Çünkü dijital modeller çok daha ekonomik.

Bir otomobilin tasarım sürecine bizzat veya bir belgesel izleme vb. yol ile tanık olduysanız, kil kullanılarak model araçların hazırlandığını görmüşsünüzdür. Bu kil modeller, aracın metal parçalarla seri üretime geçmesinden önce tasarımcıların araç üzerinde değişiklikler yapabilmelerine olanak tanıyor. Fakat teknolojinin ilerlemesiyle bu durum değişiyor.

Hiper otomobil üreticilerinden Bugatti'nin tasarım şefi Achim Anscheidt da Autocar adlı İngiliz otomobil medyasıyla yaptığı bir görüşmede, kahverengi kil malzemenin otomotiv endüstrisinde ilerleyen yıllarda kullanımının biteceğini düşündüğünü belirtmiş. Hatta Bugatti'de bu durum, 2016 yılında Chiron'un tasarlanması sırasında başlamış. Yani Bugatti'nin kil modelleri bırakıp dijital modeller kullanmaya başlama süreci 2016 yılında başlamış diyebiliriz.

Gallery: Bugatti Chiron Pur Sport (2020)

Dijital modellemenin artıları ise kil modellemeye göre daha hızlı, daha ucuz ve daha isabetli olması şeklinde sıralanıyor. Hatta Bugatti, bu dijital tasarımlarında VR (Virtual Reality) yani sanal gerçeklik gözlükleri kullandığını da belirtiyor. Bu da hem firmaya daha iyi imkanlar, hem de tasarımcılara daha fazla özgürlük sağlıyor. Örneğin buna benzer bir kolaylık da 3D yazıcı teknolojisiyle otomotiv endüstrisine geldi. Çünkü 3D yazıcılar otomobil üreticilerinin en zorlu parçaları bile kolayca üretebilmelerine olanak tanıyor ve vakitten de tasarruf sağlıyor.