Detaylı bir restorasyondan yeni çıkan otomobilin direksiyonuna, eskiden onunla yarışan Karl Wendlinger geçti.

Mercedes C291, Gümüş Oklar'ın ürettiği en iyi yarış otomobili olmayabilir. Dürüst olmak gerekirse, iyi bile değildi.

Dünya Spor Otomobiller Şampiyonası'nın 1991 sezonunda 3.5 litrelik motor formülünü kullanmaya başlandı; bu da fabrika takımı olan Mercedes'i zor bir duruma sokmuştu. Bir önceki sezon kullandıkları araç olan C11'de 5.0 litrelik, çift turbolu bir V8 motor bulunuyordu. Tahmin edebileceğiniz üzere bu üniteyi dönüştürmek imkânsızdı, bu yüzden ekip çalışmalarına sıfırdan başlamak zorunda kaldı.

 

Radikal bir değişiklik ile 12 silindirli boxer motor kullanmayı tercih eden Mercedes, bu üniteyi Sauber'in ürettiği şasiye yerleştirdi. Bu ikilinin bir araya gelişi, sürekli sorunlar çıkardı. Motor oldukça dayanıksızdı, şasi ise C Grubu'nun eski teknolojilerinden esintiler taşıdığı için rekabetçilikten uzaktı. Motor kurallarında Formula 1'e benzer bir değişimin olması sonucunda bunu avantaja çevirmeye çalışan Jaguar, Peugeot ve Toyota gibi takımlar, temel anlamda tavanı olan F1 araçları üretmişti.

Buna karşın, Jean-Louis Schlesser ve Jochen Mass'ın kullandığı C291, çıktığı ilk yarış olan Suzuka'yı ikinci sırada tamamlamıştı. Bu başarıyı Monza'da üçüncü sıra ile devam ettiren takımın genç sürücüleri Michael Schumacher ve Karl Wendlinger bir sonraki yarış olan Silverstone'da eve ikinci dönmüştü. Ancak otomobil, dayanıklılık problemleri nedeniyle Le Mans 24 Saat yarışından çekilmişti. Schlesser ve Mass ikilisi yarışı ancak 16. sırada bitirmişti.

Schumacher ve Wendlinger Autopolis'te gerçekleştirilen son yarışı kazanmıştı. Bu sonuçlar sayesinde ekip Takımlar Şampiyonası'nı 3. sırada noktalamayı başarmıştı; ancak bir önceki yıl seriyi domine etmelerinin ardından günün sonunda bu bir hayal kırıklığı olmuştu. Sezon sonunda Mercedes, seriden çekilerek Formula 1'e yönelmişti.

Üretilen iki C291'den sadece Almanya'nın Ladenburg kentinde yer alan Carl Benz Müzesi'nde bulunan örnek hayatına devam ediyor. Uzun yıllar kullanılmadan orada bekleyen otomobil, 1.5 yıl süren derinlemesine bir restorasyon çalışmasından yeni çıktı. SPS Automotive Performance'ın restore ettiği araç Fransa'nın Paul Ricard pistinde test sürüşüne çıkarıldı. Direkisyonun başında ise 1991 yılında araçla yarışan Karl Wendlinger geçti.

Görünüşe göre Wendlinger aracın gösterdiği performanstan son derece memnun - gerçekten de C291 hem ses, hem de görüntü açısından oldukça şık ve iyi duruyor. Umarız, bu klasik otomobil kısa zamanda yarış dünyasına geri döner.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!