Enerji dönüşümü ve otomobillerin elektrifikasyonu "döngüsel ekonomi" ile el ele gitmek zorunda. Bu yüzden, hammadde kullanımının azaltılması ve pillerin verimli bir şekilde geri dönüştürülmesi gün geçtikçe daha da önemli bir hâle geliyor. Birçok üretici bunu başarmak için kendi formüllerini benimsedi fakat Renault'nun hedefi daha büyük. Automotive News Europe'a göre Fransız marka, bataryaları endüstriyel ölçekte geri dönüştüren ilk Avrupalı otomobil üreticisi olmayı amaçlıyor.

Renault'nun bu fikri sadece çevresel açı dışında da pek çok olumlu etkiye sahip olabilir. Marka, elektrikli araçların bataryalarında bulunan lityum ve diğer metalleri çıkarmak ve geri dönüştürmek için çeşitli uzman şirketlerle birlikte çalışarak milyarlarca € getirebilecek ve Çin'e bağımlılığı azaltabilecek döngüsel bir ekonomi yaratmak istiyor.

Renault 5 E-Tech Elektrik

Renault 5 E-Tech Elektrik

2022'de başlatılan "The Future Is Neutral (TFIN)" projesinin genel müdürü Jean-Philippe Bahuaud'a göre, "Avrupa'da şu anda hiç kimse kullanılmış pilleri kapalı bir döngüde geri dönüştürerek yeni piller üretmek üzere nikel, kobalt ve lityum elde ettiğini iddia edemez".

Elbette, geri dönüştürülmüş metallerin kullanılması elektrikli araçların fiyatının düşürülmesine de yardımcı olabilir, çünkü metaller bir bataryanın maliyetinin %70'ini, bataryalar ise günümüzde bir elektrikli aracın maliyetinin %40'ını oluşturuyor. Bu nedenle Renault, on yılın sonuna kadar 2,3 milyar € ve %10'un üzerinde bir işletme marjı hedefiyle TFIN projesine büyük yatırım yapıyor.

Galeri: Renault 5 E-Tech Electric

Geleceğin bataryaları sadece geri dönüşüme verilen büyük önemin değil, aynı zamanda Renault tarafından patenti alınan teknolojilerin de meyvesi olacak. Markanın elektrifikasyon bölümü Ampere, Lüksemburg, Almanya ve Belçika sınırındaki küçük bir kasaba olan Labry'de bir batarya test laboratuvarı açtığını duyurdu. Konuyla ilgili basın açıklaması şu şekilde:

"Laboratuvar, gelecekteki bataryalar için performans, maliyet, dayanıklılık ve güvenlik arasındaki en ideal noktaya ulaşılmasında ve hücreler alanındaki teknolojik ilerlemelerin öngörülmesinde stratejik bir rol oynayacak".