Ana içeriğe geç

Otomotivde fiyat markanın önüne geçti!

Araştırmanın detayları dikkat çekiyor.

trafik

Global danışmanlık şirketi Simon-Kucher & Partners, Türkiye’de 1.000’den fazla, dünya çapında ise 10.000’in üzerinde tüketicinin katılımıyla “Otomotiv Sektörünün Gelecek Dönem Yolculuğu 2022” araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırma, tüketici davranışlarındaki değişimler, global trendler ve Türkiye’deki markaların sürdürülebilir büyümeye ulaşmak için neler yapması gerektiğine dair bilgiler sunuyor. 

Araştırma, Simon-Kucher & Partners’ın otomotiv sektöründeki tecrübesi ile  araç satın alma tercihlerinde tüketici davranışlarındaki değişime ayna tutarken, global trendleri ortaya koyuyor, Türkiye’deki markaların sürdürülebilir büyümeye ulaşmak için ne gibi değişimler yapmaları gerektiğine dair kritik bilgiler veriyor. 

Fiyat hassasiyeti arttı, güvenlik yine ön planda

Ekonomide yaşanan sıkıntılar otomotivde satın alma alışkanlıklarını doğrudan etkilemiş durumda. Özellikle artan enflasyon ve düşen satın alma gücüyle birlikte tüketicilerin satın alma kararında kriterlerin değiştiği gözleniyor. 

Tüketiciler, 2020 yılında sıfır araç alırken sırasıyla marka, güvenlik ve fiyata öncelik verirken 2021 yılında öncelikler radikal şekilde değişmiş görünüyor. En önemli üç satın alma kriteri aynı kalırken artık ilk sırayı fiyat alıyor, onu güvenlik ve marka takip ediyor. Güvenlik kriteri sıralamasını değiştirmese de önemini arttırmaya devam ediyor; bu sebeple güvenlik, markaların araç içerikleri veya iletişim stratejilerinde değişmez bir nokta olmalı. Markanın sıralamada geriye düşmesi, özellikle marka bağlılığı aksiyonlarını beraberinde getirmeli. 

İkinci el araç pazarı da daha fazla fiyat odaklı hale geliyor. 2020 yılında ikinci el araç satın alımlarında ilk dört kriter olarak aracın durumu, güvenliği, markası ve fiyatı öne çıkarken, 2021 yılında sıfır araçlarda olduğu gibi ikinci el araçlarda da alım kriterinde bir numaraya fiyat yerleşti.  Onu güvenlik, marka ve aracın durumu takip etti. 

Elektrikli araçlara ilgiyi artıran nedenler 

Otomotiv sektörü son yıllarda elektrikli araçlara doğru önemli bir dönüşüm yaşıyor. Simon-Kucher & Partners Global Ortağı Cem Balıkçıoğlu, araştırma çıktılarını değerlendirerek elektrikli araçlara olan ilgiyi yorumladı: “Otomotiv markaları fosil yakıtlardan çıkıp “elektrifikasyona” yöneliyor. 2021 yılında global ölçekte yüzde 100 elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç satışları, çip krizi ve pandemiye rağmen yüzde 108 artışla 6,75 milyon adede ulaştı. Türkiye’de de elektrikli araç potansiyeli artıyor. Şarj istasyon noktalarının yaygınlaşmasının da etkisiyle 2021 yılında Türkiye elektrikli araç pazarı yüzde 237 büyüdü. Araştırma sonuçlarına göre, global olarak elektrikli araçlar konusunda en açık fikirli tüketiciler sıralamasında Türk tüketiciler Norveç’in ardından ikinci sırada bulunuyor.”

Araştırma elektrikli araçlara yönelik tüketici talebinin geldiği noktayı da ölçüyor. “Bir sonraki aracınızın elektrikli olmasını ister misiniz?” sorusuna içten yanmalı motorlu araç sahiplerinin yüzde 41’i “evet” derken bu tercihlerinin gerekçelerini ucuz şarj, tasarım ve keyifli sürüş deneyimiyle açıklıyorlar. Hibrit elektrikli araç sahiplerinde ise “evet” yanıtı oranı yüzde 90’a çıkıyor. Burada “evet” dedirten bir numaralı neden keyifli sürüş deneyimi olarak göze çarparken diğer nedenleri de tasarım ve ucuz şarj oluşturuyor. Hibrit veya elektrikli araç sahiplerinin bu noktada sunduğu nedenler içten yanmalı araç sahipleri ile benzer fakat bu nedenlerin tercih edilme oranları farklı. Keyifli sürüş ve dizayn, içten yanmalı araç sahiplerine göre çok daha yüksek. Yani elektrikli aracı deneyimleyenler bu nedenleri çok daha öne çıkarıyor.

Şarj ağı elektrik araçların geleceğini de belirleyecek

Elektrikli ve hibrit araç kullanıcılarının özellikle şarj altyapısına dikkat çekmelerinin önemli bir veri olduğunu belirten Balıkçıoğlu: “Evde şarj edememe de yine elektrikli araçların gelişiminin önünde ciddi bir problem olarak görülüyor. Markalar altyapı sağlayıcıları ile birlikte yatırım yapmaya hazır olmadan hızlı elektrikli araç satışı ve daha fazla kişinin elektrikli araç kullanıcısı haline gelmesi, hızlı bir memnuniyetsizlik de getirebilir. Şarj ağı değerlendirildiğinde, araştırmaya katılanların yüzde 67’si elektrikli araçları günlük kullanım için yeterli bulmadığını belirtirken, yüzde 73’ü de uzun seyahatlerde elektrikli araçların yeterli olmadığı görüşünü paylaşıyor. Tüm bu veriler elektrikli araçların başarısının tamamen altyapıdaki başarıya bağlı olduğunu ortaya koyuyor.”

Elektrikli araçlarda tüketicinin menzil beklentisi de buna bağlı olarak artıyor. 2020 yılı araştırmasında Türkiye’deki tüketicilerin ortalama menzil beklentisi 377 kilometre iken 2021 yılı araştırmasında bu beklenti 600 kilometreye ulaştı.