Geçtiğimiz hafta düzenlenen çalıştayda vergi sistemi masaya yatırıldı.

Sabancı Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren politika araştırma merkezi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), Türkiye-Avrupa arasındaki akademik, politik ve sosyal bağları güçlendirmeyi hedefleyen İPM–Sabancı Üniversitesi–Stiftung Mercator Girişimi, “Türkiye'de Binek Otomobillerden Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması: Vergilendirme Politikalarının Rolü” konulu çalıştaya ev sahipliği yaptı.

Çalıştaya; dünya çapında yankı uyandıran “Volkswagen DIESELGATE' konusunu ortaya çıkaran, Uluslararası Temiz Taşımacılık Konseyi (ICCT) Direktörü Dr. Peter Mock da konuşmacı olarak katıldı.

Çalıştayda, Türkiye'de binek araç pazarının mevcut yapısı ve sadece elektrikli araçlarla sınırlı olmayan bir çerçevede emisyon seviyeleri ile düşük emisyon seviyeli araçların payının arttırılmasına yardımcı olabilecek politika seçeneklerine genel bir bakış sunularak araç vergilendirme politikaları vurgulandı. Ayrıca, yakıt tüketimi ve karbondioksit (CO2) emisyonlarının yanı sıra azot oksit (NOx) gibi hava kirletici emisyonlara da değinildi. Özellikle, Türkiye'deki mevcut durumun ve gelecekteki fırsatların, Alman Çevre Bakanlığı temsilcisinin sağladığı girdiyle, diğer ülkelerle ve Almanya ile karşılaştırılması üzerine odaklanıldı.

Ümit Şahin, açılş konuşmasında, söz konusu atölye çalışmasının iklim değişikliği ve hava kirliliği durumu ile ilgili ikili bir mücadele ile ilgili olduğunu ifade ederek; “En son yayınlanan IPCC raporundan, 2030 gibi erken bir sürede 1,5 derece daha sıcak bir Dünya'ya gittiğimizi biliyoruz. Taşımacılık emisyonları, uluslararası deniz depoları ve uluslararası havacılık hariç, tüm sera gazlarının %14'ünü ve fosil yakıtlardan kaynaklanan %20'sini C02 emisyonunu oluşturmaktadır. Ancak CO2 ve diğer kirletici emisyonlarının karayolu taşımacılığından azaltılması, sadece iklim değişikliği için önemli değildir. Her yıl hava kirliliği ile ilgili sağlık sorunları nedeniyle 7 milyon insan ölüyor. Oxford Üniversitesi’nin açıkladığı çalışma sonucuna göre dizel araçlar elektrikli araçların 20 katı ve benzinli araçların 5 katı kadar hastalığa sebep olmaktadır ve sadece Britanya’ya 40.000 insanın zamanından önce ölümüne sebep olmuştur.” dedi.

Türkiye’de az emisyonlu araçlar için münferit teşvikler yapılıyor ancak genel bir iyileşme için daha yaygın bir uygulama daha uygun olabileceğini ifade eden Peter Mock; ”Türk vergi sistemi çok kuvvetli, bu avantaj az emisyon üreten araçların daha az vergilendirmesi ve çok üretenlerin de çok vergilendirmesi şeklinde kurgulanabilir. Çünkü vergi sisteminin şu andaki hali karbondioksit (CO2) emisyonlarının azaltılması için bir teşvik içermiyor. Diğer taraftan, tüketici bakımından da daha az emisyon daha az yakıt tüketimi anlamına geldiğinden daha ekonomik olmaktadır. Bugün sadece hibrit veya elektrikli araçlarda değil benzinli araçlar için de az emisyon mümkündür. Dolayısıyla uygulamanın yaygınlaştırılması mümkündür.” dedi.

Kaynak: İPM