Bugatti, yeni modeli Tourbillon'u "mekanik zamansızlık hissi" ile tasarladığını söylüyor ve bu durum en çok kabinde kendini gösteriyor. Çeşitli kontrolleri içeren orta konsolu ve kalın direksiyon simidi ile ilk bakışta Chiron'a oldukça benziyor, ancak İsviçreli saat ustalarının imzasını taşıyan yeni gösterge paneli, dijital çağa karşı çıkıyor.

Titanyumdan imal edilen gösterge paneli, 700 gramdan daha hafif olmasının yanı sıra arasında yakut ve safir taşların da bulunduğu 600'den fazla parça içeriyor. 5 ila 50 mikron toleranslarla inşa edilen şaheserin ortasında ise iç içe tasarlanan hız göstergesi ve devir saati yer alıyor.

Bugatti Tourbillon

Bugatti Tourbillon

Bu iki gösterge, bir saatin ibreleri gibi hareket ediyor ve arkalarında dönen çarklar açıkça görülebiliyor. Sol tarafta sıcaklık, yakıt ve akü göstergeleri yer alıyor. Sağ kadranda ise otomobilin 1.800 beygir gücündeki 8,3 litrelik hibrit V16 motorunun ürettiği anlık güç gösteriliyor.

Direksiyon simidinin sabit bir göbekle tasarlanması ve direksiyonun üst ve alt kısmındaki kolların gösterge grubunun arkasına uzanması, sürücünün 550 km/s'lik hız göstergesini ve 10.000 devirlik takometreyi her zaman görebilmesini sağlıyor.

Bahsettiğimiz bu tasarım, ilginç bir şekilde başka bir Fransız modelinde daha bulunuyor. 2004 Citroen C4'ün sabit göbekli direksiyon tasarımı, sürücünün önünde bulunan düğmelerin sabit kalması amacıyla tasarlanmıştı.

Sabit direksiyon göbeği çoğunlukla Citroën ile ilişkilendirilse ve Bugatti tarafından yeniden ilgi odağı haline getirilse de, bu fikir Fransa'da doğmadı. Italdesign tarafından kaleme alınan 1972 Maserati Boomerang da benzer bir felsefeye sahipti. Gerçi, kadranlar ve düğmeler bir Citroën SM'den alındığı için bu konsept otomobilin de bir Fransız bağlantısı vardı. Çünkü Citroen, 1968-1975 yılları arasında Maserati'nin sahibiydi.

1972 Maserati Boomerang