Mantığı Duygularla Birleştiren Marka: ALFA ROMEO

Anonima Lombarda Fabbrica Automobili şirketi, baş harfleri ile kısaca A.L.F.A. ilk otomobili ürettiğinde tarih 1910 yılının ortalarıdır.

Dört kişilik ve zamanına göre oldukça lüks tasarlanan TORPEDO, bir ton ağırlığına rağmen saatte 100km hıza ulaşır. 4000cc’lik motor ise sadece 24 hp. güce sahiptir. Evet, yanlış okumadınız, yıl 1910, 4 litre motor, 24 hp güç ve 100km hız.

Bir sene sonra yarış otomobilleri üretmeye başlayan ALFA 10 yıldan fazla pistlerde rakipsiz kalacak CORSA’yı yola çıkardığında üç yaşına yeni girmiştir.

 

GIULIETTA SPIDER PROTOTIPO
Alfa Romeo Müze gezisi

 

İşler planlandığı gibi gitmez. İtalya savaşa girince projeleri askıda kalır. 1915’te orduya güç jeneratörleri üreten fabrika maddi olarak sıkıntıya düşer. Otomobil tutkunu Nicola Romeo şirkete ortak olur. Dört yıl süren savaşın sonunda tozlu raflarda kalan parçalarla montaja yeniden başlarlar. Fakat o artık Alfa Romeo ismi ile anılmaktadır.

İKİ SAVAŞ ARASI

Alfa Romeo’nun popülerliğinin keyfini çıkardığı dönem, yarışlarda durmaksızın zafer kazandığı zamanlardır. 1930’lara geldiğinde çoktan meşhur olmuş ve herkesin dilindedir. Devrinin ‘en iyi İtalyan otomobil üreticisi’ ünvanını sahiplenir. Devletin de desteği ile Alfa Romeo, uçak motoru ve ağır yük araçları üreten verimli bir şirket haline gelir. 1939 yılında Napoli yakınlarında yeni fabrikanın inşası başladığında şirket havacılıkla yakından ilgilendiği için motor sporları tamamen Alfa Romeo’nun yarış takımı olan Scuderia Ferrari’ye havale edilir.

1961’de 100 bin adet Giulietta’nın piyasaya sürülmesiyle dünya çapında bir ün kazanan Alfa Romeo, 1962’de son derece şık bir model olan, sedan Giulia’nın lansmanı ile müşteri tabanını daha da genişletir. O döneme iz bırakan en önemli modellerden birisi kesinlikle Giulietta Spider’dır.

 

Alfa Romeo Müze gezisi
33/2 SPECIALE

 

70’lerin başında Alfasud modelini ve arkasından türevlerini piyasaya süren Alfa Romeo, yarışlarda kazandığı teknolojileri günlük otomobillere adapte eder, iyice dikkatleri üzerine çeker. Önden çekişli otomobil tasarımına el atar, rakiplerini arkasından sürükler. Modern, teknolojik ve hızlı otomobiller yaklaşan sanayi krizine karşı markayı korumakta yeterli gelmez. Üretimde yaşanan zorluklar sebebiyle maalesef Alfa Romeo artık talebi karşılayamaz.

1986 yılında Fiat Grubu’nun çatısı altına giren marka 156 modelini tanıttığında yılın en iyi otomobili seçilir. Pist yarışlarında onunla boy gösterirken 147 modeli gelir. O da vitrinden iner inmez 156’da olduğu gibi yılın otomobilidir. Arkasından GT ve Brera modelleri ile 8 farklı uluslararası tasarım ödülünün sahibi olacaktır.

MARKANIN TARİHİ MÜZESİNDE SAKLI

Kapılarını 1976 yılında açan Alfa Romeo Müzesi, marka için manevi değeri olan Arese’de yer alıyor. Milano şehir merkezine birkaç kilometre uzaktaki yapı, mimari olarak markanın özüne oldukça sahip çıkıyor.

Haziran 2015’te yenilenen müze içindeki kitapçı, belge merkezi, test sürüş alanı, showroom ve test parkuru ile oldukça ilgi çekici hale gelmiş. Alfa Romeo markasının hikâyesi , tarihçesi, stilli ve hız konularında farklı alanlara sahip, 69 otomobil sergilenen müzede ilk A.L.F.A 24 hp’den, Tazio Nuvolari’nin sürdüğü Mille Miglia fatihi 6C 1750 Gran Sport’a, Juan Manuel Fangio’nun pilotajında Formula1 galibi olan Gran Premio 159 ‘Alfetta 159’a, 1950’lerin ikonik otomobili Giulietta’dan 33 TT 122’ye kadar pek çok efsane araç bulunuyor.

Türker Gürtekin ve Ali Çelik

Alfa Romeo’nun Marka Direktörü Türker Gürtekin’de tam bir marka tutkunu. Dünyada sadece 8 adet üretilen 1938 model 2900 B Lungo C8’in tek parça alüminyum gövdeden yapıldığını anlatan Gürtekin, 8 silindirli aracın 7 saniyede 100km hıza çıktığını ve 207km olarak kaydedilen son hızından bahsederken heyecanı yüzünden okunuyordu.

1920’li yıllarda Enzo Ferrari Alfa Romeo adına yarışırken takım arkadaşı Uno Sivocci bir yarışta son etaplarda birinciliği kaptırır. Daha sonra şansını kırmak için otomobiline beyaz zemin içinde 4 yapraklı yonca çizen Sivocci arkasından ilk yarışta birinci olur.

O günden sonra Quadrofoglio Verde (dört yapraklı yonca) logosu yarış otomobillerinde kullanılmaya başlanır. İyi şansın ve iyi performansın sembolü olan dört yapraklı yonca Alfa Romeo ile bütünleşir ve gelecek yıllardaki en sportif modellerin simgesi haline dönüşür. Günümüzde satılan spor modellerin üzerinde hala kullanılıyor.

Ali Çelik / Milan

Alfa Romeo Müzesi - Milan