Motosiklet kazalarının %75’i başka araçlarla çarpışmanın sonucunda ortaya çıkıyor.

Ülkemizde motosiklet sahibi olabilmek için önce yakınlarımızı ikna edebilmemiz gerekir. Çünkü ülkemizde motosikletlerin tehlikeli olduğu algısı çok yaygındır. Ancak bilinenin aksine Türkiye’deki motosiklet kazalarının %75’i motosikletin başka bir araçla çarpışmasından kaynaklanıyor. Motosiklet kazalarında devrilme, donanımsal ve teknolojik arızaların yol açtığı kazalar ise en alt seviyede bulunuyor. Otomobiller ve motosikletlerin son dört yılda kaza oranı ortalaması % 1,3 iken, bu oran otobüste % 3,3, minibüste % 1,9 olarak istatistiklere yansımış durumda. Almanya’da her 100 kişiden 9’unun, Avusturya’da 8’inin, Uzak Doğu’da ise 40’ının motosikleti bulunurken, Türkiye’de ise 100 kişiden sadece 3’ü motosiklet sahibi.

2016 yılı kazalarıyla ilgili açıklanan veriler toplumsal algının ne kadar yanlış olduğunu ortaya koyuyor. 2016 yılının ilk 8 ayında motosikletlerin karıştığı kaza sayısı 29 bin 458 olarak açıklanırken, otomobillerin içinde olduğu kaza sayısı ise 99 bin 709 olarak kayıtlara yansıyor. 2015 yılında ise trafiğe kayıtlı 2 milyon 938 bin 364 motosikletten yalnızca 1,6’sı kazalara karışmış. Diğer yandan Türkiye’de 2015 yılında otomobiller tarafından yapılan 1 milyon 271 bin 752 kazada ise 5 bin 695 ölü ve 250 bin 362 yaralanma meydana gelmiş. Motosiklet kazalarında ise ölüm ve yaralanma oranları diğer motorlu kara taşıtlarına göre çok daha düşük oranda.

Motosikletin toplumsal olarak algısının yüzde 64 oranında olumsuz olduğu, bu olumsuz algıya sahip kişilerin yüzde 34’ünün de motosiklet kullanıma tamamen karşı olduğu Türkiye’de şu an 3 milyondan fazla motosiklet kullanıcısı bulunuyor.

Motosiklet kullananların büyük çoğunluğunun en büyük şikayeti trafikte gerekli saygıyı görmemeleri ve diğer araç sürücülerin “empati” yapmadığı gerçeği. Japonya’da motosiklet kullanımı için eğitimin 6 yaşında başladığına işaret eden motosiklet tutkunları “Motosiklet gerekli önlemler alındığında çok güvenli ve seyir zevki mükemmel araçtır. Özellikle şehir içi yollarda trafik derdiyle uğraşmadan, daha az yakıtla çevreye zarar vermeden yol alabilirsiniz. Park probleminiz de olmaz. Bunun için de geniş çaplı eğitimin hassasiyetle verilmesi gerekir” diyorlar. Yurtdışında eğitim alan ve Türkiye’de eğitim vererek bu bilgilerini aktarmak isteyen sertifikalı eğitmenlerin de pahalı oldukları için çok tercih edilemediğini belirtiliyorlar

Bajaj Auto Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Ekrem Ata, son 10 yılda Türkiye nüfusunun yüzde 11 artmasına karşın motorlu araçlar sayısındaki artışın yüzde 65’leri bulduğunu belirterek “ Yalnızca motosiklet olarak baktığımızda ise son 10 yılda yüzde 62’ye yakın bir artış söz konusu. Bu rakamlar Türkiye’de satın alma paritesinde büyük gelişmeler olduğunu gösteriyor. Artan enerji fiyatlarına ve trafik zorluğuna rağmen motosiklet saysındaki artış otomobilin gerisinde kalmıştır. Motosiklet üzerindeki halkımızın olumsuz algısı halen devam ediyor” dedi.

Ekrem Ata, motosikletin son derece ekonomik ve pratik bir ulaşım aracı olduğunu da kaydederek şunları söyledi:

“Motosiklet sektörünün önündeki diğer önemli bir engel artan maliyetlerdir. Trafik sigortası, ehliyet ve ruhsat plaka bedeli orta segmentte bir motosikletin yüzde 50’si kadar ilave maliyet oluşturuyor. Ekipmanlar ve mutlaka alınması gereken güvenli sürüş eğitimi de ilave edildiği motosikletin bedeli kadar ilave maliyet ödenmiş oluyor. Trafikte kapladığı alan bakımından 1/5, yakıt sarfiyatı bakımından 1/2, 1/3 tasarruf sağlayan motosikletin ilave maliyetlerinin tekrar gözden geçirilmesinde, teşvik kapsamına alınmasında ve ÖTV oranlarının yeniden düzenlenmesinde büyük yarar görüyoruz.”

Tehlikeli olan motosikletler mi yoksa trafikteki diğer araçlar mı?