Aman bizimkilerin kulağına gitmesin.

Türkiye otomobil pazarının büyüklüğü, daha doğrusu küçüklüğü, bir taraftan alım gücüyle alakalı olsa da diğer taraftan inanılmaz seviyelerde dolaşan vergilerin bir getirisi. Otomobillerin ülketye giriş fiyatlarıyla satış fiyatları arasındaki farkı sanırım anlatmama gerek yok.

Durum böyle olsa da diğer ülkeler de ilginç vergilerle araç fiyatlarını artırmaya gidebiliyor. Hatta bu vergilerden bazıları oldukça mantıklı temellere dayanıyor. Vergi konusunda akılcı çözümler üreten ülkelerden bir tanesi de Fransa.

Bu ülkede "Cheval Fiscal" yani kısa haliyle "CV" olarak adlandırılan seviyelere bölünen vergi dilimlerine sahip olan otomobiller, egzoz gazlarından ürettikleri güce kadar birçok değişken üzerinden vergilendiriliyor. Bu özellikleri bir denkleme girilen araçlar için ödenmesi gereken vergi miktarı otomatik olarak belli oluyor. Bu arada aynı motorun Avrupa'da farklı güç üretebilen birkaç seçeneğinin olmasının nedeni de bu.

Fransa, bütün bu algoritmanın haricinde araçlara bir vergi daha getirdi; Ağırlık vergisi. Aslında düşünce mantıklı zira dört tekerleğe sahip otomobillerin ağırlıkları arttıkça asfaltın daha çok bozulmasına neden olmaktalar. İlk başta 1.400 kg üzerine çıkan araçlardan alınması önerilen bu vergi, Fransa pazarında satılan modellerin üçte birini kapsayacağından sınır 1.800 kg'a yükseltildi. Bu şekilde kapsama alanı %3'te sınırlı kaldı. Tahmin edileceği gibi modellerin büyük çoğunluğu lüks SUV'ler.

1.8 tonun esas aldığı standartları da belirtelim. Araçların yürür ağırlıklarını belirten seviye, yakıt dahil bütün sıvılar %90 doluyken ve 75 kg'lık sürücüyle birlikte ölçülüyor. Bu değerin üzerine çıkan araçlardan, satış sırasında kilogram başına 10 Euro ek vergi alınıyor. Yani ağırlığı 2.5 tonu bulan bir SUV alacaksanız fiyatlar 7.000 Euro zamlandı. Türkiye şartlarında artış çok değilmiş gibi görünse de Fransa'da bu, bazı araçların %10'un üzerinde zamlanacağı anlamına geliyor.

Her ne kadar bir taraftan mantıklı olsa da verginin mantıksız yanıları da bulunuyor. Örneğin şehir içerisinde elektrikle 50 km yol yapabilen araçlar vergiden muaf. Yani asıl tonajı yüksek olan elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobiller ek vergi vermeyecek. Ayrıca en az üç çocuğu olan aileler ve en az 8 koltuğu bulunan bir araç alan firmalar da vergiden muaf.

Her ne kadar mükemmel olmasa da Fransızlar lüks otomobilleri, diğerlerinden ayırmanın bir yolunu bulmuş gibi. Sizce bizde de ÖTV yerine bu tip bir vergi uygulanabilir mi? Yoksa her zaman olduğu gibi bu vergi, ÖTV'nin de üzerine mi gelir? En iyisi bizimkileri uyandırmayalım. Sonuçlar kötü olabilir. Hepinize iyi sürüşler.