Geçmişte olduğu gibi günümüzde de tüm güvenlik özelliklerinin en önemlisi olan emniyet kemerleri, bu yıl önemli bir yıldönümünü kutluyor. 1973 yılında, bundan tam 50 yıl önce, Almanya’da emniyet kemeri takmak zorunlu hale gelmeden 3 yıl evvel, Opel, tüm modellerinde standart olarak, tek elle pratik bir şekilde kullanılabilen üç noktalı emniyet kemeri sistemini kullanmaya başladı.

50 yıl boyunca her Opel modelinde ortalama 15 metre emniyet kemeri üretildi. Bu da yaklaşık 750 milyon metre uzunluğunda emniyet kemerine ve ekvator çevresinde 18 tura eşdeğer!

Opel mühendisleri, 1960’lı yılların başlarında ürettikleri otomobillerde emniyet kemerlerini, hayat kurtaran bir güvenlik sistemi olarak test ediyorlardı. Nisan 1968 itibarıyla, Opel’in Kadett, Amiral ve Diplomat gibi modelleri için ön emniyet kemerleri sipariş edilebiliyordu. Bu modelleri, Ekim 1970’de Manta A Coupé izledi. Opel’in “hayat kurtarıcısı; emniyet kemerleri”, sportif modellerde de standart olarak yer alıyordu.

İlk başlarda kamuoyu, emniyet kemerinin araç güvenliğinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu kabul etme konusunda isteksizdi. 1 Ocak 1976’dan itibaren emniyet kemeri zorunlu hale gelmesine rağmen milyonlarca insan “kemer takmayı” reddetti.

O zamanlar pek çok kişi emniyet kemeri takmanın zahmetli olduğunu düşünüyordu. Özellikle otomobil, farklı aile üyeleri tarafından kullanıldığında ve emniyet kemerini ayarlamak gerektiğinde bu zahmet daha da artıyordu. Bu sorun, kısa sürede otomatik emniyet kemeri toplayıcısıyla çözüme ulaştı.

Yine de uzun bir süre emniyet kemerleri, “kişisel özgürlüğü kısıtlıyor” ve “güvenlik etkisi sorgulanabilir” gibi önyargılara dayanan yorumlara maruz kaldı. Ancak bu güvenlik önlemi hayat kurtarmaya başlayınca, endişeler hızla ortadan kalktı ve emniyet kemerlerine olan güven arttı.

2026’dan itibaren tüketici koruma testleri, ileri yaştaki vatandaşların daha kırılgan kemik yapısını dikkate alarak, yaralanma değerlerini ölçümlemeye başlayacak. Rüsselsheim’daki ekip ise bu konuda gözünü daha uzak bir geleceğe dikmiş durumda. Otonom sürüş pek çok alışkanlığı tamamen değiştirecek.

Hepsinden önemlisi, araçtaki yolcular artık mutlaka öne doğru bakacak şekilde oturmak yerine dilediklerinde birbirlerine dönük de oturabilecekler. Hatta bazılarının uzanarak seyahat etme olasılığı da gündemdeki yerini koruyor. Dolayısıyla emniyet kemerleri, koltuklara tamamen entegre edilebilir bir hal alabilir. Peter Schüßler, konuyla ilgili olarak; “Otonom sürüş kapsamında, emniyet sistemlerinin ne şekilde dönüşeceğini detaylı olarak inceliyoruz” diyor. Otonom sürüşle birlikte emniyet kemerlerinin 50 yıldır süren başarı öyküsü, hayat kurtarmada yeni bir döneme girecek.