Gelecek her geçen gün daha da yaklaşıyor.

Otomotiv dünyasının elektrikli güç ünitelerine geçişinde hep marka isimleri göz önünde fakat perde arkasında çalışan birçok tedarikçi firma yer alıyor. Bunlardan birisi de, Alman bir otomotiv tedarik firması olan ZF. Avusturya'nın başkenti Viyana'daki test pistine dünya genelinden basın mensuplarını davet eden marka, bağlanılabilir ve elektrikli otomobilin geleceğine dair çalışmalarını sergiledi. Motor1'in sahibi olduğu InsideEVs'ten Sebastian Blanco da bu etkinliğe katılan medya çalışanları arasındaydı.

ZF Vision Zero

Geçtiğimiz yıl 35 milyar € gelir elde eden ve 136,000 çalışanı bulunan ZF, otomotiv dünyasına yön verecek yeni teknolojiler ve parçalar üzerine çalışmaları sonucunda bir mesaj veriyor: Vision Zero. Buradaki "Zero," yani sıfır hem sıfır emisyonu, hem de sıfır kazayı temsil ediyor.

ZF, üzerinde çalıştığı sistemleri ve teknolojileri sergilemek adına her sene yeni bir konsept hazırlıyor. Çift yıllarda IAA Ticari Araç Fuarı'nda bir konsept tanıtan marka, tek yıllarda ise Frankfurt Otomobil Fuarı'na bir binek otomobil projesiyle katılıyor. İki sene önce tanıtılan Advanced Urban Vehicle'ın ardından yeni proje, burada gördüğünüz Vision Zero. Tamamen modifiye edilmiş bir Volkswagen Touran'ı temel alan konsept, ön bölümde ZF'ye ait olmayan bir batarya taşıyor. elektriklendirilmiş arka aksa sahip otomobilde bolca otonom sürüş ve güvenlik sistemi yer alıyor.

ZF Vision Zero

EV'lerin giderek daha da bağlanılabilir olduğu bu dönemde büyük önem taşıyan otonom sürüş ve güvenlik teknolojileriyle başlayalım. Vision Zero, sürekli sürücüyü izleyerek dikkatini ölçüyor. Belli şartlarda kendini şeridin ortasına konumlayabilen aracın kamerası, sürücünün yüzünü inceleyerek dikkat durumunu kolluyor ve duruma göre kontrolü ele alıp aracı durdurmadan önce emniyet kemerlerini otomatik olarak geriyor. Araç, kontrolü devralma kararını hıza ve trafik durumuna göre veriyor. Vision Zero (VZ), ters şeritte gitme durumunu da sezerek buna devam ettiğiniz takdirde kendini tamamen kapatıyor. VZ'de yer almayan, prototip hâlindeki bir diğer güvenlik sistemiyse aracı park hâlindeki bir otomobile çarpmaktan otomatik olarak kurtarabiliyor. Aşağıdaki videoda bu özelliği işlerken görebilirsiniz: 

 

ZF'nin inovasyon yöneticisi Gerhard Gumpoltsberger, LIDAR sensörleri olmadan Seviye 4/5 otonom sürüşün teknik olarak mümkün olduğunu düşündüğünü fakat ilk Seviye 4 otonom teknoloji içeren araçların radar ve LIDAR sensörlerine ek olarak kameralarla sunulacağından emin olduğunu belirtti. Şu sıralar tüm endüstri, hangi sensör grubunun en iyi işi çıkardığını deneyimliyor. Tabii maliyet ve gereklilik analizlerinin de sürdüğünü kaydetmek lazım. Gerçek bir Seviye 4 otonom aracın piyasaya sürüldüğünde herkesin onu inceleyeceğini belirten Gumpoltsberger, Vision Zero'ya bu nedenle LIDAR sistemi koymadıklarını, ZF'nin bu alandaki çalışmalarını basınla paylaşmaya hazır olmadığını belirtti.

ZF Vision Zero

VZ'de kamera ve radara ek olarak bulut bağlantısı yer alıyor. Bulut teknolojisi, birçok şeyin yapılmasına imkân sağlıyor. Örneğin bir araç yoldaki bir çukuru tespit ederse bunu buluta yolluyor; böylece diğer araçlar yoldaki bozukluğu bilerek ondan kaçabiliyor. VZ, günde 12 TB (terabayt) veri depoluyor. Rakam etkileyici görünse de beraberinde bir sorun getiriyor: depolama. ZF, hâlihazırda elde edilen tüm verileri toplamıyor. Gizlilik ve güvenlik endişeleri nedeniyle hack'lenmeni önüne geçmek isteyen ZF, diğer üreticilerin bu verilere ulaşabilmesinden çekindiği için tıpkı LIDAR gibi burada da biraz temkinli ilerliyor.

 

Gelelim elektrikli güç ünitesi elemanlarına. Vision Zero'nun bataryası, ZF'nin daha önce çalıştığı bir tedarikçiden temin edilmiş. ZF, son zamanlarda bünyesine kattığı şirketlere ve yaptığı ortaklıklara rağmen batarya üretimi işine girmeme konusunda kararlı. Marka, bunun yerine batarya ve tekerlek arasındaki iletişimdeki elemanlar üzerine yoğunlaşıyor. Anlayacağınız Vision Zero'da motor, kontrol yazılımı ve tek kademeli şanzıman gibi parçalarda ZF'nin parmağı var. ZF, elektrikli binek otomobiller için çok kademeli şanzımanlara gerek olduğunu düşünmüyor. Motorların giderek daha iyi olması zaten bu tür vites sistemlerinin gerekliliğini azaltıyor. Tabii spor otomobiller ve ağır ticari araçlar bu konuda istisna.

ZF Vision Zero

Günümüz elektrikli - ve elektrik destekli - araçlarında birçok ZF teknolojisini görmek mümkün. Örneğin Porsche Panamera ve Audi Q7'de görülen 8 ileri çift kavramalı plug-in hibrit şanzımanı, BMW X5 PHEV'in vites sistemi ve Volkswagen Golf GTE'nin yönlendirme sistemlerinin tamamında ZF imzası var. Eğer her şey firmanın istediği gibi giderse, çok daha fazla plug-in hibrit araçta ZF elemanları görülebilecek. Bunlardan birisi de Vision Zero'nun güç ünitesindeki en önemli parça olan mSTARS adlı aks.

ZF Vision Zero

Kulağa garip gelen bu kısaltmanın açılımı modüler Yarı Aks Taşıyıcılı Arka Süspansiyon (modular Semi-Trailing Arm Rear Suspension). mSTARS, temelde elektrik motoruna sahip bir arka aks. ZF'nin dış ilişkiler direktörü Thomas Wenzel, bu sistemi aracına elektrik desteği katmak isteyen tüm üreticiler için "kilit bir çözüm" olarak nitelendiriyor. mSTARS şimdilik herhangi bir markaya tedarik edilmiş değil fakat ZF'nin Vision Zero'da sergilediği bu sistem, yakın zamanda bazı üreticilerin dikkatini çekecektir. Birçok müşteri ile görüştüklerini belirten ZF yetkilisi Michael Wetzel, ilgilenen markalar arasında otomotiv üreticisi olmayan Apple ve Google'ın yanı sıra henüz yeni bir üretici olan Faraday'ın da olduğunun altını çizdi.

Wetzel, mSTARS'ın yanında yer alan küçük elektrikli araç tahrik ünitesinin 2018'de, ve bütünleşik marş jeneratörünün ise 2019'da bir üretim modelinde kullanılacağını belirtti. İlk olarak Avrupa pazarına sürülecek bu teknolojiler, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri ve Çin'e ulaşacak.

 

Elektriğin geleceğinin perde arkasında olanlar bu şekilde, adım adım ilerliyor. Bir gözünüzü buralarda tutsanız iyi edersiniz.

Kaynak: InsideEVs

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!