AB'nin yeni kararı üreticileri karşı karşıya getirdi!
Sektör birbirine girdi.
Aslında her şey Dieselgate skandalı ile başladı. Dizellerin sandığımız kadar temiz olmadığını fark ettiğimizde, yeni bir çağa giriş yaptık. Bu çağda elektrikli otomobiller ön plana çıkmış ve özellikle pandemi döneminde sansasyon yaratmışlardı. Öyle ki Avrupa Birliği, "2030 kararları" adını verdiği düzenleme ile içten yanmalı motora sahip araç satışını yasaklayacağı bir kanun bile çıkartmıştı.
Fakat sizin de bildiğiniz gibi durumlar değişti. Önce 2035'e ertelenen bu zorunluluk, bugün sabah itibariyle resmen aramızdan ayrıldı. Avrupalı kullanıcılar 2035 sonrasında da içten yanmalı motora sahip elektrikliler (PHEV, EREV ve yarı hibrit) satın alabilecek. Lakin her üretici bu karardan memnun değil.
Buna tam olarak bir planlama hatası diyebiliriz. Avrupa Birliği bu açıklamayı yaptığında aralarında Volvo'nun da bulunduğu pek çok üretici, yüksek seviyelerde yatırım yaparak tam elektrikli ürün gamı oluşturmaya başladı. Haliyle Volvo, verilen bu kararın üzerine çok şiddetli bir tepki göstererek "Avrupa'nın rekabetçiliğinin önüne geçildi" açıklaması yapmış. Volvo bu kararın Avrupa'ya yarardan çok zarar sağlayacağına inanıyor.
Kararın geri alınmasında payı olan markalara taş atmayı da ihmal etmeyen Volvo sözcüleri, markanın 10 yıldan kısa sürede tüm ürün gamını elektrikli hale getirdiğinin altını çizerek "biz yapabiliyorsak, herkes yapabilir" ifadelerini kullanıyor. Bildiğiniz gibi karara karşı çıkan üreticilerin büyük bir kısmının asıl iddiası bu geçiş sürecinin "kısa" olmasıydı.
Tabii ki bu karardan etkilenen bir diğer marka Kia. Kia, son yıllarda tam elektrikli modelleri ile birlikte hedefini tamamen değiştirmişti. Resmi bir açıklama gelmemiş olsa da Kia'nın geleneksel motorlara pek de sıcak bakmadığı biliniyor.
Madalyonun diğer yüzünde ise bu kararın alınmasında büyük lobi faaliyetleri yürüten Volkswagen ve Renault gibi markalar var. Reuters'in haberine göre AB'nin kararını ilk kutlayan Volkswagen ve Renault olmuş. Özellikle Renault, yeni karara eklenen "küçük elektrikli otomobil" maddesinden memnun. Bu maddeye göre boyutları 4.2 metreyi aşmayan tam elektrikli model üreten markalar, "süper kredi" adı verilen sistemden yararlanabilecek. Yani teknik olarak gelecekteki emisyon sınırlamalarından ciddi oranda sıyrılabilecekler. Ayrıca üye ülkeler bu modellere daha fazla sübvansiyon sağlayabilecek.
Stellantis Grubu ise şimdilik sessiz kalmayı tercih ediyor.