Sevimli ve iki koltuklu roadster, dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde her yol koşuluna hazır.

Konsept: Subaru B9 Scrambler

Tanıtım Yılı: 2003 Tokyo Otomobil Fuarı

Özellikler: 138 bg'lik atmosferik, 2.0 litre motor ve 134 bg gücünde elektrik motorunun kombinasyonu hibrit sistem. Dört tekerlekten çekiş ve otomatik yükseklik ayarlama özelliğine sahip havalı süspansiyon.

Bu Konsepti Neden Hatırlıyoruz:

Üstü açık bir Subaru demek yeterli diye düşünüyoruz. Bu nedenle haftalık serimizin bu haftaki konuğu olarak Japon üreticinin havalı konseptini seçtik.

"Subaru" ve "B9" isimleri yan yana geldiğinde akıllara son derece çirkin olan Tribeca geliyor. Ancak çok daha şık bir B9, orta boyutlu SUV modelin lansmanından yaklaşık iki yıl kadar önce, üstü açılır bir konsept olarak ortaya çıkmıştı. Dört tekerlekten çekişli roadster'da hibrit güç ünitesi ve sürüş yüksekliği değişken süspansiyon sistemi vardı.

Kendisinden birkaç ay önce Cenevre'de tanıtılan B11S sedan konseptinin devamı niteliğinde olan araç, Japon firmanın yeni şef tasarımcısı Andreas Zapatinas ile izleyeceği yeni tasarım yaklaşımını temsil ediyordu. Alfa Romeo 147 ve Fiat Barchetta gibi modelleri Yunan otomobil tasarımcısının elinden çıkmıştı. B11S gibi çift renkli olan B9 Scrambler yalnızca bir dizayn çalışmasıydı ve üretime girmesi düşünülerek tasarlanmamıştı.

Subaru'nun kullanışlılık odaklı yelpazesine taze kan getirebilecek otomobilin konsept olarak kalmasını kaçırılmış bir fırsat olarak değerlendirebiliriz. İlginç tasarım, Japon üreticinin sahibi olan Fuji Heavy Industry'nin havacılıktaki uzmanlığına selam veriyordu. Subaru'nun tescilli sistemi olan simetrik dört tekerlekten çekiş düzeni de bu aracı kesinlikle çok iyi yapabilirdi.

2003 Subaru B9 Scrambler
2003 Subaru B9 Scrambler

Serinin diğer konukları:

B9 Scrambler'ın kalbinde "Sequential Series Hybrid Electric Vehicle - SSHEV" adlı güç ünitesi bulunuyordu. Türkçesi Sıralı Seri Hibrit Elektrikli Araç olan model 138 bg gücünde, 2.0 litrelik, benzinli atmosferik motor ile 134 bg'lik elektrik motorundan besleniyordu. 80 km/s hıza kadar EV modunda gidebilen araç daha yüksek süratlerde hibrit gücünün tamamından yararlanarak 19" çapındaki devasa jantlarına hareket sağlıyordu.

Subaru mühendisleri B9 Scrambler'a elektronik olarak ayarlanabilen pnömatik süspansiyon ekleyerek sürüş kalitesini de yukarıda tutmayı amaçlamış. Konseptte buna ek olarak zorlu yol koşullarında aracın yerden yüksekliğini neredeyse 200 mm'ye çıkaran son teknoloji ayar da yer alıyordu.

Hazır teknolojiden bahsetmişken ön bölüme yerleştirilen radar sensörü, ön camda ve arka plakalık çevresinde bulunan kameralardan söz etmezsek olmaz. Bu elemanlar çevredeki araçları kontrol ederek sürücüyü tehlike durumunda uyarıyordu. Şu anda "şerit takip sistemi" olarak bildiğimiz teknolojinin ilkel bir versiyonu da araçta görev yapıyordu.

Genel çerçevede B9 Scrambler, Subaru'nun o zamanlar çizdiği imajdan kurtularak şimdiki günlere gelişinde etkili olan taze havayı sağlayan bir konseptti.

Fotoğraflar: Subaru, 160SX

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!