Şimdilik sadece bir teori.

İçten yanmalı motorlar (İYM) son 10 yılda büyük bir gelişim gösterdi. Bu konuda ekstra güç ve tork sağlayan turbonun etkisi büyük. Minik bir şehir otomobilinden hiper araçlara kadar her kategoride gördüğümüz egzoz gazı tahrikli bu küçük pompalar muhtemelen uzunca bir süre hayatımızda olmayı sürdürecekler. Tabii eğer batarya teknolojisi her alanda İYM'leri geride bırakmazsa.

Bu da ilgini çekebilir:

Car and Driver'ın paylaştığı bir yazıda turboların daha da gelişebileceği yönünde ilginç bir fikir ortaya atıldı. Tek ve çift turboşarjlı motorlara hatta, Bugatti Chiron gibi makinelerdeki dört turbo düzenine artık alışığız. Teorik olarak daha fazla turbo, daha fazla güç demek. Bunun yanı sıra ne kadar çok turbo varsa, o kadar az turbo gecikmesi olduğunu da hatırlatalım.

Öne sürülen bu teoride her silindirin kendine özel turboya sahip olması hem performansı arttıracak, hem de gecikmeyi ortadan kaldıracak. Tahmin edeceğiniz üzere turbolar çok daha küçük olacak ve bu sayede daha az enerji ile çok daha çabuk dolabilecekler. Silindir kafasına yakın bir noktaya montajlanacak olmaları ise egzoz gazlarının ve emme havası takviyesinin daha az yol katederek çevrime daha çabuk katılmasına olanak sağlayacak.

Şimdiye kadar her şey güzel fakat ekstra güç ve daha az turbo gecikmesine karşılık bazı dezavantajlar da yok değil. Örneğin maliyet oldukça büyük bir sıkıntı olabilir. Çünkü her turbo beraberinde daha çok boru ve valf getirecektir. Ayrıca turbo sonrasında çıkan sıcak havanın soğutulması için gereken intercooler, yani ara soğutucu bu tasarıma nasıl entegre edilir o da bir diğer soru işareti. Ara soğutucu demişken, oluşan ekstra ısıya karşılık alınacak soğutma önlemleri de bir diğer merak konusu.

Her silindir başına turbo güç ve gecikme adına iyi sonuçlar verebilir. Ayrıca dünya genelinde metropollerin yavaş yavaş içten yanmalı motorları yasakladığı bu dönemde sanki öne sürülen teori biraz geç kalmış gibi.

Kaynak: Car and Driver