Açıklamalar ardı ardına yapıldı.

Bugün sabah saatlerinde gelen ÖTV düzenlemesini sizlerle paylaşmıştık. Sosyal medya hesaplarımız üzerinde tartışmaların yoğun şekilde devam ettiği ÖTV düzenlemesi hakkında, sektörden de ilk yorumlar gelmeye başladı.

Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahsuvaroğlu:

En son 2018 Eylül’ünde belirlenen ÖTV matrahlarının yeniden düzenlenmesi gerekliliğini uzun süredir yaptığımız temaslarda dile getiriyor ve matrahların yükseltilmesi gerekliliğinin elzem olduğunun altını çiziyorduk. İlk matrah dilimi olan 70.000 TL’lik matrah bedelinin %21 artışla 85.000 TL’ye, ikinci dilim olan 120.000 TL’lik bedelin %8’lik artışla 130.000 TL’ye çıkarılmasının sektörümüzde satışlara nispi olarak olumlu etki edeceğini düşünüyoruz.

Bunun yanında düzenleme ile 130.000 TL’lik matrahın üzerinde kalan araçlara yönelik ÖTV oranının %60’dan %80’e yükseltilmesinin ise araç fiyatları üzerinde ciddi miktarda bir artışa neden olacağı endişesini taşıyoruz.

Bu durumda; Türkiye’de satılan her 10 aracın 6 tanesinin ithal modeller olması ve ortalama fiyatların 130.000 TL’nin üzerinde seyretmesi nedeniyle araç fiyatlarının daha da ulaşılması zor seviyelere çıkmasına neden olacağını düşünüyoruz.

Tüketicinin, yükselme eğilimindeki kredi faizlerinin üzerine bir de ÖTV düzenlemesi (%60-80) ile araçlara ulaşım maliyetlerinin artması, talepte önemli bir azalma yönünde potansiyel taşımaktadır. Gerek pandemi etkisi ile gerekse de faizlerin yükselmesi ile hem yetkili satıcılara hem de markalara planlama ve stoklama açısından ciddi ek yükler de getirecektir.

Ayrıca, kararnamenin ayın son gününde açıklanmış olması ve hemen yürürlüğe girmesi nedeniyle, ay içerisinde satışı gerçekleştirilmiş ve tüketici ile anlaşması sağlanan araçlarda önemli bir sorun yaratacağını düşünüyoruz. Bu uygulamanın 1 Eylül 2020 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesinin bu sakıncayı ortadan kaldıracağına inanıyoruz.

ÖTV matrah düzenlemesinin yaratacağı olumlu etki ile ÖTV oranlarındaki artışın yaratacağı olumsuz etki birlikte değerlendirildiğinde sektörümüzü kısa ve orta vadede daraltacak bir düzenleme olduğunu düşünüyoruz. Bu düzenlemenin ikinci el piyasasındaki fiyat istikrarsızlığına da olumsuz katkı sağlayacak bir gelişme olmasından endişe duyuyoruz.

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt:

2018 yılından beri güncellenmeyen ÖTV matrahlarının nihayet güncellenmiş olmasını olumlu olarak değerlendiriyorum. Bununla birlikte, yapılan matrah ve oran güncellemeleri üst ve lüks segmentlerde fiyat artışlarına yol açarken, orta ve alt segmentlerin çok fazla etkilenmediğini görüyoruz. Buradan anladığımız kadarıyla, özellikle yerli üretilen araçların desteklenmesi, ithal ve lüks araçların satışlarının azaltılmasının hedeflendiği görülmektedir.

En başından beri söylediğimiz gibi, mevcut vergi sisteminin artık değiştirilmesi gerekmektedir. Sürekli olarak birçok tartışmaya sebebiyet veren, sadece motor hacmine ve matrah baremlerine göre kurgulanmış bu sistemin, sıklıkla güncellenmesi ihtiyacı doğmaktadır. Ayrıca, gelişen otomobil teknolojilerini desteklemekte eksik kalan bir sistemdir. Sadece motor hacmi ve matrah fiyatına göre bir otomobilden az veya çok vergi alınması, demode bir uygulama olarak kalmıştır. Gelişen teknolojileri takip eden, yeni bir vergi sistemiyle, devletin vergi kaybına yol açmadan, ancak vatandaşın da motor hacminden bağımsız olarak daha yeni teknolojilerle donatılmış olan araçlara ulaşabilmesini destekleyecek bir vergi sisteminin vakit kaybetmeden oluşturulması gerekmektedir.

Otomotiv Distribütörleri Derneği:

Özel Tüketim Vergisi oranlarını belirleyen matrahlar en son 24 Eylül 2018 tarihinde yayımlanan Karar (Karar Sayısı: 132) ile güncellenmişti. Derneğimizin her platformda dile getirdiği husus ise düşük vergi diliminden yararlanabilen model sayısı matrahların uzun zamandır güncellenmemiş olması bakımından oldukça az olduğudur.

Bu durum tüketici mağduriyetlerine yol açtığından en alt iki vergi dilimindeki matrahların güncellenmiş olmasını memnuniyetle karşıladığımızı belirtmek isteriz.

Bilindiği üzere 25 Kasım 2016 tarihinde yayımlanan 2016/9542 Sayılı Bazı Mal ve Hizmetlere Uygulanan Katma Değer Vergisi Oranları ile Özel Tüketim Vergisi Oranlarının Yeniden Belirlenmesi Hakkında Karar ile otomobillere uygulanan Özel Tüketim Vergisi oranlarında ilk defa matraha dayalı kademeli bir sisteme geçilmişti. Bugün yapılan düzenlemede yer alan önemli bir diğer husus ise yukarıda da belirtildiği üzere belli ÖTV matrahının veya motor hacminin üzerinde kalan otomobiller yönünden ÖTV oranında önemli artışlar olduğudur. 2016 yılı Kasım ayında otomotiv sektöründe ÖTV matrahına dayalı kademeli ÖTV oranı sistemine geçildiğinde ülkemizde satışı yapılan otomobillerin yaklaşık yüzde 49’u yüzde 45‘lik en düşük vergi diliminden faydalanabiliyordu.Bugün itibariyle ülkemizde satışı yapılan otomobillerin yalnızca birkaç model yüzde 45’lik vergi dilimininden yararlanabilmektedir. Ayrıca 1600 cc üstü motor hacmine sahip otomobillerin de 2016 yılı sonunda pazar payı yüzde 3,5 iken (26 bin 560 adet) , 2019 sonunda yüzde 2,5’a (9 bin 782 adet) geriledi.

Matrahlara dayalı düzenlemede en düşük vergi dilimlerine giren model sayısının çok kısıtlı olması ve bu bakımdan matrah sınırının altında kalan model seçeneklerinin azlığının tüketiciler yönünden mağduriyetlere yol açacağı görülmektedir.

30 Ağustos tarihi itibariyle yayımlanan ve yürürlüğe giren yeni ÖTV artışlarının otomotiv iç pazarın büyümesine ve yeniden 1 milyon seviyesine ulaşmasına ise olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum Otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye’ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.

Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir.