Volkswagen'in bu kararı ortalığı karıştırdı!
Kişisel verilerimizi kim koruyor?
Her geçen gün hayatlarımız daha dijital hale geliyor. Artık günlük hayatlarımızda kullandığımız pek çok şeyi telefonlarımızdaki basit uygulamalardan hallediyoruz. Işık açıp kapatmak bile buna dahil...
Doğal olarak otomobil dünyası da bu kişisel isteklere ve beklentilere göre şekillendi. Otomobillerimiz artık daha dijital ve akıllı hale geldiği gibi bağlanılabilirlik seçenekleri ile de öne çıkar oldu. Fakat Volkswagen, son güncellemesi ile bazı şeyleri değiştirmeye karar verdi.
Louis Rossmann ismini pek çok okuyucumuzun duyduğunu sanmıyorum. O yüzden önce kendisini tanıtarak başlamak istiyorum. Rossmann, yıllardır kullanıcıların "tamir hakkını" savunmak için çabalayan bir mühendis. Sadece bunun için aralarında Apple'ın da bulunduğu pek çok teknoloji devi ile karşı karşıya geldi.
Sonuçta satın aldığınız bir ürünün kontrolü sizde olmalı değil mi? İşte şirketler tam olarak böyle düşünmüyor.
Son videosunda Volkswagen'in yeni yazılım güncellemesinden bahseden Rossmann, Alman üreticinin bağlanılabilirlik yazılımlarında değişikliğe gittiğine vurgu yapıyor. Volkswagen, kimlik doğrulama sisteminde yaptığı değişiklikle birlikte yeni bir şifreleme mekanizmasını devreye aldı. Kısacası bu güncelleme ile "akıllı" araçlarınız resmi olmayan (Google Play Store ya da App Store üzerinden indirilmemiş) uygulamaları çalıştırmayacak.
Peki bu neden önemli? Çünkü pek çok kullanıcı, üçüncü parti akıllı ev yazılımlarını kullanıyor. Ve bu açık kaynaklı uygulamaların kullanılıyor olmasının tek nedeni de veri güvenliği.
Tabii sorun yalnızca bu değil. Dediğim gibi artık hayatımızın her alanında kullandığımız bir uygulamamız var. Bu uygulamaların büyük bir kısmı üçüncü parti olduğundan, bunların kullanımı da tamamen ortadan kalkacak.
Örneğin Rossman video içerisinde kullandığı yazılımın detaylarını paylaşıyor. Bu yazılım sayesinde aracından güneş panellerinin ürettiği enerjiyi kontrol edebildiği gibi aracını şarj ederken de kullandığı sistemlere erişimini kaybediyor.
Bakalım üreticiler satın aldığımız ürünlerin bize ait olduğunu ne zaman anlayacak?