Ana Sayfa

Bugatti

Haberler

Bugatti: Büyük ekranlar iç mekanı lüks kılmıyor

CEO Mate Rimac, Avrupalı otomobil üreticilerinin Çin'i kendi oyununda yenmeye çalışmaması gerektiğini, çünkü kaybedeceklerini söylüyor.

2014 Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport Vitesse 'Jean-Pierre Wimille'

Fotoğraf: Simon Gosselin | RM Sotheby's

Yazan: ADRIAN PADEANU

Çeviri-Düzenleme: Eren Efe Kandemir

Ekleyen: Eren Efe Kandemir

7 Eki da 14:30

Google'da tercih edilen kaynak olarak Motor1.com ekleyin

Paylaş

Avrupa otomotiv sektörü zor bir dönemden geçiyor ve Mate Rimac’ın buna oldukça basit bir çözümü var: Çinlileri kendi oyunlarında yenmeye çalışmayı bırakmak. Bu da daha az dev ekran, daha az dokunmatik yüzey ve şarj hızlarına daha az takıntı anlamına geliyor. Bugatti’nin patronuna göre Avrupalı otomobil üreticileri bunun yerine Çin’in kopyalayamayacağı bir alana odaklanmalı: gerçekten premium malzemelerle desteklenen lüks ve işçilik.

Rimac bu görüşünü, Rolls-Royce Silver Seraph’ın (namıdiğer Bentley Arnage) iç mekânını incelerken; kabinde kullanılan deri, ahşap ve diğer yüksek kaliteli malzemelere dikkat çekerek ortaya koyuyor. Mesaj oldukça net: Lüks bir zamanlar böyle görünüyordu ve belki de Avrupa otomotiv sektörü, en yeni teknoloji trendlerinin peşinden koşarken bunu gözden kaçırıyor.

Otomotiv endüstrisi son birkaç yılı otomobil iç mekânlarını adeta bir teknoloji demosuna dönüştürerek geçirdi. Ekranlar büyüdü, fiziksel kontroller ortadan kalktı ve üreticiler, en yeni otomobillerine ne kadar işlem gücü sığdırdıklarını anlatmayı alışkanlık haline getirdi. Ancak bunların hiçbiri, bir otomobili mutlaka daha lüks hissettirmiyor.

 

Mate Rimac’a göre markalar kendi alanını bulmalı

12 inçlik bir ekran, ister 30.000 €'luk bir SUV'de ister 300.000 €'luk bir lüks otomobilde olsun, sonuçta 12 inçlik bir ekrandır. Hatta bazı durumlarda daha ucuz otomobilin ekranı daha büyük bile olabilir. Rimac’ın argümanı da tam burada özellikle ilginç hale geliyor. Ona göre Avrupalı otomobil üreticileri, İsviçre’nin saatçilikte yaptığına benzer şekilde kendi niş alanlarını bulmalı. İsviçreli şirketler dünyanın en ucuz saatlerini üretmeye çalışmıyor. İşçiliğe ve ayrıcalığa odaklanıyor, görece düşük adetlerde satış yaparken sektör kârının büyük bölümünü alıyor.

Bu, pazarın en üst segmentindeki şirketler için cazip bir strateji. Bugatti, Rolls-Royce, Bentley gibi markalar ve hatta BMW, Porsche ile Mercedes’in daha pahalı bazı modelleri; el işçiliği iç mekânlar, egzotik malzemeler ve gerçekten özel bir şey satın aldığınız hissi için yüksek bedeller talep edebiliyor.

Bu herkese uyan tek bir çözüm değil

Ancak bu felsefeyi Avrupa otomotiv sektörünün tamamına uygulamanın oldukça büyük bir sorunu var: Herkes Bugatti olamaz. Bugatti’nin eski ana şirketi Volkswagen, Golf’ü bir anda lüks bir hatchback’e dönüştürüp milyonlarca müşterinin yanında kalmasını bekleyemez. Renault, her Clio’yu deri ve karbon fiberle kaplayamaz. Skoda, Octavia’yı dört tekerlekli bir İsviçre saatine çeviremez. BMW ve Mercedes gibi premium üreticiler bile fabrikalarını ayakta tutmak için nispeten ulaşılabilir modellere ihtiyaç duyuyor.

bugatti-vw-grubu-ayrildi

Bugatti La Maison Pur Sang Veyron 20 Years

Fotoğraf: Bugatti

Ana akım üreticiler lüksün peşinden koşmamalı

Rimac’ın argümanında biraz açıklığa ihtiyaç duyan kısım da burası. Avrupalı otomobil üreticileri muhtemelen her Çinli trendi körü körüne kopyalamamalı. Alıcıların gerçekten geleneksel kontrollerin yerini alan dev ekranlar isteyip istemediği ya da tek başına şarj hızlarının müşteri kazanmak için yeterli olup olmadığı meşru bir soru.

Ancak ana akım otomobil üreticilerinin sorunu Bugatti’den tamamen farklı. Onların, milyonlarca insanın gerçekten satın alabileceği otomobiller üretmesi gerekiyor. Avrupa’nın rekabetçilik sorununu her otomobili daha pahalı hale getirerek çözemezsiniz; çünkü birçok müşteri elde dikilmiş deri ve ahşap kaplamalar aramıyor. Onlar, ayaklarını yerden kesecek bir otomobil istiyor.

Bir diğer rahatsız edici gerçek de Çinli otomobil üreticilerinin dev ekranlı, en ucuz segment otomobiller üretmekle sınırlı olmaması. Onlar da üst segmente ilerliyor ve Avrupalı üreticilerin rekabet etmekte zorlanabileceği fiyatlarla giderek daha etkileyici malzemeler, şık iç mekânlar ve teknoloji sunuyor. Sadece deri eklemek ve ekranları azaltmak, sihirli biçimde yenilmez bir ürün yaratmaz.

bugatti-yapay-ses-hayir

Bugatti Tourbillon

Yine de Rimac’ın daha geniş çerçevedeki vurgusu dikkate değer. Avrupa’nın mutlaka en büyük ekrana, en hızlı şarj olan bataryaya ya da en uzun yazılım özellikleri listesine sahip olarak kazanması gerekmiyor. Öncelikle otomobillerini satın almaya değer kılan şeyin ne olduğunu çözmesi gerekiyor.

Bugatti için cevap açık: ayrıcalık, işçilik ve akıl almaz miktarda para. Sektörün geri kalanı içinse cevap muhtemelen biraz daha karmaşık olmak zorunda.

Bunlara da göz atın

Bugatti artık Volkswagen Grubu'nun bir parçası değil!

Bugatti, yapay motor seslerine hayır diyor

Makaleyi paylaş

Trend Haberler

Bu Fiyata 641 KM Menzil! | Yeni Kia EV2 Long Range | Neden Almalı ?

Bu Fiyata 641 KM Menzil! | Yeni Kia EV2 Long Range | Neden Almalı ?

Audi Q4 E-Tron, batarya yangını riskiyle geri çağrılıyor!

Audi Q4 E-Tron, batarya yangını riskiyle geri çağrılıyor!

Aston Martin Valhalla Spider resmen tanıtıldı!

Aston Martin Valhalla Spider resmen tanıtıldı!

Tren soygununda kaybolan Hot Wheels paketi ele geçirildi

Tren soygununda kaybolan Hot Wheels paketi ele geçirildi

GÜNCEL HABERLER