Geçtiğimiz seneye göre yüzde 59'luk bir düşüş var.

Otomotiv Distribütörleri Derneği, 2019 yılının ilk raporlarını yayınladı. 2018 Ocak ayına göre yüzde 59'luk korkunç bir düşüş yaşayan otomobil ve hafif ticari pazarına ÖTV ve KDV indirimleri de çare olmamış gibi gözüküyor.

Geçtiğimiz sene Ocak ayında 35.076 adet otomobil ve hafif ticari satıldığını belirten ODD, bu sene bu rakamın 14.373'te kaldığının altını çiziyor. Sadece otomobil satışları 26.611 adetten 10.979 adete kadar gerilemiş durumda.

ODD, 2019 Ocak ayında 1600cc altındaki otomobil satışlarında %58,2 , 1600-2000cc aralığında motor hacmine sahip otomobil satışlarında %64,7 ve 2000cc üstü otomobillerde %56,9 azalış gözlemlendiğini belirtti. Bununla birlikte 2019'un ilk ayı içerisinde 5 adet tamemen elektrikli ve 131 adet hibrit otomobil satışı yapıldı.

Pazar payının yüzde 81.2'sini vergisi daha düşük olan A, B ve C segmentlerinin kapladığı belirtilirken, en yüksek payı yüzde 56.7 ile C Segmenti araçların aldığı ifade edildi. Popüler gövde tiplerinin en üstünde yine sedan otomobiller var.

Motor1.com yazarlarından Ali Çelik'in, 2019 Ocak ayında otomotiv satışlarında yaşanan bu düşüş ile ilgili yorumları

Son 10 yıllık ortalamaya göre satışların en düşük olduğu ay ocak. Fakat yılın ilk datasında ocak ayında geliyor. Dolayısıyla yüzleştiğimiz gerçek, geçen yıl devreye giren hurda teşviki ve ÖTV-KDV indirimlerine rağmen yüzde 35 daralan otomotiv pazarımızda düşüş hızı artıyor. Türkiye’nin yine son 10 yıldan fazladır ekonomi lokomotifi olan otomotiv sektöründe “kırmızı alarm” süreci başlıyor.

Yıllık 1 milyon satış adetlerine yükselen iç pazarın geçen yıl 650 binde takılması ve sektörün 2019 ön görüsünün 350 ila 550 bin arasında olması “kırmızı alarm” tanımını destekliyor. Zaten yakın zamanda Ford, Fiat ve Toyota gibi markaların Avrupa yöneticileri benzer öngörülerle Türkiye pazarını değerlendirmiş ve bu düşüşe bağlı olarak ülkemizdeki yatırımlarını tekrar gözden geçirebileceklerinin sinyalini vermişlerdi.

Motor1 Türkiye Instagram

Her şey buraya kadar mı?

Aslında sektör kendi dinamikleri ile şartları zorluyor. Döviz hareketlerindeki yükselişler hemen fiyatlara yansıtılmıyor. Mesela hurda teşvikine özel ilave indirimler, vergi desteğine özel kampanyalar hatta yükselen dolar ve avroya rağmen düşen servis maliyetleri…

Konu dışardan değerlendirildiğinde gözler hemen hükümete dönse de, aslında tıkanıklığın esas sebebi bankalar ve uyguladıkları faiz oranları… Şunu kabul etmek lazım düşüş sadece otomotivde değil konut hatta perakende gibi sektörlerde satış grafiklerinde ciddi sorunlar yaşıyor.

Kısaca ülkemizin uzun zamandır ekonomi lokomotifi konumundaki otomotivin ek önlemlerle hızlı bir desteğe ihtiyaç duyduğu aşikar. Bu noktada işin büyük kısmı bankalara düşse de hükümetin duruma hızlı müdahale etmesi bekleniyor.

 

Kaçan balık büyük olmasın!

Brexit; yani İngilizlerin AB’den ayrılması gün geçtikçe daha karmaşık bir hal alıyor. Global markalar her türlü senaryoya göre hareket planını çoktan hazırlamış durumda. Bizde de durum aynı OSD, TAYSAD gibi dernekler stratejileri çoktan açıkladı. Madalyonun öteki yüzünde ise şöyle bir gerçek var; Nissan yeni X-Trail modelini İngiltere’de üretecekti. Son açıklamayla bu fikirden vazgeçtiğini duyurdu. Evet; bizim iç pazar dinamiklerimizin Brexit’le bir benzerliği yok. Ama 1 milyondan 350 bin seviyelerine gerileyecek bir perakende pazarında global markaların her türlü senaryoya göre plan yapması çok normal değil mi?

Kaynak: ODD