Sistemin arkasındaki teknoloji sandığınızdan da karışık.

Otomobil içi klimalar artık hayatımızın olmazsa olmazlarından biri. Diğer donanımlar ile kıyaslandığında kulağa geliştirilmesi oldukça gelen bu sistem aslında sandığınızdan çok daha karışık.

Aynı araçların koltuklarında da olduğu gibi klimaların otomobilin sistemlerine özel olarak geliştiriliyor. Bu teknolojinin sanılandan daha kompleks olduğunu Bugatti'nin tasarımcısı Julie Lemke bizlerle paylaşıyor.

Bugatti'nin klima sistemlerini tasarlayan Lemke, marka için klima tasarlamanın en büyük probleminin araca binen yolcuların kendi sıcaklıkları olduğunu açıklamış. Yani araç içerisindeki herkes, hızlı şekilde vücut sıcaklıklarını düşürmek istiyor. Bu sebeple Bugatti'nin sistemleri hızlı ve yolcuların fark etmeyeceği şekilde çalışıyor.

Bir diğer problem ise hız. Chiron, Divo ve Chiron Pur Sport gibi inanılmaz süratlere ulaşabilen otomobillere sahip olan Bugatti, bu sebeple standart klima sistemlerinin dışında kalan bir teknoloji kullanıyor. Hıza göre değişen bu sistem, aracın içerisini 250 km/sa hızda bile soğutmayı başarıyor.

Bugatti'nin Klimasının Arkasındaki Teknoloji
Bugatti'nin Klimasının Arkasındaki Teknoloji

Fransız markaya ait modellerin ön camlarının neredeyse yatay olması da sorunlar listesinin son sırasında. Standart otomobillerde yaklaşık 30 derecelik bir eğime sahip olan ön camlar, Bugatti modellerinde sadece 21.5 derecelik bir açıyla karşımıza çıkıyor. Bu sebeple aracın içerisi çok daha çabuk ısınıyor.

Peki markanın bu soruna cevabı nedir? Lemke, Bugatti'nin klima kompresörlerinin 10 kW'a kadar çıkan soğutma kapasitesi olduğunu ifade ediyor. Bu rakam, Avrupa'da 80 metrekarelik herhangi bir dairenin soğutulmasına yardımcı olacak kadar güçlü.