İşler daha da karışacak gibi görünüyor.

Otomobil kültürünün gelişmesinde önemli payı olan modifikasyon özgürlüğü, bazı ülkelerde araçların farklılaşmasının önünü açarken Türkiye gibi bazılarındaysa değişime pek izin vermiyor. Bu durumun son örneği olarak cam filmlerini gösterebiliriz.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl 26.10.2016 tarihinde yayınladığı yönetmelikle birlikte cam filmi uygulaması Mayıs ayında serbest hale gelmiş, 21.10.2017 tarihinde yayınladığı yeni yönetmelikle de tekrar yasaklanmıştı. Yönetmeliğin iptal edilme gerekçesi olarak da İçişleri Bakanlığı’nın “güvenlik” uyarısı olduğu belirtilmişti.

Bu da ilgini çekebilir:

Cam filmi konusunda yeni bir gelişme yaşandı. Yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a başvuruldu. Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Cevat Kazma, cam filminin serbest bırakılması için çıkarılan yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayınlandıktan 6 ay sonra yürürlüğe girdiğini, ancak getirilen yasağın hemen uygulanmaya başlandığına vurgu yaptı.

“Cam filmlerinin sökülmesi için zaman tanınmaması ve trafik ekiplerince 206TL ceza kesilmesi sürücüleri zor duruma düşürdü” diyen Kazma, hukuk dışı kesilen cezaların kamu yararı ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Cam filmi nedeniyle kesilen tüm cezaların 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 30/1-b maddesi uyarınca kesildiğini belirten Avukat Cevat Kazma, kanun maddesinin hatalı yorumlandığının altını çizdi.

“İlgili kanunda sürücünün görüşünü engelleyecek aksesuarlar yasaktır ibaresi bulunuyor. Ancak trafik ekipleri sürücü görünmediği için ceza kesiyor. Para cezası uygulayan memurun araç içine girerek filmli camların sürücü görüşünü engellediğini kontrol etmesi gerekir. Özetle kanundaki görüş kavramı yanlış yorumlanıyor.” diyen Cevat Kazma, Danıştay’a yaptığı başvuruda cam filminin taciz ve sağlık açısından getirdiği faydalara yer verdi.

İçişleri Bakanlığı’nın “güvenlik” uyarısını da yorumlayan Cevat Kazma, “Kolluk kuvvetlerinin yetkileri çerçevesinde herhangi bir aracı durdurma, arama yetkisi bulunuyor. Dolayısıyla bu gerekçe yersizdir.” dedi.

Yasağın devam etmesi halinde devlet araçlarındaki cam filmlerinin duracağını belirten Cevat Kazma, bu durumun daha önemli bir güvenlik açığını ortaya çıkaracağına değindi. “Devletin istihbarat, güvenlik ve idari anlamda kullandığı birçok sivil araç ifşa olacaktır. Bu durum hiç şüphesiz terör ve şiddet olayları ile karşılaşan ülkemizin memurlarının hayatlarını tehlikeye sokabilir” uyarısında bulundu.