Pazara can verecek parametreler belirlendi.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye ekonomisi için de büyük önem arz eden otomotiv sektörü zor günlerden geçiyor. Ülkemizdeki toplam otomotiv üretiminin yılın ilk 9 ayında yüzde 9 düşüş gösterdiği biliniyor. Dünya otomotiv sektöründeki köklü dönüşümlerin yanı sıra, dünya ticaretindeki korumacı politikalar ve Brexit sürecinin, Türk otomotiv sektörünü önümüzdeki dönemde daha da zorlayacak unsurlar olabileceğinden endişe ediliyor.

İş kültürü ve ekonomi dergisi Turkishtime ve Turkish Cargo tarafından düzenlenen “Ortak Akıl Toplantıları” kapsamında otomotiv endüstrisinin geleceği konuşuldu. Otomotiv sanayicilerinin aynı masa etrafında toplandığı görüşmede, esas üzerine düşülmesi gereken konunun otomotiv sanayindeki dönüşüm olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca, şirketlerin bugünkü problemler üzerine çalışıp, kârlılıklarını ve işlerini sürdürülebilir kılarken, buna paralel olarak global pazarın gittiği bu alanda mutlaka bir şeyler yapması gerektiği kaydedildi.

Toplantıda, otomotiv pazarına can verecek, ihracatı artıracak, sektörü dünyayla uyumlu hale getirecek bir tablonun oluşabilmesi için sektör temsilcilerinin katılımıyla 10 parametrede görüş birliğine varıldı:

1- Uzun vadeli strateji programı

Otomotiv sektörünün birçok kritik noktada uzun dönemli bir yol haritasına ihtiyacı var. Bu kadar uzun soluklu bir sektörde, yeni nesil araçlarla ilgili çok daha uzun vadeli yol haritalarının çıkması gerekiyor. Paydaşların devleti de yanına alarak uzun vadeli bir otomotiv sektörü stratejisi ortaya koyması bekleniyor.

2 -Vergilerle ilgili sadeleşme ve rasyonelleşme

Devreden KDV’ler ve MTV’nin daha rasyonel bir hale getirilmesi gerekiyor. KDV Kanunu’nun 29’uncu maddesi; “Devreden KDV’ler iade edilemez” diyor, yani nakit olarak ödenemez. Bu nedenle devreden KDV’ler, sektörün sırtında bir yük olarak duruyor. Bir çözüm önerisi olarak; bu alacaklar devlet garantili poliçeye dönüştürülebilir veya sektör aldığı kredilerde bunları teminat olarak gösterebilir.

3- Lojistik altyapı eksikliklerinin giderilmesi

Türkiye’nin lojistik ile ilgili özellikle de demir yollarının hem geometrisi hem de vardığı noktalarla ilgili eksiklikleri söz konusu. Demir yolu taşımacılığına dair alanların genişletilmesi gerekiyor. Yüzde 75 oranında Avrupa ile çalışan sektör, mal giriş çıkışının hiç birinde demir yolu üzerinden akış sağlayamıyor. Türkiye’de özellikle lojistik merkezleri, demir yolu bağlantıları ile güçlendirilerek sektörün rekabet kabiliyeti artırılabilir.

4-  Dijital alt yapı açıklarının kapatılması

Dünyanın gittiği yer, artık insan eli değmeden kendinden otomasyonlu ve bol bulutlu bir sistemle devam eden bir üretim şekli. Hele ki bir de elektrikli araçlardan bahsediliyor. Burada daha az insan ama daha fazla dijital altyapı gerektiren bir üretime doğru gidiliyor. Bu konuda dünyaya entegre olmakla ilgili bir eksikliğimiz yok fakat alt yapıya dair eksiklerimiz var ve bunları bir an önce tamamlamamız gerekiyor.

5-Ar-Ge desteklerinin belirlenmesi

1000 tane Ar-Ge merkezinin olduğu Türkiye’de Ar-Ge merkezlerine verilen teşvikler, işletme sermayesine dönüyor. Katma değer yaratan aynı seviyede ya da artan katma değerlere mutlaka teşvik paketlerinin değişmesi gerekiyor. Yüzde 70 ithalat yaparak pazara mal sağlayan bir işletme ile yüzde 30 ithalat yaparak pazara mal sağlayanlar günün sonunda yine aynı oranlarda vergi ödüyor. Teşvik mekanizmasının bu anlamda regüle edilmesi gerekiyor.

6- Uzun vadeli proje bazlı kredi beklentisi

Yatırım ortamının da gelişebilmesi için sektörün uzun vadeli kredilere ihtiyacı söz konusu. Ticari bankalarda hala kredi faizleri yüksek olduğu için sektör uzun vadeli kredi almakta zorlanıyor. Zaten düşük kârla çalışan bir alan oldukları için sektör temsilcileri, yüksek kredi faizleri ile kredi alınmasını mantıklı görmüyor. Bu nedenle uzun vadeli bir proje için ana sanayiyle yapılan kontratlar gösterilerek, uygun ekonomik krediler verilerek uzun dönemde sektöre soluk aldırılabileceği öngörülüyor.

7- Yeni pazarlar için diplomasinin devreye girmesi

Enerji satın aldığı yerlere peşin ödeme yapan Türkiye, konu kendi mallarını satmaya geldiğinde diplomasiyi hiç kullanamıyor. Burası devletin devreye girmesi gereken bir alan.

Pazar bu kadar hızlı gelişirken, sektörün de bir yandan yeni pazarlar bulup, buradaki ihracatı artırması gerekiyor. Sektör temsilcileriyle birlikte bu konuya eğilerek, nelere dikkat edilmesi ve nelere ihtiyaç olduğu ile ilgili beyin fırtınası yapılmalı.

8- Yatırım mallarının yerlileştirilmesi

Sektör yıllardır üretim yapıyor ama üretimini yaptığı malların makinesini yurt dışından alıyor. Aslında çok pahalı makinelere gerek duyulmadan başarılı üretimler yapılabilir. Eğer otomotiv sanayi katma değerli ürünler üretmek istiyorsa, her şeyden önce makine üretim kabiliyetini kullanmalı. Ezcümle ile sektör bu pazarda ilerleyen zamanlarda ayakta kalmak istiyorsa, bu ülkenin kendi makinesini kendisinin üretmesi gerekiyor.

9- Fikri ve mülkiyet hakkı ve patentler

Türkiye’de tüketicinin korunması, sanayi ürünlerinin güvenliği anlamında önemli kanunlar var fakat bunlar yeterince harekete geçirilebilmiş değil. Ne Türkiye’de üretilen ürünlerin ne de ithal edilenlerin lisans anlaşması bulunmuyor. Bu, çok ciddi bir güvenlik unsuru. Özellikle otomotivdeki güvenlik parçaları sadece şekli itibarıyla bir testten geçirilerek satışı yapılıyor. Bu konu ile ilgili denetimin hem devlet hem de firma bazında daha titiz yapılması bekleniyor.

10- Yapısal reformlara duyulan ihtiyaç

Özellikle hukuk reformu önemli. Yurt dışındaki müşteriler arasında güvenilirliğimizi sorgulayıp, fabrikaya kadar gelenler var. Bu nedenle hukuk ve yapısal reformların yapılması gerekiyor.