çıkmasını sağlıyor.

Audi, önceki modelde olduğu gibi A2 E-Tron’u da bir verimlilik şampiyonu haline getirmek için yoğun çalıştığını belirtiyor. Tahmini enerji tüketimi dikkat çekici biçimde düşük bir seviye olan 100 km’de 12,8 kWh. 0,24’lük sürtünme katsayısı ile şirketin en küçük otomobilleri arasında en aerodinamik gövdeye sahip. Ancak bu Cd değerine yalnızca araç opsiyonel verimlilik paketi ile donatıldığında ulaşılabiliyor.

Fotoğraf: Audi

Aerodinamik Dokunuşlar Enerji Tüketimini 0,9 kWh/100 km Azaltıyor

A2 E-Tron’un tamamen kapalı alt gövdesini gösteren diyagram, önde tekerlek yönlendiricisinden her iki akstaki çoklu spoylerlere kadar uzanan çok sayıda aerodinamik çözüm ortaya koyuyor. Ayrıca çamurluk çevresindeki hava türbülansını azaltmak için tekerleklerin önünde ve arkasında “gap reducer” ve “gap breather” olarak adlandırılan unsurlar da bulunuyor. Geleneksel bir ön panjur olmasa da, batarya ve elektronikler için ek soğutma gerektiğinde geniş bir hava girişi kapağı açılıyor. Bu durum sıcak bir yaz gününde, sert hızlanmalarda veya araç şarj edilirken yaşanabiliyor.

Bataryaya gelecek olursak, yeni A2’de 61 kWh kapasiteli lityum-demir-fosfat (LFP) batarya paketi yer alıyor. Bu paket, arkaya yerleştirilmiş ve 140 kW güç üreten bir elektrik motorunu besliyor. Audi bunu açıkça söylemese de, farklı versiyonların da gelme ihtimali yüksek. Örneğin ID.3 Neo da 125 kW ve 170 kW güce sahip daha düşük ve daha yüksek güçlü seçeneklerle sunuluyor.

640 Kilometrenin Üzerinde Menzil?

Menzil henüz açıklanmış değil ancak LFP bataryanın, batarya yıpranması konusunda endişe duymadan maksimum fayda sağlamak için “rutin olarak yüzde 100’e kadar şarj edilebildiği” belirtiliyor. Bu nedenle A2 E-Tron’un en azından ID.3 Neo’nun menzilini yakalaması makul görünüyor. ID.3 Neo, daha büyük 79 kWh bataryasıyla WLTP döngüsünde tek şarjla 630 km yol alabiliyor. Audi mühendislerinin verimliliği artırmak için yoğun mesai harcadığı düşünüldüğünde, şimdiye kadar doğrulanan 61 kWh’lik paketten daha büyük bir batarya sunulması halinde yeni A2’nin 640 km sınırını da aşması mümkün olabilir.

Açık konuşmak gerekirse aracı çok da gizlemeyen ilginç kamuflaj, bu sonbaharda kalkacak. A2 E-Tron, Avrupa’da yıl bitmeden ya da 2027’nin başlarında satışa çıktığında Audi’nin en küçük ve en ulaşılabilir fiyatlı elektrikli modeli olacak.