Unuttuğumuz Konseptler: Peugeot Hoggar (2003)
Çöllerin fatihi, markanın sporcu ruhunu yansıtıyordu.
Agresif çizgiler, cesur teknoloji ve kum tepelerini evcilleştirmeye hazır ikiz güç ünitesi... Peugeot Hoggar, 2003 yılında bir konsept olarak doğdu ve yüksek performansı ileri teknik çözümlerle birleştirerek tüm piyasayı hayran bırakıt. Tasarımıyla öne çıkan model, Fransız üreticinin sonraki yıllarda geliştireceği modellere de ilham kaynağı oldu.
En zorlu senaryolarla başa çıkmak üzere tasarlanan Hoggar, toplam 360 bg güç üreten iki adet süperşarjlı 2.100 cc dizel motordan güç alıyor. Her motorun kendi altı vitesli şanzımanı var, ancak güç dağılımı tek bir gaz pedalı ve bir çekiş kontrol sistemiyle yönetiliyor. Modern hibrit sistemlerinin öncüsü olduğunu söyleyebiliriz.
Peugeot Hoggar Konsepti (2003)
Hoggar, iki motor için ayrı hava girişlerine sahip olan paslanmaz çelik elemanlarla güçlendirilmiş petek dokulu bir karbon kabuğa sahipti. Neredeyse 4 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğindeki Hoggar, Buggy'lerin maceracı ruhunu alıyor, ancak modern ve sofistike bir şekilde yorumluyor.
Dış tasarım cesur, ancak içeride doğal deri, kaliteli malzemeler, çok işlevli bir ekran, navigasyon sistemi, kameralar ve MP3 radyo bulunuyor. Günümüzde yetersiz bile gördüğümüz bu özellikler, dönemine göre devrim niteliği taşıyor.
Peugeot Hoggar Konsepti (2003)
Bu konseptin arkasında derin bir miras yatıyor. Peugeot, 1960'lardaki 404'ten 70'lerin efsanevi 504'üne, 205 T16 ve 405 Turbo 16'nın Paris-Dakar'daki zaferlerine kadar uzanan Afrika çöllerinde yazılmış uzun bir tarihe sahip. Bu ruh, en son 2016 Dakar'ın galibi 2008DKR ile yeniden canlandı.