İsveçli marka EV stratejisinde elini çabuk tutacak.

Otomotiv endüstrisinin geleceğinde bolca elektrikli ve hibrit model olacak gibi görünüyor zira tüm üreticiler, yelpazelerinde bu tür araçlara yer vermeye başladı. Kimi üreticiler bunu emisyon kısıtlarına uymak için zorunluluktan yapsa da bazı markalar, yeni fırsatlar sunan bu segmente yatırım yapma konusunda istekli.

İkinci kategoriye giren firmalardan birisi de Volvo olarak gösterilebilir çünkü İsveçli marka, geçen sene ilk seri üretim EV modeli XC40 Recharge P8'in örtülerini kaldırdı. 2025'e kadar ürettiği araçların yarısının %100 elektrikli olmasını planlayan İskandinav üretici, odağını artık EV'lere kaydıracak.

Gallery: 2020 Volvo XC40 Recharge (Elektrikli)

Car and Driver'a konuşan Volvo CEO'su Håkan Samuelsson'un verdiği demece bakılırsa İsveçli marka kısa zamanda büyük adımlar atabilir. Yeni XC90'ın içten yanmalı motor seçeneği sunan son Volvo modeli olacağına işaret eden Samuelsson, markanın yakında ICE olarak anılan akaryakıt beslemeli ünitelerden vazgeçmek istediğine dikkat çekti.

"XC90'dan sonra yelpazemizde çok daha fazla elektrikli araç görebiliriz. Aslında müşterilerin taleplerindeki artışa ve elektrikli şarj altyapısının ne kadar hızlı kurulacağına bağlı bu durum. Şöyle söyleyebilirim; hükûmetler bunu zorunlu tutmadan önce elektrikli araçlar konusunda atik davranmak önemli olacak."

Samuelsson, Volvo'nun XC40 Recharge P8'in altına ve üstüne yerleşecek birden çok yeni elektrikli model tanıtmayı planladığını da paylaştı. Bu araçların bir bölümü XC40 ve Polestar 2 ile platform kardeşi olacak iken daha küçük modeller Geely'nin Çin'deki SEA altyapı mimarisini kullanacak.

Volvo'nun EV stratejisinin temel taşı ise Samuelsson'a göre premium otomobil pazarının tamamen elektrikli güç ünitelerine geçiş yapacağı fikri olarak gösteriliyor: "Tüm premium araçların elektrikli olacağı zaman konusu tartışmaya açık ancak bu olduğunda geçiş ve gelişim süreci hızlı olacak. Bu yüzden şimdiden buna yönelik hareket etmek bizim açımızdan mantıklı olacak."

Tüm dünya genelinde hükûmetlerin içten yanmalı motora sahip otomobil satışlarını 2030 civarında durdurmaya hazırlandığı düşünülürse Volvo'nun bu atılımı, onlara rakiplerine karşı ciddi bir avantaj sağlayabilir.