“İhtiyacın olduğu kadar kullan” mantığı ile hizmet veren Moov hızla büyümeye devam ediyor. Sistem doğru kullanıldığı takdirde taksi ve özel araçlardan daha ucuza geliyor.

Otomotiv dünyasında yeni ulaşım trendi olarak ön plana çıkan “Car Sharing” araç paylaşım sistemleri dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok hızla yayılıyor. İstanbul’da kullanıcı sayısı sürekli artan sistemde operasyonel olarak en dikkat çeken marka ise Moov by Garenta. Cep telefonu uygulaması çalışan sistemde kendinize yakın araçları görebiliyor, aracı ister vale ile ayağınıza getirtiyor, isterseniz yanına gidip uygulama üzerinden kapılarını açarak kullanmaya başlıyorsunuz. İşiniz bittiğinde ise aracı bulunduğunuz noktada bırakıyorsunuz.

Neredeyse tüm otomobil markalarının yakın takibe aldığı ve on yılı aşkın süredir gelişim gösteren bu sistem şu anda otomotiv sektörünün en çok üstünde durduğu başlıklar arasında yer alıyor. Yurt dışında birçok belediye bu sistemle hizmet sağlayan şirketlere teşvik amaçlı destekler veriyor. Çünkü trafik sorununa ciddi alternatif sağlayan araç paylaşımında en büyük sorun otopark olarak dikkat çekiyor. Bu noktada birçok ülkede hizmet odaklı çalışan resmi yönetimler, park konusunda çözümler üretiyor.

Türkiye’de ise en geniş kapsamlı hizmet 1200 araçla Moov by Garenta tarafından sağlıyor. Konuyla ilgili Motor1.com sorularını cevaplayan Garenta Genel Müdürü Emre Ayyıldız; yatırımlarının Türkiye’nin ekonomik olarak en çalkantılı dönemlerinden birinde başladığının belirterek; “Anadolu Holding çatısı altında hizmet veren şirketimiz otomotiv konusunda Türkiye’nin en deneyimli şirketleri arasında. Araç paylaşım sistemi ABD, Avrupa ve Uzakdoğu’da zaten kullanıma başlamış bir sistem. Bizim farkımız ise ülkeye güvenerek yatırım yapmaktan korkmadan bu işe ilk giren şirket olmamız. Anadolu Holding olarak şirket kültürümüz inovasyona dayalı bir yapıya sahip. Sürekli “Yeni ne yapabiliriz, nasıl farklılaşabiliriz, hizmet alanımız nasıl genişletiriz” gibi sorulara cevap arıyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul’da araç sayısı 1200’ü yakaladı

Araç paylaşım platformunun kullanıcı dostu ve makul fiyatlarıyla çok hızlı büyüdüğünü dile getiren Ayyıldız söyle devam etti; “Projemiz 6 ay önce 500 araçla başladı, şuan sistemde 1184 aracımız var. 2019 sonu için 1400, 2020’de ise 2500 araçlık hedefimiz var. Günlük 1800’e yakın kiralama yapıyoruz. Çok yeni olmamıza rağmen Moov uygulamamız 340 bin kişi tarafından indirilmiş ve 100 bin kişi sözleşmeli üyemiz olmuş durumda. Bu üyelerden 20 bin aktif kullanıcımıza 210 bin kez kiralama yaptık. Ortalama her bir kullanıcı 10 defa hizmet almış diyebilirim.”

Her hafta ortaklık teklifi alıyoruz

Otomotiv sektörünün çıkış aradığı bir noktada gerçekleştirdikleri operasyonun dikkat çektiğini dile getiren Ayyıldız; “Bizden sonra bu işe yatırım yapmak isteyen birçok yerli yabancı firma çıktı. Ortalama haftada bir ciddi ortaklık teklifleri alıyoruz. Öyle ki; sisteme dâhil olan müşterilerimizden araçlarını satanlar var. 6 aylık süreçte 250’ye yakın araç kiralama yapan tekil müşterilerimiz var. Sabah araç kiralayıp işe gidip, akşam evine giderken kiralama yapan müşterilerimiz var. İşin en önemli kısmı ise sosyal tarafı, otomobil sahibi olmayan ailelerin günlük ihtiyaçlarına koşulsuz ve uygun fiyatlarla cevap veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Araç Paylaşımı Stok Fotoğraf

Taksiden daha ucuz

Saatlik 30 liradan başlayan yakıt dâhil fiyatları 20 km ile sınırlandıran Moov, artı her bir km için 0.75 kuruş, bir saati geçen kullanımlarda ise her 15 dakikalık artışı 8.5 lira civarında fiyatlarla müşterisine sunuyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse İstanbul içinde 20 km’lik bir yol gün içinde ortalama 30 dakikada zaman alıyor, bu süre ve mesafe sarı taksiler ile ortalama 54 lira, turkuaz taksilerde ise 62 lira olarak dikkat çekiyor.

İstanbul 30 bin paylaş aracını kaldırır

İstanbul haritasının tamamına ve nüfus yoğunluğuna kapsamlı hizmet vermek için 30 bine yakın aracın paylaşıma açık olması gerektiğini ifade eden Garenta Genel Müdürü Emre Ayyıldız Moskova’yı örnek göstererek; “Sadece Yandex, 7 bin araçla Moskova’da saatlik kiralama hizmeti veriyor. İstanbul’un nüfusu 15 milyon, Moskova ise 14 milyon diyebiliriz. Bizim şehir yüz ölçümüz ise onların iki katı. Toplu taşıma ağı Moskova’da 200 km civarında, İstanbul’da ise 100 km. ve araç sahipliğinde bizim iki katımızdalar. Moskova’da 2 yıl önce başlayan araç paylaşım sisteminde 17 bin araç yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Belediyelerin desteği önemli

Bu sistem birçok belediye tarafından bisiklet ve scooter gibi araçlarla zaten yaygın olarak kullanılıyor. Fakat bu çözümler aslında ulaşımdan ziyade gezi amaçlı kullanılıyor. Şehir içinde daha uzun mesafeli, ilçeler arası ulaşım için pratik alternatif oluşturmuyor. Yurt dışı örnekler incelendiğinde hizmet odaklı çalışan birçok belediye araç paylaşım sistemlerinin gelişmesi ve toplumun günümüzde en önemli sorunları arasında yer alan ulaşım problemine otopark kolaylıkları ile destek veriyor. Bu konu İstanbul için ise şuanda tamamen bir soru işareti. Bu konudaki sorumuzu yanıtlayan Albayrak; “Zamanla bu konuda ciddi gelişmeler olacağını düşünüyoruz. Çünkü bu operasyon halka hizmet odaklı, otopark her ne kadar maliyeti olan bir konu gibi görünse de, belirli ölçülerde anlaşma ve fiyatlandırma tabi ki mümkün. Aslında bugün için sistem daha çok yeni ve yerel seçimlerde durum çok netleşmiş değil. Bu konunun belediyeler tarafında da konuşulduğunu düşünüyorum. Sanıyorum Haziran seçimlerinden sonra bu konuda daha belirgin gelişmeler görebiliriz” şeklinde konuştu.