Ana içeriğe geç

Mercedes, 300 bini aşkın aracı "kayma riskiyle" geri çağırıyor

Sürücü kapı kilidindeki switch korozyona uğramış olabilir.

2024 Mercedes-Benz GLB

Mercedes-Benz 310.667 aracı geri çağırıyor

Mercedes-Benz, kayma/yerinden hareket etme riski nedeniyle 310.667 aracı geri çağırıyor. Etkilenen araçlarda, korozyona uğramış bir kapı kilidi mikroswitchi arızalanabilir. Bu durum, aracın kendi kendine hareket etmesine sebep olabilir. Geri çağırma raporuna göre, kapı kilidinin muhafaza malzemesi neme karşı hassas. Bu gerçekleşirse, zaman içinde korozyon oluşabilir ve bileşen arızalanabilir.   

Bu arıza, kilidin amaçlandığı şekilde çalışmasını engellemese de, elektronik park freni ve/veya Auto-Park işlevini etkileyebilir. Bu sistemler sürücü kapısının açılmasıyla bağlantılı olduğundan, otomatik olarak devreye girmeyebilir ve bu da aracın kayması veya hareket etmesi riskini artırabilir.

Mercedes-Benz CLE (2023)

Mercedes-Benz CLE

Etkilenen Mercedes-Benz modelleri

Geri çağırma, 2019 ile 2026 model yılları arasında yer alan çeşitli marka ve modelleri kapsıyor. Aşağıdaki listede, AMG versiyonları da dahil olmak üzere etkilenen modeller yer alıyor:   

  • 2023-2024 GLC-Serisi
  • 2020-2026 GLB-Serisi
  • 2021-2025 GLA-Serisi
  • 2024 CLE-Serisi
  • 2020-2021 CLA-Serisi  
  • 2022-2023 C-Serisi  
  • 2019-2022 A-Serisi  

Rapora göre Mercedes, 2021 ile 2024 yılları arasında kapı şalteri arızalarına ilişkin bildirimler aldı, ancak bunlar “olası bir güvenlik riskine yol açıyor gibi görünmüyordu.” Otomobil üreticisi sorunu izlemeyi sürdürdü ve Mayıs 2025’te ABD dışından gelen bir bildirim daha kapsamlı bir inceleme başlatılmasına neden oldu.   

Mercedes, sorunu analiz etmeyi sürdürdü ve 2026 yılında uzun süreli yüksek nem ve sıcaklık maruziyetinin muhafaza içinde nem birikmesine yol açabileceğini tespit etti. Otomobil üreticisi, “konfor işlevleriyle ilgili176 saha vakasından haberdar olduğunu belirtiyor. Mercedes, ABD’de araçların kendi kendine hareket ettiği herhangi bir vakadan haberdar olmadığını söylüyor. 

Üretim yerine bağlı olarak Avrupa ve diğer pazarlardaki araçların etkilenip etkilenmediği ise henüz bilinmiyor.