Nissan, Honda ve Mitsubishi ittifakı nihayet gün yüzü görebilir
3 üretici, elektrikli araçlar ve otomotiv yazılımları konusunda ortaklık arıyor.
2024’te duyurulan mega birleşmenin çarpıcı şekilde suya düşmesinin ardından Nissan, Honda ve Mitsubishi küresel pazarın zorluklarına karşı iş birliği seçeneklerini görüşmeyi sürdürüyor. Automotive News Europe’un aktardığına göre, ikili çalışmalarda bazı adımlar atılmış olsa da somut projelerin sayısı hâlâ sınırlı.
Japonya’nın önde gelen üreticileri arasında yer almaya devam eden üç şirket, birleşmenin önünü kesen sorunlara benzer başlıklarla da yüzleşiyor: ana pazarlarda, ürün gamlarında ve üretim tesislerinde örtüşme.
Nissan Leaf (2025) Avrupa versiyonu
Somutlaşması beklenen iş birlikleri
CEO Ivan Espinosa liderliğindeki Nissan, Mitsubishi ile şimdiden bazı adımlar attı ve Leaf'in üretimini üstlenirken Kuzey Amerika pazarı için bir SUV’un geliştirilmesine destek olmayı kabul etti. Öte yandan Japon üretici, Mitsubishi Outlander PHEV modelini ABD’de Rogue markası altında satışa sunarak hibrit ürün gamındaki bir boşluğu doldurdu.
Hacim açısından Japonya’nın ikinci büyük üreticisi olan Honda ise henüz somut bir plan bulunmadığını teyit ediyor. İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Noriya Kaihara’ya göre görüşmeler, modellerin birbirini tamamlayacak şekilde tedariki ve araçlara yönelik yazılım sistemlerinin geliştirilmesi gibi konulara odaklanıyor; ancak “her iki taraf da kendi içinde ilerleme kaydetti ve sonuç çıkarmak için henüz erken” diyor.
Mitsubishi Eclipse Cross
Yeni ittifaklardan önce iç öncelikler
Kaynak ve yetkinlikleri bir araya getirmenin aciliyeti sürse de Nissan ve Honda, tam ölçekli entegrasyon projelerini erteleyerek finansal istikrara odaklanma kararı aldı. Honda, elektrikli araçlara yönelik erken dönem yatırımların yarattığı zararlar nedeniyle otomotiv stratejisini gözden geçirdiğini açıkladı. Zira, mali yılın ilk 9 ayında bu zarar 267 milyar yen (yaklaşık 1,8 milyar euro) seviyesinde. Nissan ise üst üste ikinci yıl 4 milyar $'ın üzerinde net zarar öngörüyor; bunun yanında 7 fabrikanın kapatılması ve 20.000 kişinin işten çıkarılması planlanıyor.
Espinosa, kendi ayakları üzerinde duran bir planın kritik olduğunu vurguluyor: “Başkalarına dayanmak, başarıyı planlamak anlamına gelmez. Kendi başımıza güvenebileceğimiz bir şeye sahip olmalıyız.” Bu çerçevede üçlü iş birliği fikri gündemde kalmaya devam ediyor; ancak geleceği Kuzey Amerika pazarındaki gelişmelere ve her şirketin iç yapısını güçlendirme kapasitesine bağlı görünüyor.