FIGIEFA’nın COVID-19 salgını ile ilgili anketinin sonuçlarını aktardı.

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), satış sonrası sektörünün çatı kuruluşu olan ve 22 ülkeden 25 derneği temsil eden FIGIEFA’nın (International Federation of Automotive Aftermarket Distributors) yeni anketinin sonuçlarını açıkladı.

Avrupa’nın tüm ülkelerinden 408 bağımsız otomotiv yedek parça distribütörü ile internet üzerinden yapılan açık ankette, salgınının şirket faaliyetlerine ve iş gücüne yönelik etkileri gözler önüne serildi.

Katılımcıların %80’ini KOBİ’ler oluştururken, 5.000'den fazla çalışan sayısına sahip 5 adet şirket de söz konusu araştırmada yer aldı. Çalışmaya %95 oranında Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yer alan şirketler katılırken, katılımcıların %5’ini de birliğin yoğun ve entegre şekilde ticari bağlantılara sahip olduğu komşu ülkelerdeki şirketler oluşturdu. Ayrıca ankete, karantina ile tecrit koşullarının daha geniş ve uzun süre yaşandığı İtalya, İspanya ve Fransa’dan ise %68 oranında katılım sağlandı.

Ankete göre katılımcıların yaklaşık %60’ının salgın sürecinde kısıtlama olmaksızın ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, %40’ının işlerine kısmen devam ettiği, %1’inin de tamamen kapatılmaya zorlandığı belirlendi. Profesyonel müşterilerle çalışan şirketlerin yaklaşık %80’inin de ticari yerleşkelerinin açık kaldığı, doğrudan tüketiciye satış yapan yaklaşık %45’lik kesimin yerleşkelerinin ise sosyal izolasyon ve alışveriş kısıtlamalarından dolayı kapandığı ortaya çıktı.

Satış noktasında yılın ilk çeyreği için herhangi bir kayıp olmadığını bildiren şirketlerin oranı %13 iken, Mart ortası itibarıyla bu oran %3’e indi. Aynı şekilde, şirketlerin yarısından fazlası, ilk çeyrekte üçte birden daha az kayıp yaşadığını belirti. Katılımcıların yarısından fazlası, Mart ortası itibarıyla kayıplarının %50’nin üzerine çıktığını aktardı. Şirketlerin %30’a yakını ise satışlarında üçte ikiden fazla düşüş yaşadığını açıkladı.

Katılımcılar, bulundukları ülkelerin kısa çalışma ve kısmi/geçici işsizlik düzenlemelerinden, özellikle kısmi işsizlik hizmetlerine başvurdu. Şirketlerin %10’u çalışanlarının onda birinden daha azı için bu hizmetlere başvurmayı planlarken, %18’i ise çalışanlarının yarısına yakını için bu düzenlemelerden faydalanmak istedi. Katılımcıların %50’sinden fazlası ise çalışan sayısının yarısından fazlası için kamusal düzenlemelerden yararlandı.

Şirketlerin %56’sı, mevcut durum ya da krizin uzaması halinde çalışan sayılarını azaltıp azaltmayacaklarına yönelik soruya “belirsiz” yanıtını verdi. Katılımcıların %20si, kısa ve orta vadede istihdam düzeylerini düşürmeyeceklerini, %11’i çalışan sayısını azalttığını, %13’ü de halihazırda istihdamını azaltmaya devam ettiğini belirtti.

Anket ayrıca, şirketlerin bulundukları ülkelerin aldığı tedbir ve uyguladığı teşvikler hakkında büyük oranda bilgi sahibi olduğunu gösterdi. Bu kapsamda katılımcıların %96’sı, ülkelerinin aldıkları tedbirler hakkında bilgi sahibiyken, %51’i de AB nezdindeki tedbirlerin farkına vardığını aktardı. Yine ankete göre bu teşviklerden; vergi ve sosyal güvenlik ödemelerinde erteleme müracaatı yapanların %55’i olumlu sonuç aldı, %29’u sonucu halen beklediğini ve %16’sı ise olumsuz yanıt aldığını aktardı.

Yardım ödeneği müracaatı yapanların %36’sının başvurusunun henüz kabul edilmediği, %17’sinin ise red cevabı aldığı görüldü. En olumsuz durumun ise yalnızca kamu otoritelerini değil, bankalar gibi finansal kurumları da içeren kredi garantileri kapsamında yaşandığı belirlendi. Katılımcılarının %42’si kredi garantileri ile ilgili halen başvuru sonucunu beklediğini, %22’si ise red cevabı aldığını aktardı.

Ayrıca, “Kamu yetkililerinin hangi konuları ele almaları gerektiği" sorusuna katılımcıların %84’ü “likidite problemi” yanıtını verdi. Geleceğe yönelik net bir tablo çizilememesi ile tüketim talebinin düşmesinin, KOBİ’ler başta olmak üzere şirketlerde negatif bakış açılarına yol açtığı görüldü. Katılımcıların önemli bulduğu diğer konuları ise; vergi ve sosyal güvenlik ödemelerinde indirim ya da erteleme, kredi ve borçlarda faiz indirimi ya da sıfır faiz uygulaması, ödemelerin ertelenmesi, doğrudan teşvik ve kısmi işsizlik oluşturdu.

external_image

Anket ile ilgili açıklamalarda bulunan FIGIEFA Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Aslan, sürecin Avrupa satış sonrası pazarında daha az zararla atlatılabilmesi adına, Avrupa Parlamentosu ve ilgili alt çalışma gruplarıyla çalıştıklarını açıkladı.

“Tüm dünyayı etkisi altına alan salgınla ilgili anketleri incelediğimizde, aynı çalışmaya 1 ay farkla bile farklı cevaplar verilebildiğini görebiliyoruz.” diyen Aslan, “Bu da durumun ne kadar değişken ve dinamik olduğunu gösteriyor. Avrupa satış sonrası pazarlarında esecek rüzgarın yönü, Türkiye satış sonrası olarak bizlerin de rotasını belirleyecek. Avrupa ve Türkiye otomotiv satış sonrası pazarlarının ana sorunlarının örtüştüğünü, ülkeler bazında küçük farklılıklar oluştuğunu ancak işin özünde problemin üç ana kaynakta toplandığını görüyoruz."

"Bunları; hayatı idame ettirmek için gıda akışı ve sağlık önemleri, işi idame ettirmek için ürün ve nakit akışı ve yeni normalde çalışma şekillerindeki değişiklikler olarak sıralayabiliriz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: OSS