Alfs Romeo’nun zaten sanat eseri gibi otomobiller yaptığını biliyoruz. Alfa’nın bazı otomobilleri Pininfarina, Bertone gibi çok ünlü tasarım stüdyoları eşliğinde tasarlanıyor. Bazı otomobillerde ya ünlü bireysel tasarımcılara emanet ediliyor ya da Alfa Romeo’nun tasarım merkezi olan Centro Stile Alfa Romeo’da tasarlanıyor.

Bugün üstünde duracağımız otomobille ilgili en önemli odak nokta ise tasarım. 4C’nin tasarımından Marco Tencone, Lorenzo Ramaciotti ve Alfa Romeo Centro Stile Alfa Romeo sorumluydu. Alfa Romeo 4C, ilk defa 81. Cenevre Otomobil Fuarında görücüye çıktığında hem otomobil severlerin hem de sanatçıların ağzını açık bıraktığına yemin edebilirim. 2011’de sırasıyla Mille Miglia, Goodwood Festival of Speed ve Frankfurt Auto Show gibi etkinliklerde kendini gösteren konsept model akılları baştan almıştı.

Hafiflikte gelen güzellik: Alfa Romeo 4C

 

Alfa Romeo 4C’nin üretim versiyonu ise 2013’teki Cenevre Otomobil Fuarında tanıtıldı. Ekim 2013’ten itibaren siparişe açılan 4C modeli Avrupa, Asya ve Amerika pazarlarında satışa sunuldu. Maserati’nin Modena’da bulunan tesislerinde üretilen 4C için yıllık hedef 2.500 adetti.

 Bunun yanı sıra 4C’nin Alfa için ayrı bir önemi daha bulunuyordu. Bu oldukça ateşli görünüme sahip, radyal jant tasarımıyla en iyi heykeltraşları bile kıskandıracak, hafifliği ve kusursuz motor – şanzıman uyumuyla birlikte sahibine parasının kat kat fazlasını sürüş keyif olarak sunacak makine, 1995’te Alfa’nın 164 modelinin ardından Amerika’da satış yapmayı bırakmasından sonra, Amerika’ya gönderilen ilk Alfa modeliydi.

Hafiflikte gelen güzellik: Alfa Romeo 4C

Alfa 4C sanat eseri gibi görünüyor olabilir. Ancak bir Alfa’nın kabuğu ne kadar zihni-sinirse, kaputunun altı da o kadar zihni-sinir elementler oluşur. 1.8 litre hacmindeki turbo şarjlı sıralı dört silindirli üniteden 237 beygir güç ve 350 Nm tork almayı başaran Alfa mühendisleri, 6 ileri otomatik şanzımanın motorla olan kusursuz uyumu nedeniyle ayrıca 4C’nin durma noktasından 100 km/sa hıza 4,5 saniyede ulaşmasını sağladı.

Nürburgring olmadan olur mu?

Alfa Romeo 4C’nin hafifliği ve tamamen karbondan oluşan şasisi, otomobilin dinamiklerinin etkileyen en önemli faktörlerden biriydi. 12 Eylül 2013’te Pirelli P Zero Trofeo marka lastiklerle Nürburgring’de ayak basan 4C, 21 kilometre uzunluğa sahip pisti 8 dakika 4 saniyede tamamladı. Boş ağırlığı 1.118 kilogram olan bu özel makinenin ayrıca önde yüzde 38 ve arkada yüzde 62 olmak üzere oldukça dengeli bir ağırlık dağılımı da bulunuyor.

Hafiflikte gelen güzellik: Alfa Romeo 4C

Tabii bu süreyi elde etmesinin en önemli nedenlerinden biri de altı ileri TCT çift kavrama şanzıman sistemi. Alfa Romeo’nun DNA sistemiyle gaz tepkisi ve dinamikleri büyük oranda değişen 4C’nin şanzıman sistemi de DNA modlarına uygun olarak tepki verebiliyordu.

Hızlı, hafif, güzel ve nadir. Bir otomobilin özel olması için daha neye ihtiyacı var ki?

Galeri: Hafiflikte gelen güzellik: Alfa Romeo 4C