Volvo XC60: Zamansız tasarım, reddedilemeyen lüks

Lüks SUV segmenti hiç olmadığı kadar rekabetçi olduğu günleri yaşarken bu segmentte zirveye oynamak için iyi bir aile aracı olmanın yanı sıra kullanıcıya bol multimedya seçeneğinin yanı sıra gerçekten lüks, konfor ve güvenlik de sunmanız gerekiyor.

Hemen her sene belki birkaç kez konuğumuz olan Volvo XC60, üzerindeki ufak dokunuşlarla karşımıza çıkan 2015 versiyonuyla bunları ve çok daha fazlasını vaadediyor; yine! Dış Tasarım Öncelikle şunu ifade etmek gerekiyor ki radikal ve kışkırtıcı bir tasarım istiyorsanız lüks bir SUV markadan bağımsız olarak sizin için doğru tercih değil.

Volvo XC60’ın tasarımını belki bir parça eskimesinden de yola çıkarak en iyi haliyle oturaklı olarak tanımlayabiliriz. Buna rağmen uzun süredir gözümüzün alıştığı tasarımı sofistike tarzı, modern ön bölümü ve çok vurucu ve fütürist, aynı zamanda kökleriyle bağlarını da vurgulayan arka tasarımıyla günümüzde zamansızlığını hala koruyor.

XC60 kendi segmentinde rakibi ne olursa olsun gönül rahatlığıyla kafa tutabilir. Motor ve Sürüş Volvo Avrupa için Drive-E gibi verimli ve önden çeker turboşarjlı motorları piyasaya sürmüş olsa da bizde bu seçenek henüz bulunmuyor; bu nedenle biz de aslında en sevdiğimiz bol torklu, güçlü ama ekonomik, ülkemizdeki belki de en mantıklı seçenek olan D4’ü test ettik. 181 hp’lik önden çekişli D4’ün yanı sıra aracın bir de D5 AWD 215 hp motor seçeneği mevcut. Sekiz vitesli Geartronic şanzımana sahip araçla 100 km mesafeyi gerçekten sakin kullanımlarda 5 lt altında almak mümkün.

Ancak bunu gerçekleştirebilmek için aerodinamik dezavantaj yaşamamak için de 100 km/s altında seyretmeniz gerekiyor. Motor yeterince güçlü olduğundan gaza dokunuyor olmak bile bu koca oğlanı 90km/s dolaylarında tutmaya yetiyor. Gazladığınızda ise yakıt tüketimini 100 km’de 9lt dolaylarına kolayce çekebiliyorsunuz. Bu nedenle aracı istikrarlı ve ani gaz fren hareketlerinden kaçınarak kullanmak cebiniz için son derece pozitif bir davranış olur.

Her halükarda bu boyutlarda ve ağırlıkta bir araçla 10 litrenin altında gayet performanslı sürüşler gerçekleştirmek mümkün. Biz çok dikkat etmediğimizde (yer yer gazladık yani) bir depoyla (70 litre) 950 km yolu rahatlıkla kat ettik. Araç dizel olmasına rağmen otobanda sollama gibi ani güç ihtiyacı gerektiren durumlarda son derece güven veriyor ve ihtiyacınız olan ivmeyi sağlıyor. Kalkışta ani gaz açtığınızda ön lastikler çok kısa süre boşa dönebiliyor ki bu da aracın ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi. Bu ağırlıkta bir araca bunu yaptırmak kolay değil, dolayısıyla oldukça hoşumuza gitti diyebiliriz. Aracın sürüş dinamikleri ise gerçekten sürüşü büyük keyif haline getiriyor.

Motor seçeneğiniz ya da gücü ne olursa olsun Volvo XC60 konfor ile saf sürüş keyfini SUV segmentinde bir araya getirebilen nadir seçeneklerden birisi. Otobanda yoldan, motordan ya da rüzgardan gelen ses ise kabin içerisinde neredeyse yok denecek kadar az.

Elbette Volvo denilince güvenlikten de bahsetmemek olmaz. Aracın genel olarak verdiği olağanüstü güvenlik hissi bir yana, City Safety sistemiyle donatılmış olması araçta yalnızken bile bir co-pilotla sürüş gerçekleştiriyormuşsunuz hissini yaratıyor.

Özellikle test ettiğimiz önünüzdeki araçla aranızdaki mesafe 6m’ye düştüğünde ve öndeki araçla çarpışma ihtimaliniz olası olduğunda devreye girip aracı durduran sistem olağanüstü başarılı ve özellikle şehir içinde ya da dışında pahalıya mal olacak ufak dalgınlıklarınızda gerçekten hayatınızı kurtaracak nitelikte. Bunun yanı sıra aracın ön bölümündeki radar sistemi yol boyunca karşınıza çıkabilecek yol tabelalarını algılayıp kadranınıza uyarı olarak yansıtıyor.

Böylece en karanlık yolda bile kaç km hızla gitmeniz gerektiğini ya da gişelere yaklaşıp yaklaşmadığınızı kadranınızdan faydalanarak görebiliyorsunuz. Bu arabanın zaman zaman benden daha akıllı olduğunu düşünmüyor değilim. İç Mekan İsveçli tasarımcılar tasarımlarında genellikte sadeliği tercih ederler ve doğadan esinlenirler.

Ancak Volvo tasarımcıları bu prensiplerden ödün vermeden de kendinizi lüks bir araç içinde hissetmenizi sağlamakta çok başarılılar. Deri koltuklar olağanüstü konforlu ve kaliteli. Kabin içindeki iki tonlu iç malzeme de kaliteyi nereye baksanız fazlasıyla hissettiriyorlar.

Arka koltuklar diz ve omuz mesafesi açısından son derece geniş ve yeterli alan sunarken, panaromik cam tavan baş mesafesinden biraz alsa da yine de aracın tavan mesafesi de son derece yeterli. Araçta son yıllarda Volvo’da alıştığımız üzere 3 seçeneğe sahip olduğunuz ve istediğiniz zaman değiştirebileceğiniz dijital gösterge bulunuyor.

Sport, Elegant ve Eco olarak adlandırılan bu üç kadran görüntüsü size tercihinizin gerektirdiği bilgileri net ve keyifli biçimde aktarıyor. Aracın bagaj hacmi de etkileyici. Hatta bagaj bölümünün altında bir kapağı kaldırarak gizlenmiş ekstra bagaj alanına da kavuşabilir, orta koltuğu ya da arka koltukları bağımsız biçimde yatırabilir, isterseniz ön yolcu koltuğunu da tamamen düz olarak yatırabilirsiniz.

Arka bagaj kapağını elektrikli düğmesiyle kolayca kapatabilir, yine bagaj bölümündeki 12 Voltluk elektrik prizi ile elektrilli bir donanımı rahatça kullanabilirsiniz. Karar Açıkçası Volvo XC60 segmentinde BMW X5 ve Audi Q5 gibi rakipleri olmasına rağmen bizim için bir numara olmayı sürdürüyor.

Fiyat noktasında ise 174.170 TL’den başlayan ve 260.730 TL’ye uzanan bir yelpaze söz konusu. Testte kullandığımız D4 Premium paketin anahtar teslim satış fiyatı ise 180.270 TL.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!