Diğer hiçbir Mercedes modeline benzemeyen bir Mercedes konseptini hatırlıyoruz.

Konsept: Mercedes-Benz Bionic

Tanıtım Yılı: 2005 (ABD'de düzenlenen Daimler Chrysler İnnovasyon Sempozyumu)

Özellikleri: 138 beygir gücündeki 2.0 litrelik turbo dizel motor, otomatik şanzıman, 0.19'luk hava direnç katsayısı, 4.24 metre uzunluk, 1.82 metre genişlik ve 1.59 metre yükseklik.

Bu Konsepti Neden Hatırlıyoruz?

"Unuttuğumuz Konseptler" adlı yazı serimizin bu haftaki konuyu, çok ilginç tasarıma sahip bir konsept oldu. En azından taşıdığı marka amblemine göre çok ilginç de diyebiliriz. Çünkü bu konsept, diğer Mercedes-Benz modellerinin hiçbirisine benzemiyor. Aracın tasarımında ise Hint ve Pasifik okyanuslarında bulunan bir balık türü olan "Boxfish (Ostracion Cubicus)" yani "Sandık balığı"ndan ilham alındığı söyleniyor.

Bu ilginç kübik tasarımına rağmen Bionic, 0.19'luk bir hava sürtünme katsayısı ile son derece aerodinamik olmayı da başarmış. Bu değeri kıyaslamak için sizlere bir örnek vermek gerekirse, yan aynaları yerine kamera opsiyonu sunan yeni Audi e-Tron elektrikli SUV'sinin bile 0.28'lik bir hava sürtünme katsayısına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir başka örnek de Mercedes CLA 180 BlueEfficiency olabilir, son derece akıcı hatlara sahip o aracın da sürtünme katsayısı 0.22 şeklinde.

Bionic konseptinin geri kalanına baktığımızda, minimalist bir kabin tasarımı görüyoruz. Ayrıca günümüz otomobillerine yeni yeni gelen "yan ayna yerine kamera opsiyonu" bu araçta 2005 yılında bile yer almış. Tamamen çalışır hâldeki bir konsept olan bu aracın 4 kişiye kadar yer sunduğunu ve panoramik cam tavanı ile ferah bir iç mekana sahip olduğunu da görüyoruz. Biyonik uzmanları ile işbirliğiyle geliştirilen otomobil, yakıt anlamında da çok ekonomik bir konseptmiş. Çünkü 2.0 litrelik turbodizel motoru, 4.3 litre / 100 km'lik ortalama yakıt tüketimine sahipmiş. Ayrıca SCR (Selective Catalytic Reduction) sistemiyle zararlı egzoz gazlarını da azaltan araç, çevreye de minimum miktarda zarar veriyormuş. Hatta 90 km/s sabit hızlarda uzun yol gidildiği zaman bu otomobil ile 2.8 litre / 100 km'lik bir yakıt tüketim değeri görülebiliyormuş.

Aracın bu kadar ekonomik olmasının temel sebeplerinden birisi de gövde ve şasisinde maksimum miktarda hafifletme yapılmış olması diyebiliriz. Bu hafifletme operasyonunda, fazla yüke maruz kalmayan kısımlardaki malzemeler inceltilmiş ve buna karşılık fazla yüke maruz kalan kısımlar güçlendirilmiş. Fakat bu işlemlerin toplamında aracın tamamında %30'luk bir hafifleme sağlanmış. Ayrıca bu hafiflemeye rağmen stabilite, kaza dayanıklılığı ve sürüş dinamikleri gibi konularda değişim yaşanmadığı da belirtilmiş.

'