Anketler ardından ortaya çok ilginç sonuçlar çıkmış.

Günümüzde gelişmiş otomobil piyasalarındaki satışların %90’ından fazlasını aracını yenilemek isteyenlerin talepleri oluştururken, yeni araç alımında hangi markanın tercih edileceği de önem kazanıyor. Otomobil sahiplerini elinde tutmak isteyen üreticilerin müşteri sadakatini artırmak konusunda neler yaptığını ve otomobil sahiplerinin markalara sadakatini inceleyen TEB Cetelem, Cetelem Araştırma Merkezi’nin desteğiyle hazırlanan “Gerçekler sadakati sınıyor” başlıklı raporu açıkladı.

Cetelem Gözlemevi Sonuçları 2018, bu yıl Türkiye’nin de yer aldığı 15 ülkeden 10 binden fazla otomobil sahibinin görüşüne başvurularak hazırlandı. Her yıl dünya otomotiv endüstrisinin ve otomobil pazarının ‘röntgen’ini çeken, pazarın trendleri hakkında önemli ipuçları sunan Cetelem Gözlemevi raporunda Türkiye ile ilgili çarpıcı sonuçlar da yer alıyor.

Bu da ilgini çekebilir:

Araştırma sonuçları yerelliğin miadını doldurmuş bir kavram olduğunu gösteriyor. Artık, dünyanın her yeri uluslararası otomobil üreticileri için bir oyun sahası. Sonuçlar, iki sürücüden birinin ne kendi ülkelerinin otomobil markalarına ne de yerli üretim ilkesine bağlı olduğunu ifade ediyor. Her yerde olduğu gibi otomotiv dünyasında da sadakat sıklıkla sürekli yenilik, yeni teklifler, atılımlar ve değiştirme arzusu tarafından sınanıyor. Aynı zamanda yenilik ve kusursuz servis kalitesine de bağlı olan sadakatin üreticilerden distribütörlere otomotiv dünyasının her seviyesinde etkilendiği görülüyor.

Araştırma sonuçlarına bakıldığında, katılımcılara “Gelecekte, aracınızı değiştirdiğinizde aynı markayı satın almayı düşünür müsünüz?” diye sorulduğunda, katılımcıların ortalama yüzde 77’si “evet” diye cevap vermesine rağmen, sadece %34’ünün son alımlarında aynı araç markasını satın aldığı görülüyor. Tüketicilerin söyledikleriyle fiilen yaptıkları arasındaki bu şaşırtıcı farklılığı ortaya koyan araştırma, tüm ülkelerde katılımcıların almayı planladıkları araç markası ile aldıkları araç markası arasındaki farkın tüm ülkelerde ortalama 44 puan olduğunu gösteriyor. Belirtilen sadakat ile fiili sadakat arasındaki farkın 69 ve 64 puan ile en yüksek olduğu yerler, sırasıyla sadece %21 ve %34’lük onaylı bağlılığın bulunduğu Portekiz ve Çin. Sonrasında, çok düşük fiili bağlılık oranlarına sahip Polonya, İtalya ve İspanya geliyor. Sadece %8’lik bir fark ile söyledikleri ile yaptıkları arasında büyük bir tutarlılık görünen tek ülke Japonya olup; 26 puan ile İngilizler hemen arkasından geliyor.

Türkiye’de sürücülerin yaklaşık üçte biri, modelleri konusunda herhangi özel bir memnuniyet derecesi göstermeden ya da marka ile güvenilir bir ilişkiye derinlemesine girmeden otomobil markalarına sadıklar.

Araştırmaya dahil olan 15 ülkenin ortalaması alındığında katılımcıların yüzde 78’si kullandıkları markayı yeniden satın almak istediğini ifade ediyor. Katılımcılara sahip oldukları otomobilin markasına bağlılık dereceleri sorulduğunda, cevaplar ülkenin zenginliği ve o ülke pazarlarındaki ürün çeşitliliğine göre değişiklik gösteriyor. Pazarın henüz hiç doymadığı, otomobile ulaşmanın nispeten daha zor olduğu Çin’de katılımcıların yüzde 95’i kullandıkları markaya bağlı olduklarını ifade ederken, refah düzeyi yüksek Japonların ise sadece yüzde 58’i bağlılıklarını ifade ediyor. Türkiye’de bu oran yüzde 78 ile 15 ülke ortalaması düzeyindeyken, Almanlar zengin ülkeler arasında kendi markalarına bağlı kalarak bir istisnayı oluşturuyor. Buna karşın her 100 İngiliz katılımcıdan 31’i, Fransızların yüzde 26’sı, Belçikalıların ise yüzde 25’i markasına bağlı olmadığını ifade ediyor.

 

Sadakat ile ilgili nedenlerden bir tanesi araç bayisinden duyulan memnuniyet. Burada da bir kez daha, finansal açıdan zahmetli, uzun vadeli bir ürüne bağlanmak söz konusu olduğunda, alıcıların güvenini kazanmanın gerekliliği öne çıkıyor. Markanın yüzü olan araç bayileri kendi rollerini düzgün bir biçimde oynadıklarında bunun işe yaradığı görülüyor. Sadık müşteriler sadık kalmaya devam ederken, tereddüt edenler de kazanılıyor. Rapora göre, Belçika, Fransa, Almanya, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde araç bayisi sadakat konusunda en yüksek etkiye sahip.

Araştırma sonuçlarına göre, sürücülerden bağlılık kriterlerini derecelendirmeleri istendiğinde fiyat; sağlamlık ve markaya olan güvenin önünde olacak şekilde %47 oranla listenin en tepesinde yer alıyor. Fiyat, Türkiye’de, Güney Afrika’da, Birleşik Devletler’de, Brezilya’da, ve hane halklarının araca hatırı sayılır ücretler ödedikleri Almanya’da iki katılımcıdan biri tarafından dile getiriliyor. Bu nedenle, iş alıma geldiğinde fiyatın belirleyici bir faktör olması şaşırtıcı değil. Çünkü dünyanın her yerinde ev alımlarından sonra ulaşım bütçesi ikinci en büyük bütçe kalemini oluşturuyor. Ayrıca, araçların giderek daha fazla donanıma sahip olması, vergilendirme ve kullanım maliyetleri (yakıt, servis, sigorta, park vb.) uzun süredir alım gücünü azaltan istikrarlı bir yukarı yönlü trend sergiliyor.

Kaynak: TEB Cetelem