ACR'yi kullanmak bu otomobile hayat veren Carroll Shelby'yi tekrar hatırlamamızı sağladı.

– Venice, California

1963'te Dave Friedman, bir zamanlar Princeton Drive olarak adlandırılan Venice'de, Carroll Shelby'nin, henüz bir yaşında olan Shelby American merkezinin önünde durduğu bir fotoğrafını çekti. O dönem 40 yaşında olan Texas'lının yüzündeki gülümseme için iyi nedenleri vardı: Cobra adını verdiği çocuğunun en vahşi modelleriyle poz veriyordu. 

Bir ay önce, oturduğum yere sadece 10 dakika uzaklıkta bulunan bu merkezin önünde duruyordum. Kırmızı tuğlalı binada hâlâ garaj kapısı ve batı tarafında bir çıkış bulunuyor ama içerideki iş artık ayakkabı üretimiyle ilgili. Yanımdaki otomobilse- bir Dodge Viper ACR- atalarının hayata geçtiği yere son derece uyumlu görünüyor. Eğer bu Yunan mitolojisi olsaydı Cobra, son 60 yıldır Titan'ları doğuran Chaos tanrısı rolünü oynayabilirdi. Shelby her ne kadar GT40 ve GT350 gibi otomobillerden dolayı Ford ile bağlantılı olsa da aslında Dodge Viper'ın en yakın akrabası olarak Cobra gösteriliyor. 

Peki bu nasıl oluyor? 1988 yılının Şubat ayında Chrysler başkanı Bob Lutz tasarım şefi Tom Gale'e şunları söyledi: "Cobra'nın yeniden hayata geçmesi gibi bir projeye ihtiyacımız var." Beş yıl sonra orijinal Viper iki koltuklu, tavansız, muazzam büyüklükteki motoru ince bir gövdeyle birleştirilmiş şekilde, tamamen hız odaklı ve yol tutuşu maceraperestler için ayarlanmış bir yaklaşımla satışa sunulmuştu. Her ne kadar aralarında dönem ve isim farkı olsa da Viper aynı ailenin alt kollarından olduğunu açık bir şekilde belirtmişti: Cobra gibi yılan adına sahipti. Hatta aynı gelişim yolunu izlemişti. Cobra, metal tavanlı ve uzun kuyruklu Daytona Coupe'ye dönmüştü- adı Cobra Daytona Coupe idi- Viper da kapalı kokpitli Viper GTS'e dönüştü. 

2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR

Viper ACR – son derece ekstrem aerodinamik kitiyle- türünün en vahşi ve keskin otomobili olarak piyasaya sunuldu. 

Metal tavan, ABS gibi teknolojik yenilikler ve biraz daha iyi huylu karakteri fanları araçtan uzaklaştırmadı ve Viper ACR – son derece ekstrem aerodinamik kitiyle- türünün en vahşi ve keskin otomobili olarak piyasaya sunuldu. Son yedi günümü bu yılan tarafından ısırılarak geçirdim ve hâlâ bunun etkilerinden kurtulamadım.

Her ne kadar bu ısırıklar acıtmasa da alışmak biraz zaman aldı. Birçok üreticinin "yol için yarış otomobili" ürettiğini biliyoruz ve bu otomobiller aslında pist kullanımına odaklanmış olsa da günlük kullanımı için de uygun olabiliyor. Diğer tarafta Viper ACR, Dodge’un yol kullanımı için serbest bıraktığı hafif sıklet bir yarış otomobili. Direksiyon, altı ileri vitesi ve Dodge’un The Viper Gym olarak adlandırıp, aylık üyelikle değişimini bile düşünebileceği kadar sert debriyajıyla bu tanıma kesinlikle uyuyor. Yan camlarının yanındaki sert destek malzemeleri, kanat destekleri, “üç çeyrek” ve “görüş” gibi kelimelerin kullanılmasını anlamsız kılıyor.

En azından 3000 d/dak’nın altında egzoz sesi kabinde çok da sıkıcı olmayan bir şekilde duyuluyor.

2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR

Godzilla dışında herhangi bir sürüngen bu kadar dikkat çekmiyor ya da bu kadar ateşli şekilde nefes almıyor.

8.4 litrelik V10 motor kapı eşiklerini adeta fırına çeviriyor. Güneşli bir günde araçtaki yolcum şunu sordu: “Neden ısıtıcı açık?” Ona şöyle dedim: “Çünkü motor çalışıyor.” Yolculuğunuz sırasında tavuk şinitseli yolcu tarafındaki kapıya koyduğunuzda yaklaşık iki saat sonra yağın eridiğini ve gideceğiniz yere vardığınızda yemeğinizin hazır olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca bu yolculuk sırasında fazlasıyla benzin istasyonuna uğramak zorunda kalabilirsiniz. EPA standartlarına göre Viper’ın ortalama tüketimi 11.2 lt/100 km ve yakıt deposu 60 litre. Bu da deponuz bitene kadar yaklaşık 450 kilometre yapabileceğiniz anlamına geliyor. Tabii bu hesap mantıklı kullanımlar için geçerli ama Viper ACR’da mantıklı kullanımlar söz konusu olamıyor, matematik ve hesaplamalar buna izin vermiyor.

645 bg güç ve 813 Nm’lik tork kalçanızı-nasıl-yanmadan-atlatırsınız denemeleri için sizleri bekliyor. Arka lastiklerin 335’lik ebadı, özel olarak geliştirilmiş Kumho Ecsta V720 lastiklerle çevrelenmiş durumda. Lastiklere bugüne kadar denediğimiz en gelişmiş Bilstein süspansiyonlar eşlik ediyor. 

 

Shelby’nin Venice’deki merkezinden çıktıktan sonra işlerini büyütmeye başladığı Westchester’a doğru yöneliyorum. Oradaki depoda da farklı işler yapımaya başlanmış ama bu asfalt Cobra’ların denendiği yolun ta kendisi. Gerçekten berbat. Yine de inanılmaz şekilde Viper ACR’nin süspansiyonu bu tip yollar için hazırlıklı. Bu bir Charger değil ama sürüşü günlük hayatta kullandığınız yollarda çok da sert sayılmaz. Viper ACR’ın ayarları ve yeteneklerini düşündüğünüzde sürüşün oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim.  

 

2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR
2016 Dodge Viper ACR

Viper’ı kullanmak kas gücü gerektiriyor ama bu operasyon iyi bir şekilde dengelenmiş.

Otoyolda sert bir tümseğe denk geldiğinizde Viper’ın lastikleri yerle temasını kaybediyor. Bunu ilk kez Riverside International Raceway pistinin hemen kenarındaki yollarda denerken deneyimledim. Burası Ford’un ilk kez Cobra’ların dominasyonundan etkilenip Shelby’i GT40 programının başına getirmeyi karar verdiği yer.

Otoyolda sert bir tümseğe denk geldiğinizde Viper’ın lastikleri yerle temasını kaybediyor. Bunu ilk kez Riverside International Raceway pistinin hemen kenarındaki yollarda denerken deneyimledim. Burası Ford’un ilk kez Cobra’ların dominasyonundan etkilenip Shelby’i GT40 programının başına getirmeyi karar verdiği yer. Viper her zıpladığında kafamı tavana vurdum ve bu durum bana Dodge’un, ACR’ı altı noktalı kemerle satması gerektiğini hatırlattı. LA civarında bu sadece bir kez başıma gelse de Viper’la yaptığım birçok yolculukta bunu defalarca yaşadım. Otomobil bu gibi durumlarda hiçbir şey olmamış gibi yol tutmaya devam ediyor ancak 110 km/s hızda yolcunuzla sohbet ederken bir anda “masalarınızı kapatın” demek biraz tuhaf.

Sıradan, yarı yumuşak zeminli ve diğer araçların zorlandığı yollarda Viper ACR sürücüsüne çoşturacak toksinler enjekte ediyor. Güven ve saygı duyularak kullanılan bu coupe artık ürkütücü bir araç değil. Uzun ve lineer yapıdaki gaz pedalı makul bir kullanım sunarken 800 küsur Nm’lik tork 1500 kg ağırlığındaki aracı rahat şekilde hareket ettirebiliyor. 295’lik ön lastikler tahmin edilir ve hızlı bir şekilde dönüyor. Kocaman karbon seramik diskler şehir içi kullanımlarda biraz gürültülü ama sert bir şekilde frene basıldığında çocuklar için uygun olmayan bir vahşilikte çalışmaya başlıyorlar. Rölanti 700 d/dak’da çalışıyor. O devasa motoru 3500 ile 6250 d/dak arası çalıştırdığınızda yandaki egzozların sonunda üzerine düşen sesleri çıkarttıklarını duyabiliyorsunuz.

Viper’ı kullanmak kas gücü gerektiriyor ama bu operasyon iyi bir şekilde dengelenmiş. Bunu denemekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz bu yüzden EPA test değerleri hiçbir zaman tutmuyor. Viper ACR ile olan bir haftalık zamanımda onunla alışverişe bile gittim. Bu da her gün evim ile en sevdiğim ve yaklaşık 60 km uzakta olan market arasındaki virajlı dağ yolunda onu kullandığım anlamına geliyordu. Şimdiyse Viper bende olmadığı için en sevdiğim market sadece dört blok ötede.

2016 Dodge Viper ACR

 

Gelecek yıl üretilecek son Viper tipik bir Amerikan yaklaşımıyla üretilen bu otomobil üzerine kapıları kapatmış olacak.

 

Bu otomobil beni şaşırttı. Aslında Cobra ve bize kattıkları hakkında bir yazı yazmayı planlamıştım ama Viper’ın direksiyonunda geçirdiğim sadece 7 dakika sonra tüm odak noktam değişti. Ağır kontrolleri ve zor kullanılan Tremec şanzımanı Viper ACR’ı kullanması zor bir otomobil haline getiriyor, aynı şekilde uzun motor kaputu ve geniş gövdesi nedeniyle dar yollarda konumlandırması da kolay bir araç değil. Sanki çizgi roman karakteri için tasarlanmış bir otomobil gibi görünürken, geniş ve alçak tasarımı nedeniyle onu “Sexy Pancake with a Wing”  olarak tanımlayabilirsiniz. Yola çok iyi yapışıyor ve kesinlikle uçuyor. Şehir içi kullanımlarda egzozun sesinin keyfini çıkartmak için camınızı indirmeniz gerekiyor. Benzin için ayırdığınız tüm parayı emiyor, ardından sizi gaza getirip, yemek için ayırdığınız parayı da daha fazla benzin almanız için tüketiyor. Gideceğiniz herhangi bir yere varmak planladığınızdan 30 dakika kadar uzun sürüyor çünkü onu gören herkes şu soruyu soruyor: “Bu bir Corvette değil mi?” Ardından “Gerçekten inanılmaz gözüküyor” diyerek sohbet uzamaya başlıyor.

Godzilla dışında herhangi bir sürüngen bu kadar dikkat çekmiyor ya da bu kadar ateşli şekilde nefes almıyor. Bagaj bölümü garip şekillendirilmiş ayakkabı kutularına benzerken bu yarış otomobilinde USB portları, cepler, iki ader bardaklık, geniş bir torpido gözü gibi kullanışlı detaylar yer alırken otomobil mesajlarınızı size okuyabiliyor. Onu iyi tanımayan yolcular inerken bacaklarını egzozlarda yakabilir. Ondan bir tane satın almam gerek. Yedi gün ve diğer tüm test araçlarından daha uzun kilometre yaptıktan sonra ACR ile ilgili eleştireceğim sadece bir nokta bulunuyor: Hafif, üç hoparlörlü ses sistemi çok kötü. Ama bununla yaşayabilirim.

Dodge’un Viper’ın hayatına son vermesi adaletsiz bir durum. Başka nerede bir kanata entegre edilmiş, adeta buhar motoruyla çalışan ve arka lastiklerini bulabildiği her durumda yakarken, diğer ikisiyle beklediğinizden çok daha iyi şekilde yola tutunup o kadar da çılgın değilmiş diye düşündüren kaç otomobil bulabilirsiniz ki?

Gelecek yıl üretilecek son Viper tipik bir Amerikan yaklaşımıyla üretilen bu otomobil üzerine kapıları kapatmış olacak. Cobra’nın ortaya çıkartmış olduğu tipik Amerikan yaklaşımından bahsediyoruz. Viper bunu sonlandıracak ve gerçekten çok ama çok özlenecek.

Fotoğraflar: Drew Phillips / Motor1.com

2016 DODGE VIPER ACR

Motor 8.4-Litre V10
Motor Gücü 650 bg / 813 Nm
Şanzıman 6-İleri Manuel
Maksimum hız 283 km/s
Yakıt Tüketimi 19.6 Şehir içi / 11.2 Şehir dışı / 15.6 Ortalama (lt/100 km)
Çekiş Tipi Arkadan çekişli
Ağırlık 1530 kg
Koltuk Kapasitesi 2
Bagaj Hacmi 413 litre
Baz Fiyat $117,895
Test Edilen Modelin Fiyatı $132,990

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

2016 Dodge Viper ACR

Fotoğraf: DREW PHILLIPS