Zen felsefesinden izler taşıyor.

"Teknik Çizim Köşesi"nin bu haftaki konuğu bir ilke imza atıyor. Otomotiv kesit çizim sanatçısı David Kimble'ın elinden çıkan Japon bir model, ilk defa yazımızın konusu oluyor. Kimble, kariyeri boyunca Japon üreticilerle bolca zaman geçirmiş ancak David Kimble Cutaways: Techniques & Stories Behind The Art adlı kitabında daha çok Amerikan üreticilere ve egzotik süper otomobillere yer vermiş. 

Kimble'ın kaleminden:

Daha önceki haftalardan hatırlayacağınız modeller tartışmasız harika, fakat Nissan'ın ikinci jenerasyon 300ZX (Z32) modeli de şu sıralar koleksiyonerlerin ve otomobil tutkunlarının gözünde önemi artan bir Japon klasiği hâine gelmeye başladı. 300ZX'lerin piyasasının tırmandığı bu günler, modern klasiği havalı yapan şeyleri görmek için metalin altına bakmanın tam zamanı.

 

 

 

Bu kesit, dolaylı yoldan bir başka ilke daha imza atıyor. Kimble'ın Japonya'ya ilk ziyareti, birinci nesil 300ZX'i fotoğraflamak üzere 1983 yılında yine Nissan'a olmuştu. İhtiyacı olan fotoğrafları çeken Kimble, gezisi esnasında Japon üreticilerin sıkı üretim sürecini ve neredeyse askeriye tarzı metodolojisini de görmüş. Nissan, bundan 4 yıl kadar sonra Kimble'ı Z32 kodlu ikinci nesil 1990 300ZX'e dönüşecek prototipi görüntülemek üzere yine fabrikasına davet etmiş.

Aslına bakarsanız prototip neredeyse piyasaya sürülen 300ZX ile birebir aynı. Motora göz gezdirdiğiniz anda kesit çiziminin konusu olan modelin çift turbolu ve 300 bg'lik versiyon değil de 222 bg güç üreten atmosferik, 3.0 litrelik V6 olduğunu anlıyorsunuz. Kimble, işin büyük bir kısmında kendi çektiği fotoğraflardan ziyade Nissan mühendislerinin kendisine verdiği üç boyutlu kafes çizimlerini temel alarak çalışmış ve DOHC motoru oldukça detaylı incelemiş.

 

1990 Nissan 300ZX prototipi kesit çizimi - David Kimble

 

Modelin atmosferik kimliğini ele veren bir diğer detay ise ZX'in sadece turbo versiyonlarında sunulan High Capacity Active Suspension (Yüksek Kapasiteli Aktif Süspansiyon, yani HICAS) adlı arka tekerlekten yönlendirme sistemi. Yine de atmosferik ZX'in sistemi de harika görünüyor. Özellikle fren kaliperleri ve sürücü tarafındaki lastiğin içine konumlanan kontrol kolları ve limitli kaymalı diferansiyelin içinde görülen dişler...

Yakından baktığınızda, bu teknik çizimin de öncekiler gibi minik detaylarını fark ediyorsunuz. Üst radyatörü desteği üzerindeki plakada bir takım yazı ve işaretler görülüyor. Gösterge panelinin arka kısmındaki devre gözünüzün önünde. Egzoz borusu, gaz pedalının yanından geçerken kıvrılıyor. Kimble, yangın duvarının yanındaki boru ve kablo tesisatlarını bile detaylamış.

1990 Nissan 300ZX prototipi kesit çizimi - David Kimble
1990 Nissan 300ZX prototipi kesit çizimi - David Kimble
1990 Nissan 300ZX prototipi kesit çizimi - David Kimble

Japon resmiyetini hissedebildiğiniz bu kesit çizimine bir bütün olarak bakarsanız belirli bir bölgenin diğerleri arasında sivrilmediğini fark edeceksiniz. Viper ve Cobra gibi motora yönelinen çizimlerin aksine 300ZX, parçaların birleşiminden oluşan bir araçtan daha fazlası olarak yansıtılmış. Kimble'ın Japonya'da Nissan'la yaşadığı deneyim süreç, prosedür ve mühendis-yönetici arasındaki ilişkiyi içeren kapsamlı bir ortaklık. Kimbel'ın Zen felsefesini izlediği bu çizimi kesinlikle markaya çok uygun.

300ZX, 1990 model yılında tanıtıldığına hem performans, hem de fiyat açısından Corvette için sağlam bir rakip idi. Atmosferik modeli 30,000 $ civarında alıcı bekleyen aracın iyi durumdaki örnekleri birkaç yıl öncesine kadar 5,000-10,000 $ bandında satılıyordu. Turbo beslemeli versiyonlar doğal olarak biraz daha pahalıydı. Toyota Supra'ların ulaştığı 6 haneli rakamların yanında zayıf kalsa da Z, döneminin Japon performansını yansıtan "ünsüz" bir modeldi.

Bu kesiti harika yapan şey belki de budur.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!