Aston Martin bu konuda herhangi bir planı olduğunu duyurmadı, ancak umut etmekten zarar gelmez.

Aston Martin, son 12 yıldır GT yarışlarında çok büyük başarılar elde ediyor.

İlk olarak 2005 yılında tanıtılan DBR9'dan başlayalım. GT kategorisinin en üst sınıfı olan GT1'de mücadele etmek için tasarlanan araç, ilk çıktığı yarış olan Sebring 12 Saat'i kazanmayı başarmıştı. Le Mans yarışlarında 2007 ve 2008 yıllarında gelen zaferlerin yanında DBR9, 2006 Le Mans Serisi'ni ve FIA GT Serisi'ni şampiyonlukla tamamladı. Fabrika takımı Aston Martin Racing ve diğer müşteri takımları, bu otomobil ile daha birçok podyum ve zafer kazandı.

DBR9, GT1 sınıfının 2011'in sonunda iptal edilmesine kadar yarışmaya devam etti. Neyse ki Aston'un elinde GT yarışlarının en üst dalı hâline gelen GT2 sınıfına (GT2 serisi daha sonra GTE adıyla anılmaya başlandı) uygun V8 Vantage modeli bulunuyordu. Yarıştığı ilk sezon olan 2008'den itibaren V8 Vantage, Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nda (WEC) Le Mans yarışlarında bir sınıf birinciliği ve GTE Am kategorisi şampiyonlukları kazandı. Bunların haricinde otomobil birçok başarıya daha imza attı.

DBRS9 ve V12 Vantage'ı da unutmamak gerek, her iki otomobil de GT3 sınıfında ve dünya çapındaki serilerde yarışarak büyük başarılara imza attı. Müşteri takımlarına yapılan satışların oldukça fazla olması sayesinde bu iki model çok büyük bir gelir ve kâr kaynağı hâline geldi.

 

Aston Martin'in yol otomobillerinin yeni jenerasyonlarıyla gelmeye hazırlandığı bu dönemde, yarış araçlarının geçireceği değişim de büyük bir merak konusu. Bahsettiğimiz yeni yol otomobillerinden ilki olan DB11'in yarış aracı versiyonunun çıkıp çıkmayacağına dair henüz herhangi bir işaret yok. En azından elimizde böyle bir şey gerçekleşeydi otomobilin görüntüsü üzerine yapılmış bir tasarım yorumu var.

Dijital sanatçı Rain Prisk'in elinden çıkan bu çalışma kesinlikle nefes kesici görünüyor. Abartılı biçimde uzatılmış çamurluklar araca daha kaslı bir görüntü katarken; arka bölümdeki devasa kanat ve öndeki dağıtıcı, çok yüksek seviyelerde downforce (yere basma kuvveti) üretileceğinin en önemli simgeleri olarak dikkat çekiyor. Son derece şık bir diğer detay ise, aracın 5.2 litrelik V12 motorunu besleyen iki turboya hava beslemesi için kaputa eklenen hava girişleri.

Büyük ihtimalle Aston ve yarış partnerleri Prodrive, sıradaki yarış aracını bir veya iki yıl içinde tanıtılması beklenen yeni jenerasyon Vantage üzerinden şekillendirecek. Ancak hâlihazırda seride kullanılan Vantage GTE'nin Ford GT ve Porsche 911 karşısında gösterdiği zayıf tempo, bunun daha erken gerçekleşmesine neden olabilir.

Kaynak: Rain Prisk Design