Guy Melville Brown’la tasarımdan, insanlardan ve Honda’daki Dış Tasarım Şefliği kariyerinden konuştuk.

Honda’nın onuncu nesil konsept coupe Civic tasarımını ilk kez 2015 baharında New York Otomobil Fuarı’nda görmüştük. Turbo Civic Coupe cesur ve atılgan bir havaya sahipti ve neon yeşil bir renkle karşımıza çıkmıştı. Honda bu tarz şeyler tasarlamasıyla tanınmayan bir firma, bu yüzden hepimiz bunun sadece bir konsept olduğunu ve asla üretime sokulmayacağını düşündük.

Daha sonra Ekim ayında şirket 2016 Civic Sedan’ı tanıttı ve hepimizi etkiledi. Dört ay sonra 2016 Honda Civic Coupe ortaya çıktı ve hepimiz şoka uğradık. Otomobil üretilmişti, neredeyse konseptle aynıydı.

2016 Civic Coupe’un arkasındaki tasarımcıyla kısa bir sohbet etme şansı bulduk. Artık tasarımın süreç boyunca nasıl geliştiğini düşünmek zorunda değiliz.

 

10th-gen Honda Civic Concept
2016 Honda Civic Coupe

 

Kanishka Sonnadara: Şirketteki rolünüz nedir?

Guy Melville-Brown: 2016 Honda Civic Coupe’un dış tasarım şefiydim.

KS: Uzun zamandır bu endüstridesiniz, bize biraz Honda’dan önceki işlerinizden bahsedin.

GMB: Ben İngiltere’nin Brighton şehrinde büyüdüm. Coventry Üniversitesinde okudum orası İngiltere’nin Detroit’i gibi bir yerdi. Land Rover, Aston Martin gibi firmaların bulunduğu bir yerdi. Paris’te, Peugeot ve Citroen’de staj yaptım. Okul dışındaki ilk işim Fiat için İtalya’da çalışmaktı. Daha sonra Volkswagen’le çalışmak için Berlin’e gittim. Ve dört buçuk yıl önce Honda’ya geldim ve Civic gibi projelerde çalışmaya başladım.

KS: Ne zamandır şu anki Civic projesindesiniz?

GMB: Honda’da dört buçuk yıl önce başladım. Sanırım ilk projem Civic’in çizimlerini ve taslaklarını yapmaktı.

KS: Onuncu nesil Civic’le neyi başarmak istediniz, amaç neydi?

GMB: En karizmatik, hırslı, sportif, sürmesi en zevkli Civic’i tasarlamak istedik. Bu otomobilin Honda’da çalışan insanların tutkusunu kucaklamasını ve bunu yansıtmasını istedik. Şirket olarak bizi yansıtan bir otomobil, Formula 1’de, IndyCar’da, motor yarışlarındaki mirasımızı ortaya çıkaracak bir otomobil ve biz çalışanların gurur duyabileceği bir otomobil.

 

Guy Mellville-Brown sketching

 

KS: Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

GMB: Sanırım mühendislik departmanını tamamen yeni bir mühendislik platformu kurmaları konusunda ikna etmek en büyük zorluklardan biriydi. Yapmak istediğimiz tasarımı yapabilmek için mühendislik platformunu tamamıyla değiştirmemiz gerekiyordu ve bu zor bir satıştı.

KS: Tasarımda en sevdiğiniz parça hangisi?

GMB: İki tane var. İlki aracın tekerlerin üzerine oturuş biçimi, duruşu. Bunu oldukça sportif ve kuvvetli buluyorum, güçlü arka bölümüyle neredeyse bir sokak dövüşçüsü gibi duruyor. Aracın ön ve arka bölümündeki LEDlerle de gurur duyuyorum. Gece veya gündüz fark etmeksizin ayırt edilebilir bir araç, bu çok gurur duyduğum bir konu.

KS: Yeni bir araç üretmek takım işi...

GMB: Evet.

KS: Dizayn için de aynı şekilde...

GMB: Kesinlikle!

KS: Yeni Civic Coupe’un iç ve dış tasarımı için birlikte çalıştığınız insanlardan biraz daha bahsedebilir misiniz?

GMB: Bu oldukça ilginç. Bu konuda çok şanslıydık çünkü Civic evrensel bir efor gerektiren evrensel bir projeydi. Bu yüzden otomobille ilgili dünyanın her yerindeki insanlarla birlikte çalışmalıydık. Japonya’da, Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tasarım stüdyolarımız vardı. Sadece Amerikalı ya da sadece Japon tasarımcıların getiremeyeceği bir perspektif zenginliğine sahiptik. Aynı zamanda bunun sağlıklı bir rekabet getirdiğini düşünüyorum bu da tasarımı hayalimizdekinden çok daha ileri götürmemizi sağladı, eğer küçük bir grupla tek bir stüdyoda bu işi yapsaydık aynı sonucu alamayabilirdik.

KS: Geçmişinizde birkaç Civic hikayesi olduğunu biliyorum, sizin için kişisel bir önemi olan ‘Civic Nation’ hikayesini anlatır mısınız?

GMB: Ailemin ilk otomobili 1978 model bir Civic’ti. Birlikte büyüdüğüm bir arabaydı. Babam her arabadan indiğinde ben atlardım ve müziği son ses açardım ve ön camın sileceklerini çalıştırırdım, babam döndüğünde radyo bangır bangır çalardır ve silecekler çalışırdı. “Bunu bir daha asla yapma!” derdi. O zamanlardan şimdiye çok zaman geçti ve Civic mirasına katkıda bulunma şansını elde ettim, bu gerçekten çok gurur duyduğum bir şey.

 

Fotoğraflar: Kanishka Sonnadara, Honda

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!