Son yıllarda iyice popüler hale gelen elektrikli otomobillerin geçmişine bir bakalım.

Son günlerde sık sık gündeme gelen elektrik motorları günümüzde mutfak robotlarından diş fırçalarına kadar evlerimizde bile karşımıza çıkıyor. Bu motorların otomobillerin kaputları altına girmesiyse hiç de sanıldığı kadar yeni değil. 1880’li yıllarda at arabalarında atların yerini alan elektrik motorlarının geçmişi içten yanmalı ünitelerinkinden bile eski. Hatta konu petrolle çalışan motorlar olduğunda asıl bu ünitelerin yeni olduğu söylenebilir.

Petrolün yaygın olmadığı, içten yanmalı motorların çok düşük verimle çalıştığı 1800’lü yılların sonlarına doğru kurşun-asit akülerin imdada yetişmesi, elektrik motorlarının mobil araçlarda kullanımının önünü açtı. İronik bir şekilde içten yanmalı motorların üstünlüğü de aslında bir elektrik motoruna borçlu. İlk günlerinde düşük verimlilik ve yakıt bulunmaması gibi sorunlarla boğuşan bu ünitelerin ciddi olumsuzluklarından birisi de ilk çalıştırılma anıydı. Kranka bağlı bir kol yardımıyla manuel bir şekilde çalıştırılan motorların el ve kol kırmak gibi kötü alışkanlıkları bulunuyordu.

2017 Peugeot Partner Tepee Electric
2017 Ford Focus Electric

Henry Ford’un seri üretimi içten yanmalı motorların avantajına kullanması elektrik motorlarının mezarını kazmaya yetti. Bir yılda üretilen otomobil sayısı milyonlarla ifade edilmeye başlandığında benzinli motorla donatılmış araçların fiyatları da büyük hızla düştü. Fiyatlardaki düşüşün daha da hızlandırdığı satışlar sayesinde akaryakıta ulaşılabilirlik giderek kolaylaşırken marş motoru olarak adlandırılan küçük elektrik motorunun benzinli kardeşini çalıştırmaya başlaması durumu petrol lehine çevirdi.

1930’lu yıllarda hiç sesi sedası çıkmamaya başlayan elektrikli otomobiller 70’li yıllarda başlayan enerji kriziyleriyle birlikte tekrar gündemde yer almaya başlasa da aradan geçen yıllar içerisinde içten yanmalı motorların geçirdiği değişim ve iyice yayılan petrol şebekesi elektriğin işini pek kolaylaştırmadı.

İşi kolaylaştıransa gündeme oturan global ısınma oldu. Yanma sonucunda ortaya çıkan hidrokarbonların atmosfere verdiği zarar ortaya çıktığında üreticiler elektrikli otomobil planlarını tozlu raflardan indirmeye başladı. Yaklaşık 30 yıldır üzerinde yoğun biçimde çalışılan elektrik motorlu otomobillerin sokakların hakimi olmasının önündeki engellerse içten yanmalı ünitelerin de giderek daha tutumlu olmasıyla başladı.

Tesla bataryası kullanan elektrikli Porsche
Mercedes SLS AMG Electric Drive

Yapıları gereği en yüksek torkunu durağan halde üreten elektrik motorları sağladıkları etkileyici ilk hızlanma değerleriyle dikkat çekerken elektriğin birçok şekilde üretilebilmesi ve egzoz gazı gibi bir olumsuzluğa sahip olmamaları diğer pozitif yönleri. Sessizlik ve birçok ülkede vergilendirmede gösterilen avantajlar bu üniteleri daha makul kılsa da işler her zaman bu kadar kolay olmuyor.

Elektrikli otomobillerin en önemli olumsuzluklarından birisi pilleri. Yüzlerce kilo ağırlığa sahip olan piller performansı kötü yönde etkilerken çabuk doldurulamamaları ve hızlı bir şekilde boşalmaları da akaryakıta alışan bünyeyi caydırmaya yetmiyor. Bütün bunlara vergi indirimlerine rağmen yüksek olan fiyat da eklenince ibre tekrardan alışılmışa kayıyor. Aşırı sessizliğin şehir kullanımında yayalar için tehlike yaratması dışarıya verilen suni seslerle bertaraf edilebilse de pillerin çok soğuk veya sıcak havalarda performansının aşırı derecede dalgalanmasının önüne henüz geçilebilmiş değil.

Bütün bunlara rağmen karamsar olmamak gerek. Elektrik motorları hibrit teknolojileri sayesinde günümüzde süperspor otomobillerin bile kaputu altına girerken pil teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bir patlama kaçınılmaz gibi görünüyor.

Bunu da oku:

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!