Fiat Coupé, 1990'larda markanın sunduğu yelpazedeki en ilginç seçeneklerden birisiydi.

1990'lı yıllarda İtalyan bir otomobil üreticisi keskin hatlara sahip, nevi şahsına münhasır bir araç ile otomotiv medyasını heyecanlandırmıştı. Evet, bahsettiğimiz marka Fiat, model ise Coupé. 1993 yılında Brüksel Otomobil Fuarı'nda tanıtılan kompakt spor araç, 124 Coupé, Spider ve X1/9 gibi modellerin izinden gidiyordu. Son derece çarpıcı ve kendine has çamurluklara sahip Fiat Coupé nasıl bir otomobildi? Birlikte inceliyoruz.  

Nedir bu araç?

Coupé, iki kapıya sahip kompakt bir spor otomobildi. Dört koltuğa sahip Coupé, adından da anlaşılacağı üzere tek kasa tipi ile satılmıştı.

Nerede, ne zaman üretildi?

Çarpıcı model, 1993 ve 2000 yılları arasında üretimde kaldı. Aracın testleri, iç mekanın tasarımından sorumlu olan Pininfarina'nın San Giorgio Canavese tesisinde gerçekleştirildi. Montaj işlemleri ise günlük üretim kapasitesi 80 adet olan Grugliasco fabrikasında haziran 2000'e kadar yürütüldü.

Fiat Coupé

Teknik veriler

Coupé, kendini kanıtlamış kardeşi Tipo'nun adını taşıyan platformda üretildi. 1993 yılında aynı hacimde iki motor seçeneği bulunuyordu; dört silindirli, 16 valfli, ve 190 bg'lik 2.0 litrelik turbo beslemeli ünite ve aynı özelliklerde 139 bg güç üretebilen atmosferik motor. Her iki motorda da Fiat'ın çift eksantrik mil tasarımı kullanılmıştı. Güç ünitelerini asıl özel yapan şey ise Dünya Ralli Şampiyonası'nı tam 6 kez kazanan Lancia Delta Integrale'den türetilmiş olmalarıydı. 

1996 yılına geldiğimizde yelpazeye 131 bg gücünde, 16 valfli 1.8 litrelik motor ile beş silindirli, 20 valfe sahip 2.0 litrelik güç ünitesinin - sırasıyla 147 ve 220 bg gücünde olan - atmosferik ve turbo versiyonları eklendi.

 

Fiat Coupé

 

Supap sayısı 16 ve 20 olan turbo motorlarda önden kayma ile mücadele etmek için Viscodrive adında bir kilitli diferansiyel sistemi sunuldu. Hazır önden kaymadan bahsetmişken aracın yol ile bağlantısında kilit rol oynayan ve Coupé'de tamamen bağımsız olan süspansiyon sistemine bir göz atalım. Ön bölümde MacPherson düzeni, alt süspansiyon salıncağı, ofsetli helezonik yay ve viraj çubuğu kullanılmıştı. Arka bölümde ise ikincil bir alt şasiye montajlanmış arka aks taşıyıcı, helezonik yaylar ve bir viraj çubuğu görülüyordu.

1998 yılında araca Limited Edition adında bir özel paket getirildi. Bu paket ile Fiat Coupé ön bölümde kırmızı kaliperlere sahip Brembo frenlere, bir body kite, düğme ile çalıştırma fonksiyonuna, Recaro koltuklara ve 6 ileri manuel şanzımana kavuştu. 

Peki kötü giden neler vardı?

Aslına bakarsanız araç, otomotiv basınının beğenisini kazanmıştı. 'What Car?' ödüllerinde yılın coupé'si alanında iki yıl üst üste zafer kazanan otomobilin en önemli sıkıntısı kısıtlı bir pazara sunulmuş olmasıydı diyebiliriz. Pininfarina'nın fabrikasında üretim el ile yapılıyordu, bu da bir günde banttan inen Coupé sayısını 80 ile sınırlıyordu. Doğrulanmamış olsa da 70,000 adet satılan aracın neredeyse yarısı sadece İtalya pazarına sürülmüştü.

Ülkemizde de beğeni toplayan otomobilin satış rakamları üretim adedini de göz önüne alırsak çok yüksek olmadı. Aslında bu da Fiat Coupé'yi özel yapan, yoldan geçerken insanların ona dönüp tekrar bakmasına neden olan unsurlardan biriydi diyebiliriz. 

 

Fiat Coupé
Fiat Coupé
Fiat Coupé

Biraz daha mekanik kanada baktığımızda Fiat Coupé'nin birkaç kronik sorunu dikkat çekiyor. Arka frenlerde kullanılan disk frenlerin kaliperlerinde balata malzemesinin birikmesine bağlı olarak sıkışma sorunu aracın fren dengesine kötü etki ediyordu. Ön süspansiyon salıncaklarının kırılması da Coupé kullanıcılarının zaman zaman karşılaştığı problemler arasında gösteriliyor.  

Metal yüzeylerde paslanma ve aşınma sıkıntısı ise Coupé'de özellikle radyatör kapağı ve yağ soğutucu borularda gözleniyordu. Neden olduğu belirtiden dolayı egzoz manifoldunda çatlak problemini en sona bıraktım: bu sorunu yaşayan otomobillerin sesi normalden fazla çıkıyordu. Kullanıcıların sıkıntı ciddi boyuta ulaşana kadar durumdan pek hoşnutsuz olacağını sanmıyorum.

Sonuç

Fiat Coupé'nin 1990'lı yıllara bomba gibi düştüğü bir gerçek. Bugün bile insanların ona dönüp bakması, Chris Bangle gibi bir tasarım dehasının ne kadar zamanının ilerisinde düşündüğünü gösteriyor. Oldukça ilginç modeller ile karşımıza çıkmayı başarmış İtalyan üreticinin bugüne kadar sunduğu son spor otomobil (Abarth'ın elinden geçen 500'leri ve Stilo'yu ayrı tutuyorum), seleflerinin izlediği ilginç tasarım yolundan şaşmamayı başarmıştı. Artık 124 Spider ile Fiat'ın "spor otomobil" kontenjanı bir süreliğine dolmuş gibi görünüyor ancak Fiat Coupe'yi kesinlikle tekrar üretimde görmeyi herkesin istediğine eminim.

 

Bu da ilgini çekebilir:

 

Fotoğraflar: AutoWP

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!