Z. Alp Gülan'ın istekleri sektörün geleceğini şekillendirebilir.

Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği’nin (OYDER) her yıl gerçekleştirdiği Otomotiv Kongresi’nin yedincisi İstanbul’da gerçekleştirildi. “Otomotiv Perakendeciliğinde Sadakatin Gücü” temasıyla düzenlenen kongreye Maliye Bakanı Naci Ağbal, İstanbul Valisi Vasip Şahin, OYDER Başkanı Z. Alp Gülan, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil ile birlikte otomotiv sektörünün önde gelen yerli ve yabancı yöneticileri katıldı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, otomotivin, yüzde yüz kayıt altında olduğundan vergi toplamak için en iyi sektör olduğunu belirtirken hemen hemen herkesin istediği vergi indirimlerinden bahsetmedi.

Ağbal, Türkiye otomotiv sanayisi, pazarı ve ihracatının her bakımdan ülke ekonomisine değer kattığını vurgulayarak, "Otomotiv sektörünün imalat sanayisi gayri safi hasılası içindeki payı yüzde 10. Gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı ise yüzde 3. Otomotiv sektörü sanayi içindeki istihdama doğrudan yüzde 4, dolaylı olarak ise 15 katkı sağlıyor" dedi.

OYDER Başkanı Z. Alp Gülan da, otomotiv sektörünün 7 ayrı bakanlık ile çalıştığını belirterek, “Ya bir ayrı müsteşarlık ya da ayrı bir Otomotiv Bakanlığı kurulması sektörümüze ivme kazandıracaktır” dedi.

Gülan, sektörün üretim, ihracat ve pazarda 2016 yılını başarıyla geçirdiğini de belirterek ‘’Pazarda halen gidilecek çok mesafe olduğunu düşünüyoruz. Her 1000 kişiye düşen araç sayısı 250. Bunun 143’ünü otomobil olarak düşünebiliriz. Yıllardır hız kesmeden ihracat şampiyonu olan otomotiv sektörü, yeni yatırımcı çekebilmesi için çok kuvvetli bir iç pazara her zaman ihtiyaç duymaktadır. Kuvvetli iç pazarın en önemli kriteri stabil ve AB ile uyumlu bir vergilendirme sistemine sahip olmasıdır’’ dedi.

Dünya otomotiv sektöründe pazar ve üretimin doğuya kaymakta olduğunu sözlerine ekleyen Gülan şunları söyledi; “2018 yılında dünyada satılması ve üretilmesi beklenen 100 milyon aracın 30 milyonu sadece Çin'de üretilip yine Çin'de satılacaktır. Yatırımcılar için bu kadar büyük pazarlar söz konusuyken kuvvetli bir iç pazarımız olmadan yeni yatırım almada zorlanma riskimiz bulunmaktadır. Önümüzdeki 5 yılda her firmanın öncelikli hedefinin iş süreçlerinde dijitalleşmek üzere zaman, kaynak ve emek harcaması gerekmektedir. Bunu yapmayanlar elenecektir.’’

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç OYDER Kongresi’nde yaptığı konuşmada otomotiv sektörünün Türkiye’de en globalleşen sektörlerin başında geldiğinin altını çizerek şunları söyledi:

Ali Koç: "Türkiye’de bin kişiye düşen araç sayısı 250’ler civarında. Evet, bu sayı artıyor ancak bize benzer ülkelere baktığımız zaman daha gidecek çok yolumuz olduğunu görüyoruz."

"Batı Avrupa ülkelerine ve diğer ülkelere baktığımız zaman potansiyelin açık olduğunu ve önümüzdeki dönemlerde de pazarımızın 2 milyon seviyelerine ulaşmasının gerçekçi bir tahmin olduğunu düşünüyorum. Sektör bildiğiniz gibi ülke ihracatımızın da lokomotifi. 2016’da Türkiye’de bir buçuk milyon araç üretirken bunun 1.1 milyonu ihraç edilmiş. Bu, tarihimizin en yüksek seviyesi."

Özellikle Z. Alp Gülan'ın temennilerine katılmamak elde değil. Gerek nüfus gerekse alım gücü olarak eşdeğer ülkelerle karşılaştırıldığında otomotiv pazarının ne kadar dar ve yaşlı olduğu üzülerek görülebiliyor. Bu gidişatın düzelebilmesi için yapılması gerekenlerin tersinin uygulanmasıysa sektörün geleceğini tehlikeye atıyor. Bakalım kongrede söylenenler gerekli insanların kulaklarına ulaşabilecek mi.

Bunu da oku:

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!