Test: Toyota Auris Premium Multidrive S

Toyota’nın asıl olarak Volkswagen Golf’e karşı reaksiyon olarak ürettiği Auris’in kullanıcının zihninde ilk uyandırdığı his mantık… Nereden bakılırsa bakılsın makul ve mantıklı bir tercih olduğunu size söyleyen Auris ne yazık ki sürüş karakteri olarak arzulanan farklılığı yaratamıyor. Buna rağmen uygun yakıt tüketimi, konforu ve makul(!) performansı ile yine de hatchback aile otomobili kitlesi için önde gelen tercihlerden birisi olmayı sürdürüyor. TASARIM Auris, Toyota’nın yeni tasarım dilinin öncülerinden birisi olmasının yanı sıra, VW Golf ve Ford Focus’tan alıştığımız geniş hatchback konseptinin bir diğer çeşidi niteliğinde. Oldukça köşeli bir tasarıma sahip Auris’in ön ızgara, farlar ve gündüz led farları gibi detayları ise aracın agresif görünümünü arttırıyor. Önden geriye doğru aerodinamik şekilde daralma hissiyle gelen net ve düzgün çizgiler, arka bölümde biraz ufak (ki hatchback bir otomobilde bu anlaşılabilir) bir arka pencere ve büyük, yüksek stoplarla buluşuyor. Düz ve net çizgilerin hakimiyeti aracın içinde de sürerken, aracın kabinindeki sert plastik parçaların kalitesi hayal kırıklığı yaratıyor. Ön konsolun yere 90 derece dik ve trendlerin gerisinde kalmış tasarımı da etkileyicilikten uzak ve sizde daha eski model bir otomobildeymişsiniz hissi uyandırıyor. Kadran ve kontrollerin konum, fonksiyonellik, anlaşılırlık ve erişebilirlikleri ise başarılı. SÜRÜŞ Test sırasında kullandığımız 1.6 litrelik benzinli motor oldukça iyi bir iş çıkarttı. Her ne kadar aracı yürütmek için gazı biraz fazla kullanmak gerekse de, sessiz ve yumuşak geçişlere sahip otomatik şanzıman, bu hacimde bir motorla uyumlu bir ikili olduğunu kanıtlıyor. Sakin kullanımlarda uzun yolda yaklaşık 5.5 – 5.7 litre ortalama yakıt tüketim değerlerini yakaladığımız araç ekonomi noktasında son derece makul, ancak şehir içinde ve biraz agresif kullanımda tüketim değerleri derhal 7,5 litreleri buluyor ki aslında bu da anlaşılabilir bir değer. Ani hızlanma ihtiyaçlarında ise 6 ileri otomatik şanzıman ve 1.6 litrelik motor üzerine düşen görevi tereddütsüz yerine getiriyor ve ihtiyacınız olan hızı size çok beklemeden kazandirabiliyor. Otomobilin bir diğer artısı da motorun oldukça sessiz olması. Özellikle rölantideyken motorun çalışıp çalışmadığını anlamak için dikkat kesilmeniz gerekiyor. Otoban kullanımında da hem kabin içi yalıtımı, hem de motorun sessizliği konforu bir üst seviyeye taşıyor. Yumuşak süspansiyonlar özellikle bozuk ülkemiz yollarındaki engebelerden minimum rahatsızlıkla geçmenizi sağlarken, tümsekleri de büyük başarıyla emiyor. En çok da bu durum, aracı segmentinde olmasa da, ülkemiz yolları için rafine hale getirilmiş olduğu hissine kapılmamıza yol açtı. Yine de Auris ve sürüş keyfi başka dünyalara ait iki kavram. DAYANIKLILIK Toyota, dünya çapında ününü ve her daim en çok satılan otomobillerden birisi olma ünvanlarını büyük oranda çok dayanıklı ve uzun yıllar sorunsuzca binilebilen otomobiller üretmesine borçlu. Auris de bu konuda bir istisna yaratmıyor. Yedi hava yastığı standart donanım olarak sunulan Auris, Isofix, stabilite ve çekiş kontrol sistemleri ve fren desteği ile Euro NCAP’ten beklendiği üzere beş yıldız almış bir otomobil. Sunduğu garanti olanaklarıyla Toyota da ürettiği araca ne kadar güvendiğini size ispatlıyor. SONUÇ Toyota Auris önceki jenerasyona göre kesinlikle daha iyi ve rafine hale getirilmiş durumda ancak bu durum, aracın hala VW, Ford ya da Mazda’daki rakiplerinin gerisinde olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yine de Auris sürüş keyfinden ziyade sürdürülebilirlik, konfor ve ekonomiyi düşünenler için özellikle uzun yolculuklarda güven ve yeterlilik vaadeden bir otomobil. Yine de markanın CEO’sunun geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda belirttiği gibi Toyota’nın sürüş keyfi kavramını yeniden keşfetmesi ve otomobilleriyle hayata geçirmesi gerekiyor.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!