Motor1 Fransa, Alpine'in genel müdür yardımcısı Bernard Ollivier ile yaptığı özel röportajda spor otomobil markasının yeniden doğuşuna ve gelecek planlarına dair bilgiler aldı.

Motor1: Yeni Alpine'in gelişiminde ne durumdasınız?

Bernard Ollivier: Araca dair büyük resim neredeyse bitmek üzere. İlk prototipler yola çıktı bile. Artık testlerde ve genel projede son aşamadayız; özellikle dayanıklılık açısından.

M1: Aracın karakteristik özelliklerinden biraz daha bahsedebilir misinizi?

BO: Otomobilin hafif olması için çok çalıştık. Yeni Alpine'in çevik, verimli ve sportif olmasını istedik. Araç bir yandan da lüks otomobil segmentine girecek. Daha sonra, tasarımın günlük kullanıma uygun olması için çalışmalar yaptık. Sonuç olarak, hedeflediğimiz müşteriler arasında birçok kadın alıcı da bulunuyor.

M1: Lüksten kastınız nedir?

BO: "Lüks" (premium) kelimesinin Almanca'daki karşılığını hedefliyoruz. Genel olarak üretimde kusursuz kalite anlamına geliyor. Bir spor otomobil tasarlamak ayrı bir şey ve bunu nasıl yapmamız gerektiğini biliyoruz. Ancak lüks bir araç üretmek tamamen farklı bir alan. Bu bizim için büyük bir meydan okuma. Bir tarafta malzeme seçimi var, diğer tarafta da uygulamayı nasıl yapacağımız konusu duruyor. Lüks üretmek için, bunu nasıl yapacağınızı öğrenmeniz gerekiyor. Şu an üzerinde çalıştığımız şey de tam olarak bu.

 

Bernard Ollivier, Alpine - Röportaj
Bernard Ollivier, Alpine - Röportaj
Bernard Ollivier, Alpine - Röportaj


M1
: Lüks otomobil fikri insanların orijinal A110'a dair düşüncelerinden biraz uzakta kalmıyor mu?

BO: Geçmişte Alpine'in rakibi Porsche 911 idi ve bence o araç da o zamanlar lüks değildi! Alpine A110, temel olarak bir çizgiyi temsil edecek. Görkemli bir Fransız tasarımı, basit ve zamana meydan okuyan. Sokakta herhangi birine A110'un nasıl olduğunu sorduğunuz zaman, onun güzel olduğunu sıkça duyarsınız. Bu yolda ilerlediğimizi düşünüyorum. Bu çizgiyi olabildiğince akıcı tutmak istedik. Herhangi bir yapaylık veya arka kanat olmayacak. Bu da tüm aero çalışmasının aracın altında gerçekleştiği anmalına geliyor. Fiziksel açıdan bakarsak, orijinal araca ithafta bulunduğumuzu düşünüyorum. Aracımız hafif, çevik ve sportif olacak.

Lüks konusuna gelirsek, bu müşterilerde yaşanan evrimle alakalı bir soru. Orijinal A110'un döneminde alıcılar daha radikal araçlar arıyordu. Bu, oldukça "niş" bir müşteri grubuydu. Günümüzde bir araç aldığınızda ise artık klima, direksiyon desteği olmadan bir otomobili tercih etmiyorsunuz; özellikle fiyat aralığı 55 ile 70 bin dolar (yaklaşık 165,000 - 210,000 TL) arasında değiştiğinde. 

M1: Paris Otomobil Fuarı'na katılmayacağınızı çok önceden duyurmuştunuz, şu anda bu karardan pişman mısınız?

BO: Şubat ayında aracı tanıttığımızda katılmama kararı aldık. Pişman değiliz. Bizce bu etkinlik genel anlamda son derece sıradan halk arabalarından oluşuyor. Potansiyel müşterilerimizin aracın yanında olmasını, test etmesini ve sorular sormasını istiyoruz. Bu yüzden, büyük ihtimalle Ocak'ta düzenleyeceğimiz, kendimize ait bir organizasyon istedik. Aracın tanıtımının 2016 bitmeden yapılması planlanıyordu; ancak Aralık ayı için ajandamız epey kalabalık. Fakat bu, daha ileri tarihlerde büyük otomobil fuarlarına katılmayacağımız anlamına gelmiyor.

M1: Araç tanıtımına paralel olarak, markanın WEC'de (Dünya Dayanıklılık Şampiyonası) yürüttüğü bir spor kanadı var. Bu sezon işler gayet iyi gidiyor gibi görünüyor...

BO: 2016 yılı için önemli hedefler koyduğumuz doğru. Şimdiye kadar, aldığımız 5 galibiyetle işlerin iyi gittiğini söyleyebilirim. Sürücü kadrosu anlamında rüya takıma sahibiz. Örnek olarak Nicolas Lapierre, güveneceğiniz bir insan. Ruhsal gücü oldukça kuvvetli biri ve takım arkadaşlarının ilerlemesine yardımcı oluyor. Şampiyonada iyi bir farka sahibiz (38 puan).

 

Renault Alpine Vision concept
Renault Alpine Vision concept
Renault Alpine Vision concept


M1
: Geçen hafta ABD'de (Austin) aldığınız zafer yerel pazar açısından önemli miydi?

BO: Austin'de rüya gibi bir hafta sonu geçirdiğimizi söyleyebilirim. Rakiplerden neredeyse bir saniye önde aldığımız pole turu ve 5.5 saatini lider götürdüğümüz, neredeyse bir tur önde bitirdiğimiz yarış... Bundan daha iyisini yapmak oldukça zor olacak! İnsanlar, Meksika'da aldığımız ikincilikten sonra baskı altında olduğumuzu söylüyordu; onlara cevabımızı en iyi şekilde verdik. Bu şampiyona için önemli. Pazar kısmına baktığımız zaman, tam olarak öyle olduğunu düşünmüyorum. ABD'ye girmek, aracı adapte etmeniz anlamına geliyor. Kurallar daha farklı. Belki daha sonra, ancak şimdilik Avrupa versiyonu üzerinde odaklanmış durumdayız. Adım adım gelişiyoruz.

M1: Gelecek senenin programı hakkında daha fazla bilginiz var mı?

BO: LMP2'de kalmak istiyoruz. Artık sadece dört üreticiye izin verilecek, kurallar değişiyor. Bu durumda artık şasiye Alpine adını veremeyeceğiz. Bu program, aynı zamanda marka için bir teminat. Kuralların ne olacağını görmemiz lazım; ancak Japonya'nın Fuji kentine prototipi getireceğiz. Burası hedeflediğimiz pazarlardan birisi.

 

Bernard Ollivier, Alpine - Röportaj


M1
: Alpine'i LMP2'den başka bir yerde görebilir miyiz?

BO: Hayır. Sadece bu kategoriyle ilgileniyoruz. Bu seviyelerde büyük savaşlar var! Öncü seri LMP1 veya hibrit versiyonu LMP1-H ile ilgilenmiyoruz. Astronomik bütçeler gerekiyor, bunu karşılayamayız. Unutmayın, henüz bir gelirimiz yok! Ayrıca, LMP1-H programı bize özel bir şey katmaz. Alpine her zaman küçük yollarla güzel şeyler elde etmeyi başarmıştır. 

M1: Peki ya Alpine yol otomobili? Bir gün onu yarışırken görebilir miyiz?

BO: Yol versiyonunun başarılı olup olmadığını bekleyip görmemiz lazım. Eğer olursa, bir GT4 versiyonu neden olmasın? Her ne olursa olsun, bu 2018'den önce gerçekleşmeyecek. Dediğim gibi, adım adım ilerlemeliyiz.

Fotoğraflar: Alpine

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!