Türkiye için önemli fırsatlar ortaya çıkıyor.

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney, “Türkiye’yi Geleceğin Küresel Değer Zincirlerinde Konumlandırmak” adlı raporunda, Türkiye’nin COVID-19 sonrası yaşanacak değişimlerden en çok fayda sağlayacak ülkelerin başında geldiğini belirterek, başta otomotiv olmak üzere pek çok sektörde önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çekti.

Salgının etkisiyle tedarik zincirlerinin kısalacağı ve şirketlerin daha çok sayıda tedarikçi ile çalışacağı öngörüsünde bulunan Kearney, Amerika, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinin riski azaltmak için tedarikçi sayısını çeşitlendireceğini belirtti ve bu eğilimin Türkiye’ye avantaj sağlayacağı değerlendirmesi yaptı.

Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur; “COVID-19 salgınının küresel tedarik zincirinde aksamalara yol açması ve küçük üreticilerin düşük fiyatlarda üretim yaparak ölçek ekonomisini zayıflatması, çok kaynaktan tedarik eğilimini besliyor.” dedi.

Kearney’in dikkat çektiği pazarlardan biri Amerika Birleşik Devletleri. A.B.D. otomotiv pazarından aslan payını, bu ülkeye 95.7 milyar dolar ihracat yapan Meksika’nın aldığını belirten Kearney, onu 20.3 milyar dolar ihracatla Çin, 19.7 milyar dolarla Güney Kore, 3.2 milyar dolarla Brezilya ve Hindistan’ın izlediğini belirtti.

Kearney, Türkiye’nin ABD’ye sadece 1.4 milyar dolarlık otomotiv ihracatı yaptığına dikkat çekti. Kearney’in A.B.D. pazarındaki fırsatların değerlendirmesi için yaptığı öneriler arasında, Ar-Ge harcamalarının artırılması, Ankara ile Washington arasında çelik ve otomotivde daha düşük gümrük vergisi için müzakereler yapılması ve serbest ticaret anlaşması için ısrarcı olunması bulunuyor.

Kearney’in raporunda Avrupa Birliği ve İngiltere otomotiv pazarlarının ayrıntılı bir değerlendirmesi de yer alıyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği ve İngiltere’ye yılda 22.1 milyar dolar otomotiv ihracatı yaptığına dikkat çeken Kearney, bu bölgede başlıca rakiplerin 34.9 milyar dolar ihracat yapan Çek Cumhuriyeti, 26.4 milyar dolar ihracat yapan Polonya, 17 milyar dolar ihracat yapan Slovakya, 15.3 milyar dolar ihracat yapan Güney Kore ve 15.2 milyar dolar ihracat yapan Macaristan olduğunu belirtti.

Kearney’in A.B. ve İngiltere pazararında etkinliğin artırılması için yaptığı strateji önerileri arasında Türkiye’nin bir dağıtım merkezi olarak konumlandırılması, Brexit sonrasında İngiltere ile Gümrük Birliği’nin bir an önce yapılması ve A.B. ile Gümrük Birliği’nin revize edilmesi yer alıyor.

Bir incelemesini de Ortadoğu otomotiv pazarı üzerinde Kearney, bu bölgede en büyük ihracatçının 4.8 milyar dolarla Güney Kore olduğunu, onu 4.5 milyar dolarla Çin’in ve 2.6 milyar dolarla Tayland’ın izlediğini vurguladı. Türkiye, 2.3 milyar dolarlık otomotiv ihracatıyla bu ülkelerin arkasından geliyor.

Kearney Direktörü Onur Okutur, Türk şirketlerinin küresel otomotiv ticaretinde düşük değer zinciri basamaklarında yer aldığına dikkat çekerek başarının burada yükselmekten geçeceğini belirtti. Okutur, COVID-19 sonrası dönemde ortaya çıkacak yeni eğilimleri avantaja çevirebilmek için Türkiye’nin hedef pazarlardaki ürün gamını, hedef sektörlerdeki yeni trendleri ve değişimi iyi anlaması gerektiğini de vurguladı.

Raporda otomotive COVID-19 sonrasında yön verecek eğilimlerle ilgili öngörüler de yer alıyor. Kearney, müşteri tarafında iki önemli trendin altını çiziyor. Bunların ilki, artan şehirleşme ve mobilitenin yükselişi. Dikkat çekilen ikinci trend, müşterilerin tüm dünyada tavsiyelere ve akıllı servislere giderek artan oranda ilgi göstermesi.

Otomotiv şirketlerinin müşteri rahatlığına özel bir önem vermesi gerektiğini vurgulayan Kearney Türkiye Partneri Sean Wheeler, otomobillerin gündelik hayatın parçası olan dijital cihazların zeka seviyesiyle yarışması gerektiğini vurguladı. Wheeler, Türkiye’nin rakibi olan Çin gibi ülkelerin otomotivde nesnelerin interneti konusunda standartları belirlediğine de dikkat çekti.

Kearney’in raporunda dikkat çekilen bir başka önemli trend, teknoloji şirketlerinin açık işletim sistemleriyle otomotiv sektörüne giriş yapmaları. Kearney’e göre bu süreç, otomotiv şirketleri için dijital ekosistemlere katılımın önemini daha da artırıyor. Otomotivle ilgili düzenlemelerin giderek karmaşıklaştığına da dikkat çeken Kearney, uyumsuzluk riskine dikkat edilmesi gerektiği uyarısı yapıyor.

Kaynak: Kearney