Yazan: Eren Efe Kandemir

1885 yılında taşımacılık sektörünün yeni gözdesi hâline gelen otomobillerin, sektörde yaşadığı büyük değişimlerden biri de 1904 yılında ilk örneğini gördüğümüz ve 40’lı yılların sonunda yaygınlaşan otomatik şanzıman sistemleridir.

Günümüze kadar gelen süreçte teknolojik ve mekanik olarak epey gelişen bu sistemler, yakıt tüketimine olumsuz etkisi kalmaması ve debriyaj pedalıyla uğraşmaktan kurtarması sebebiyle müşterilerin çarpıcı çoğunluğunun tercihi hâline geldi. Peki ya neden son yıllarda manuel vitese olan ilgi artıyor?

Bu konuda kalıplaşmış cevap “daha eğlenceli olması“ olsa da buradaki eğlence tanımını biraz açalım. Öncelikle manuel vitesli otomobiller, sürücülerin kontrolünü artırıyor. Sadece gaz ve fren pedallarıyla hızımızı ayarlayıp direksiyonla yön verdiğimiz otomatik vitesli araçlara kıyasla debriyaj pedalı ve vites topuzunun el-ayak-göz koordinasyonuyla çalışması “bir araç sürdüğümüz” hissiyatını daha fazla hissetmemizi sağlıyor.

Psikoloji çerçevesinden baktığınızda aracın hızını ve vites geçişlerini düşünmeniz, beyninizi arka planda meşgul ediyor. Bu da dikkatinizin sürekli sürüşte olmasını ve ani hamlelerde refleks hızınızın artmasını -bazı araştırmalara göre 2 ile 3 kat arasında- sağlıyor.

Tabii pazarlama stratejilerinin, bu his ve tutku üzerinde etkisi olduğunu belirtelim.

Stratejiden kastımız, “manuel vites = eğlence” algısının -yanlış bir düşünce olmasa da- sürücülere vurgulanıyor olması. Sonuç olarak müşterilere “eğlence istiyorsam düz vitesli bir araba almalıyım” fikri aşılanıyor ve satış payları artırılmış oluyor.

Bunların hepsi bir kenara, biraz da alışkanlıklardan ve ekonomik kaygıların işin içine girdiği kısımdan bahsedelim. Yıllardır manuel vitesli araç kullanmaya alışmış sürücüler, vites kontrolünü kaybetmelerinin güven kaybı yaşattığını ve araç hakimiyetinde zorlandıklarını söylüyor. Üreticilerin otomatik şanzımanı opsiyon olarak sunması, aracın satış fiyatını artırırken; en basit sorunda büyük masraflar çıkarması da müşterileri -özellikle ikinci el araçlarda- manuel vitese yöneltiyor.

Fakat satışlar artıyor olsa da maalesef manuel şanzımanlar için yavaş yavaş nihai sonun yaklaştığı inkar edilemez. En performanslı modellerin bile sadece otomatik şanzıman ile karşımıza çıkıyor olması, bir devrin kapanmaya yakın olduğuna işaret ediyor.