Ana içeriğe geç

Avrupa Birliği, içten yanmalı motor yasağı konusundaki fikrini değiştirdi

"Belirli koşullar altında" üretim devam edecek.

2023 Audi S8 Engine

Otomobil üreticilerinin çoğu Avrupa Birliği'ni 2035 yılı için planlanan içten yanmalı motor yasağından vazgeçmeye çağırıyor. Üreticilerin, gelişmemiş şarj altyapısı ve yüksek elektrikli araç fiyatlarını gerekçe göstererek geri adım atmak için haklı sebepleri var. Buna ek olarak, tüm şirketlerin sadece elektrikli otomobil üretmeye zorlanması halinde otomotiv imalat sanayinin binlerce iş kaybetmesi gibi ciddi bir risk söz konusu.

Bir süre için AB bu konuda isteksiz görünüyordu. Geçtiğimiz bahar aylarında bile, son tarih hâlâ yürürlükteydi. Ancak, mevzuatın değiştirilmesi için artan baskı nihayet işe yarıyor, çünkü içten yanmalı motorlar 10 yıl sonra da üretimde kalabilecek. Almanya Başbakanı Friedrich Merz tarafından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e gönderilen bir mektubun, yönetim organını yasaktan geri adım atmaya ikna ettiği anlaşılıyor.

Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt (abonelik gereklidir) ile yapılan bir röportajda, Sürdürülebilir Ulaşım ve Turizmden sorumlu Komisyon Üyesi mektubun "Brüksel'de çok iyi karşılandığını" söyledi. Apostolos Tzitzikostas, içten yanmalı motorların 2035'ten sonra da devam edeceğini, ancak bunun sadece sentetik ve biyoyakıtlar gibi düşük emisyonlu, yenilenebilir yakıtlarla çalışan araçlarda olacağını doğruladı.

Konuyla ilgili bir örnek, tamamen bitkisel yağlardan ve hayvansal yağlardan elde edilen hidro-işlenmiş bitkisel yağdan yapılan HVO100. BMW halihazırda Almanya'da üretilen dizel araçların ilk deposunu, normal dizele kıyasla emisyonları %90 oranında azalttığı iddia edilen HVO100 ile doldurarak müşteriye teslim ediyor.

Sentetik benzin de bir olasılık ve o da teorik olarak normal benzine kıyasla emisyonları %90 oranında azaltabilir. Porsche birkaç yıldır eFuel üzerine büyük paralar harcıyor. 2022'den bu yana Şili'deki bir tesiste rüzgar enerjisiyle işlenen su ve karbondioksit kullanarak sentetik yakıt ürettiklerini hatırlatalım. Güney Amerika'daki tesiste eFuel'un "neredeyse karbon-nötr bir şekilde üretildiği" söyleniyor.

AB planlanan tedbirleri 10 Aralık'ta detaylandırmayı planlıyordu, ancak "otomobil paketi" olarak adlandırılan paket ayın sonuna ertelendi. Şarj edilebilir hibritlerin 2035'ten sonra da devam edip etmeyeceği ve menzil uzatıcı motorlara sahip araçlara yeşil ışık yakılması ihtimali de havada kalmış durumda. Düşük emisyonlu yakıtlarla çalışıyorlarsa, mantıken "düşük emisyonlu" bu seçeneklerin de üretimde kalması lazım.

İçten yanmalı araç satışlarını daha az zararlı yakıtlarla çalışan yeni araçlarla sınırlamak, daha önce bahsedilen işleri kurtarmak için yeterli olmayabilir. Sentetik ve biyoyakıtları desteklemek için gereken altyapının sadece 10 yıl içinde hazır olacağı da pek gerçekçi görünmüyor. Her ne olursa olsun, AB'nin kararı sadece yeni araç satışlarını etkileyecek, yani sahip olduğunuz aracı elinizden alacak değiller.

Bu süreçte elektrikli araçlar 27 AB üye ülkesinin yanı sıra İngiltere, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre'de de ilgi görmeye başladı. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) tarafından yayınlanan en son satış verilerine göre, yılın ilk 10 ayında içten yanmalı motora sahip olmayan otomobiller toplam satışların %18,3'ünü temsil etti. Yine de %34,7'lik bir orana sahip olan hibritleri geçmeleri için önlerinde hala uzun bir yol var. Şarj edilebilir hibritler Ekim ayı itibarıyla %9,4'lük bir paya sahip ve bu tabloya göre tarihte ilk kez dizellerden daha popülerler.