Doktor Ekber Onuk ile otomobil endüstrisi üzerine konuştuk
Onuk Sazan, Onuk Sazan LM ve STC20 gibi modellerin yaratıcısı doktor Ekber Onuk ile otomotiv endüstrisinin geleceği üzerine konuştuk.
Bugün sizlere Doktor Ekber Onuk’tan bahsetmek istiyorum. Kendisi Anadol otomobil projesinin proje lideri olarak çalışmış, Türk otomobil sanayii ve tarihi için çok önemli biri. Üstelik Onuk mühendislik çatısı altında hücum botları da üretiyor.
Bizler de Motor1 Türkiye olarak Doktor Ekber Onuk bey ile bir söyleşi gerçekleştirdik ve hem kendisinin otomobil endüstri hakkında yorumlarını aldık hem de tutkuyla ve işini bilen insanlar tarafından üretildiği çok açıkça belli olan otomobillerini canlı olarak görme imkanına eriştik.
Doktor Ekber Onuk: DEO
Motor1 Türkiye: M1
M1: Özellikle gençler sizin yaptığınız işleri çok merak ediyorlar. Başta Onuk Sazan’ın yaydığı popülariteden sonra.
DEO: Sazan’ı 2009’da yaptık ve sonunda isimsiz bir ‘süper arabanın’ hiçbir şekilde satılamayacağına karar verdik. Sazan gerçekten çok güzel bir araba. Asphalt 8 bize Sazan Onuk için para veriyor.
M1: Onuk Sazan Asphalt 9 oyununda da yer alıyordu değil mi?
DEO: Evet Asphalt 9’da da yenisi yer alıyor. LM versiyonu. O araç hakiki bir GT3 olarak yapıldı ancak şu anki bütçemiz onu tamamlamaya yeterli değil.
M1: Bu otomobillin aerodinamik özellikleriyle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen insanlar var, başta arka kanat tasarımıyla ilgili. Çünkü gerçekten çok güzel görünen bir arka kanadı var.
DEO: Çünkü doğru dürüst hesaplandı da o yüzden. Yere basma kuvveti açısından ön ve arkayı her zaman dengelemek lazım.
M1: İnsanların görünce ‘bu bir süper otomobil dedikleri şey tam olarak Sazan aslında. Böylesine iyi bir otomobilin devamı neden gelmedi?
DEO: Çünkü kimse bu spor otomobile para verip almıyor. İtalya’da olsaydık ve bir İtalyan ismi olsaydı belki satılırdı. Orada Pagani bile arabalarını satabiliyor ama bu Türkiye’de mümkün değil.
Galeri: Onuk Mühendisliğin Ürettiği Otomobiller
Kendisinin ofisine geçip elektrikli otomobiller ve otomotiv endüstrisinin geleceği hakkında yorumlarını alıyoruz.
M1: Elektrikli otomobillerle ilgili ne düşünüyorsunuz?
DEO: Elektrikli otomobillere inanmıyorum. Başından beri de inanmıyordum.
M1: Peki sizce otomobil endüstrisinin geleceği sentetik yakıtla mı şekillenecek?
DEO: Sentetik yakıttan ziyade hidrojenle olacak. Şu anda Toyota’nın ürettiği hidrojenli araçlar var ve WRC’ye de hidrojenle çalışan bir arabayla katılmaya başlayacaklar.
M1: Yani artık motor sporlarında da hidrojeni göreceğiz.
DEO: Evet, Gazoo Racing’in hidrojenli bir arabası bulunacak.
M1: Peki Tesla ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
DEO: Saygı değer başarılı bir pazarlamacı ve sahtekâr. Yılda 97 milyon araba üretiliyor. Tesla bunun kaçını üretebiliyor? Bakın elektrik depolanamıyor. Elektriği depolamak için, özel malzemeler kullanmak lazım. İnsanlar elektrik enerjisini nasıl depolayacağını bilmiyor.
Dolasıyla bu konu çok sakat bir konu. Elektrik motorunun elbette çok büyük bir artısı var. Arabanın tork ve hızla ilgili diyagramına baktığımızda buna en iyi uyan elektrik motorları. Az önce Colin Chapman’dan bahsettin. Adam ne demiş? “Make it simple and lightness” Peki o taşınan 30 – 40 amper saatlik bataryanın ağırlığı ne olacak? Sonunda hiçbir anlamı olmayan bir ağırlığı üstünde taşıyorsun.
Benim bir arkadaşım var 250 – 300 garajın yer aldığı bir site blokunda oturuyor. Bana söylediği şey şu: Kurutma makinesini bile 10 – 15 daire açtığı zaman kofra atıyor. Şimdi o elektrikli arabalar şarj olmaları gerektiğinde ne olacak? Türkiye’de böyle bir elektrik altyapısı var mı?
M1: Amerika’da bile bu yaz bazı eyaletlerde klimalarınızı kapatın uyarısı yapıldı. Çünkü orada bile elektrik altyapısı onca yükü taşıyamıyor.
DEO: Arabalarınızı az şarj edin diyorlar. Elon Musk’ta diyor ki, merak etmeyin biz araçların fazla şarj edilmesini önleyebilecek sisteme sahibiz. Yani sen kalkıp Mojave çölünü geçerken Elon Musk sana ‘bu kadarı yeterli.’ Diyor ve çölün ortasında kalıyorsun.
M1: Büyük otomobil üreticilerinin elektrikli otomobil üretmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
DEO: Tamamen mecburiyetten.
M1: O zaman otomobil endüstrisinin geleceğinin sentetik yakıt ve hidrojenle şekilleneceğini söyleyebilir miyiz?
DEO: Bence tamamen hidrojen. Yani tabii ne var ortada… ben otomobilin geleceğini nasıl görüyorum?
Herhalde 2035’e kadar insanlar, mali durumu çok çok süper olanların veya bu konuya çok meraklı olanların dışında kimsenin özel arabası olmayacak. En iyi zamanda bile otomobilleri günün yüzde 6’sında kullanıyoruz. Onun dışında bu 1.500 kiloluk makineleri oradan oraya sürükleyip duruyoruz. Bunun bir anlamı yok. Akıllı telefonlardan yaptığımız gibi, otonom araçları çağırıp bunlarla istediğimiz yerlere gitmek durumundayız. Böylece özel araç ortadan kalkacak benim düşünceme göre.
Uzun mesafede ise elektrikli aracın hiçbir faydası yok. Onlarda hidrojenle olacaklar. Şehir içindeki küçük araçlar temiz bir yakıtla veya elektrikli olabilirler ancak bana göre elektrikli araçlara kişilerin sahip olması büyük bir problem. Bu yüzden herhangi bir şirketin sürücüsüz elektrikli aracını çağıracaksın, seni buradan alıp istediğin yere götürecek. Ama bunun bakımını, diğer giderlerini bu merkezi şirket yapacak.
M1: Gelecekte otomobil endüstrisinde ‘araç’ sadece ‘araç’ görevini üstlenecek o zaman. Bu otomobili seven insanlar için biraz korkutucu değil mi?
DEO: Benim gibi tutku sahibi adamların yaptığı, tablo koleksiyonu gibi, heykel koleksiyonu gibi bir şey olacak. Şimdi bizim tatil yerlerinde kullanılması için geliştirdiğimiz bir elektrikli buggy projemiz var. Bir navigasyon şirketinin bilgileriyle senkron şekilde çalışacak. Eğer orada hız limiti 50 km/sa ise istersen gazın üstünde zıpla yine de daha yukarısına çıkmana izin vermeyecek. Ama elektrik şu anda hele ki şu Ukrayna – Rusya şamatasından sonra elektrik çok daha değerli bir hale geldi.
M1: Başka bir söyleşi videonuzda elektrikli otomobillerle ilgili fikirlerinizi açıklamıştınız. Şimdi tabii aradan epey bir süre geçti. Elektrikli otomobiller gelişti, batarya teknolojisi gelişti. Aradan geçen zamandan sonra elektrikli araçlarla ilgili fikriniz değişti mi onu sormak isterim.
DEO: Değişti, daha da kötüye gitti. Ben hiçbir şekilde bunun işe yarayacağını sanmıyorum. Elon Musk’ın bir sahtekâr olduğuna inanıyorum.
M1: Peki ileride Sazan’ın elektrikli bir versiyonu üretilecek mi?
DEO: Söz konusu bile değil, benim araçlarım her zaman içten yanmalı motora sahip olacak. Sazan’ın elektrikli bir versiyonunun olması mümkün değil.
Söyleşimiz burada bitiyor. Umarız okurken keyif almışsınızdır. Bu söyleşi aracılığıyla sayın Doktor Ekber Onuk'a misafirperverliği ve bizi ağırladığı ve çok kıymetli düşüncelerini bizimle paylaştığı için teşekkür ediyoruz.