Durmak bilmeyen kur artışı ve yüksek ÖTV'den dolayı lüks araç pazarında birçok modelin fiyatı son iki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 400'e yakın arttı. Borusan Otomotiv CEO'su Hakan Tiftik, konu ile ilgili "Müşterilerimiz fiyat artışına rağmen en donanımlı araçları istiyor. Bizim stratejimiz de bunun üzerine kurulu. Yüksek donanımlı BMW satışlarında Türkiye, 44 ülke arasında birinci" dedi.

Türkiye’de kur artışı ve yüksek vergiler nedeniyle orta sınıf bir vatandaş için sıfır otomobil almak oldukça güç bir hale geldi. Talepler çok daha düşük segmentli araçlarda artmışken, birçok tüketici ise ikinci ele yöneliyor. Ancak Lüks segmentte ise durum bu şekilde ilerlemiyor. Vergi dilimi dolayısıyla lüks araçlarda son iki yıldaki fiyat artışı birçok modelde yüzde 400’e yakın artış gösterdi. Buna rağmen alım gücü yüksek kesim, fiyat artışına oralı olmadan, ayrıca lüksten vazgeçmek istemiyor. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, özellikle Türkiye’deki BMW müşterilerinin en donanımlı araçları tercih ettiğini söyledi.

BMW’nin ilk tamamen elektrikli SAV modeli iX3’in Alaçatı’da düzenlenen lansmanında konuşan Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, özellikle Türkiye’deki BMW müşterilerinin en donanımlı araçları tercih ettiğini dile getirdi. Tiftik, “Müşterilerimiz fiyat artışına rağmen en donanımlı araçları istiyor. Donanımı düşük araç yerine daha donanımlı araç getiriyoruz. BMW’nin özelliğini ortaya çıkaracak farklılığını ortaya koyacak araçlar getiriyoruz. Tüm modellerimiz için aynı durum geçerli. Bizim stratejimiz de bunun üzerine kurulu. Yüksek donanımlı BMW satışlarında Türkiye, 44 ülke arasında birinci.” ifadelerini kullandı.

Tiftik, sözlerine “Bu stratejimiz doğrultusunda 2013 yılında BMW i3 modeliyle başladığı mız tamamen elektrikli mobilite yolculuğumuzda mart ayında satışa sunmaya başladığımız BMW iX3’den sonra BMW iX’i de dünya lansmanından kısa bir süre sonra Türkiye’de satışa sunarak bu yoldaki kararlılığımızı bir kez daha teyit etmiş olduk.” diyerek devam etti.

Borusan Otomotiv olarak Türkiye’de elektrikli araç dönüşümüne öncülük eden markalardan biri olduklarını vurgulayan Tiftik, “Türkiye piyasasında bizim kadar elektrikli araçlara öncelik tanıyan, her modelin markanın yeni modelini dünya ile eş zamanlı Türkiye’ye getiren başka bir kuruluş yok. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda Türkiye’deki otomotiv sektöründe elektrikli araçlara dönüşümü öncelik etmek. Tüm paydaşlarla birlikte ne yapabiliriz diye bakıyoruz” diye konuştu. Şirket aracı olarak yüzde 100 elektrikli BMW’yi tercih eden Tiftik, “Bize benzinli araç için gelenlere elektriklileri tanıtıyoruz." dedi.

Tiftik, sözlerne "Türkiye otomotiv pazarında elektrikli araçların çoğalmasıyla karbon ayak izinin azaltılması yönünde kendilerine hedefl er belirlediklerini vurgulayan Tiftik, “Toplumda iklim değişikliği ve çevresel farkındalığın yükselmesiyle birlikte elektrikli otomobillere yönelik talebin de hızla arttığını görüyoruz. 2021 yılının ilk 10 ayında bir önceki yıla göre yaklaşık 6 kat artan elektrikli otomobil satışları bunun en önemli kanıtı. Bizler de bu performansa bir yıldan kısa bir sürede 500’ün üzerinde BMW iX3’ü yollarla buluşturarak önemli bir katkı sağladık. Kendimize daha da büyük hedefl er koyarak 2030 yılında toplam BMW satışlarımız içindeki elektrikli model oranımızı yüzde 75 seviyesine çıkarmayı planlıyoruz." diyerek devam etti.

TOGG ile ilgili görüşlerini de dile getiren Hakan Tiftik, “TOGG’un Türkiye’deki elektrikli araç pazarını hareketlendireceğine inanıyorum. Başarılı olacaklarına da inanıyorum. Elektrikli araç satışları arttıkça altyapı yatırımları da hızlanacak. Benzin istasyonları şarj altyapısına yatırım yapacak.” dedi.

BMW’nin çip tedarikini en iyi yöneten markalardan biri olduğuna dikkat çeken Tiftik, “BMW üretimlerini ve adetlerini en iyi tutan markalardan biri oldu. BMW’nin fabrikaları neredeyse hiç kapanmadı” dedi. Tiftik, çip krizinin BMW satışlarında ilk 10 ayda yüzde 10’luk bir kayıp yarattığını vurguladı.

Hakan Tiftik, son olarak binek otomobil pazarına yönelik de değerlendirmelerde bulundu. Tiftik, “Bu yıl çip krizi ve tedarik sıkıntıları olmasaydı yıl toplamında 700-720 bin adetlik binek otomobil satışı olabilirdi. 2022 yılında ise eğer çip krizi beklenmedik bir şekilde büyümezse biriken talebin devreye girmesine bağlı olarak satışların artacağını düşünüyoruz. Gelecek yıl binek otomobil satışları 750 bin adede ulaşabilir. Filo kiralama şirketleri de kriz yüzünden çok araç boşalttı. Toplam araç parkı 350 binlerden 240 bin adetlere düştü. Biriken taleple pazar en az 600 bin adetlere ulaşır.” diyerek sözlerine son verdi.