CVO Barometre seçkin konukların katılımıyla sunuldu.

ÖTV zamlarının ardından birçok üretici fiyatlarını bir süre daha sabit tutmaya çalışıyor olsa da 2017 yılıyla birlikte otomobil sahibi olmak daha da zor bir hal alacak. 2016 yılında bile trafiğe çıkan binek otomobillerin büyük bir kısmını oluşturan kiralık araçların önemi de yeni yılla birlikte artacak. TEB Arval’in desteğiyle, 2002 yılından bu yana, filo araç kiralama sektörünün mevcut durumuna ve geleceğine ışık tutmak amacıyla yapılan CVO (Corporate Vehicle Observatory) Barometre araştırmasının 2016 yılı sonuçları, 8 Aralık tarihinde Çırağan Sarayı'nda düzenlenen konferansla açıklandı.

Araştırmayla ilgili görüşünü paylaşan TEB Arval Genel Müdürü Philippe Chabert; “Ülke ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden olan otomotiv sektörünü besleyen operasyonel araç kiralama ve filo yönetimine kurumların ilgisi her yıl giderek artıyor. Maliyetlerin düşürülmesinin giderek önem kazandığı günümüzde şirketlerin; operasyonel araç kiralama şirketlerinden alacağı profesyonel destek, idari ve finansal açıdan elde edeceği tasarruf çok önemli. Alanında yapılan tek çalışma olan ve TEB Arval’in desteğiyle gerçekleştirilen CVO Barometre, otomotiv ve bununla bağlantılı birçok sektöre filo yönetimi ve sektörün geleceği ile ilgili çok değerli bilgiler sunuyor.” şeklinde konuştu.

Bunu da oku:


Organizasyon sırasında paylaşılan ilginç istatistikler arasında Türkiye'deki filo sahiplerinin, filo büyüklüğü ne kadar olursa olsun araç parklarını büyütme beklentilerinin Avrupa'daki benzerlerinden daha fazla olduğuna değinildi. Araç kullanım sürelerindeki artış beklentisi de Avrupa pazarını katlarken Türkiye'nin pazar potansiyeli, otomobillerinin ortalama yaşıyla açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre binek araçlarda ortalam yaş 12.1 olurken bu sürenin Avrupa ortalamasının çok üzerinde olmasıysa şaşırtmadı.

İlginç araştırma sonuçlarından birisi de dizel motorlu otomobiller cephesinde yaşanıyor. Hem Avrupa hem de Türkiye'de bulunan filo araçlarının büyük çoğunluğu dizel motorlu olsa da Avrupa'da gelecekte bu oranın azalacağı, Türkiye'deyse artması bekleniyor. Avrupa'da yaşanması beklenen düşüşün, bazı şehirlerin 2020 yılında dizel motorlu araçları trafikten men edecek olması nedeniyle çok daha keskin olması muhtemel.

Bunu da oku:


Alternatif yakıtların önümüzdeki 3 yıl içerisinde hayatımıza girme ihtimali Avrupa'da geçen yıla oranla yükseliş kaydederken Türkiye'de sert bir düşüş yaşanmış. Operasyonel ve finansal kiralama konusunda firmaların, Avrupa'daki örneklerden geride kaldığına dikkat çekilen araştırmada gelecek 3 yıl içerisinde özellikle operasyonel kiralamanın çok daha büyük bir pay kapacağı belirtiliyor.

Filo takip sistemlerinin kullanımı konusunda Avrupa'yı üçe katlayan Türkiye pazarında bu ürünler genelde sürücünün izlenmesi için kullanılırken mobil uygulamaların kullanımında da Avrupa'ya büyük fark atmış durumdayız. Bunun önemli nedenlerinden birisi olan internet kullanım alışkanlıklarına baktığımızda sosyal medya ve mobil internet kullanımının Avrupa ortalamalarının çok üzerinde olduğu görülebiliyor.

Son yılların sıcak konu başlıklarından otonom sürüş konusunda da ilginç istatistikler verilen konferansta Türkiye'de yaşanan trafik kazalarının neredeyse tamamının insan kaynaklı olduğuna değiniliyor. İşin ilginci, araçlarda sunulacak full otonominin güvenlik problemlerini çözebileceğine olan inanç Türkiye'de, Avrupa'dakinin iki katı.

Konferansın ikinci kısmında Çınar Noyan moderasyonunda söz alan Ufuk Sandık, Emre Özpeynirci ve Mete Tansu'nun gündemindeyse tahmin edileceği üzere ÖTV artışı ve bunun otomobil satışları üzerindeki etkisi vardı. Özellikle TL'nin değer kaybetmesinin 2017 yılında fiyatları artıracağının altını çizen konuşmacılar önceki dönemlerde olduğu gibi bu artışın zamanla kanıksanacağını düşündüklerini de belirttiler.

Alternatif yakıtlar kullanan otomobillerin yaygınlaşması için devlet teşviklerinin şart olduğunu belirten konuşmacılar bu teşviklerin vergi indirimlerinin yanında motorlu taşıtlar vergisi gibi gelir kapılarının araç emisyonlarını baz alabileceğini de söyledi. CVO araştırmalarında ortaya çıkan ortalama araç yaşının da küçülmesi gerektiğinin üzeri çizilirken bunun ancak eski ve çevreye daha zararlı olan eski otomobillere daha yüksek vergiler uygulanarak yapılabileceği belirtildi. Yurt dışında firmaların filo alımlarında otomobillerin karbon ayak izlerine de dikkat etmeye başladığı ve bu trendin Türkiye'ye de taşınması gerektiğinin de üzerinde duruldu.

Bunu da oku:

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

2016 CVO Barometre

BASIN BÜLTENİNİ SAKLABASIN BÜLTENİNİ GÖSTER

CVO Araştırmasını Destekleyen TEB Arval’in Tahminine Göre;

Trafikte 2 Milyonun Üzerinde Şirket Aracı Var

Filo sektörünün mevcut durumuna ve geleceğine ışık tutmak amacıyla, TEB Arval’in desteği ile gerçekleştirilen CVO Barometre araştırmasının 2016 yılı sonuçları açıklandı. Araştırma, 2016 yılında orta ve büyük ölçekli kurumsal firmalarda operasyonel kiralamanın diğer finansman yöntemlerine göre daha çok tercih edildiğini gösteriyor. Kurumsal araç kullanan firmaların yüzde 62’si önümüzdeki 3 yılda filo araç sayılarını artırmayı hedefliyor. TEB Arval’in tahminlerine göre, trafikte bulunan 12,6 milyon aracın 2,1 milyonu şirket aracı. Teknoloji kullanımı denildimi ilk akla gelen ise elektrikli araç.

 

 

2002 yılından bu yana filo sektör trendlerini ortaya koyan ve 15 ülkeye yayılan CVO araştırmasının 2016 yılı sonuçları TEB Arval’in desteği ile açıklandı. Filo yönetimi konusundaki tek çalışma olan CVO Barometre, filo, araç ve mobilite üzerine sektörel trendleri analiz ederek filo sahipleri için kaynak olma görevi görüyor. Araştırma, aralarında İngiltere, Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya, İsviçre, Belçika, Hollanda gibi 14 ülkenin yanı sıra, Türkiye’deki filo araç kiralama sektörünün mevcut durumunu incelerken geleceğine de ışık tutuyor.

 

 

Araştırmayla ilgili görüşünü paylaşan TEB Arval Genel Müdürü Philippe Chabert, şunları söyledi: “Ülke ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden olan otomotiv sektörünü besleyen operasyonel araç kiralama ve filo yönetimine kurumların ilgisi her yıl giderek artıyor. Maliyetlerin düşürülmesinin giderek önem kazandığı günümüzde şirketlerin; operasyonel araç kiralama şirketlerinden alacağı profesyonel destek, idari ve finansal açıdan elde edeceği tasarruf çok önemli. Alanında yapılan tek çalışma olan ve TEB Arval’in desteğiyle gerçekleştirilen CVO Barometre, otomotiv ve bununla bağlantılı birçok sektöre filo yönetimi ve sektörün geleceği ile ilgili çok değerli bilgiler sunuyor.”

 

 

 

Trafikteki Binek ve Ticari Araç Sayısı 2020 Yılında Tahminen 15,7 Milyonu Bulacak, Bu Araçların 2,6 Milyonu Şirket Aracı Olacak

TEB Arval tarafından yapılan çalışmalar trafikteki toplam binek ve hafif ticari araç sayısının 2016 yılı sonunda tahminen 12,6 milyonu bulacağını gösteriyor. Filo yani şirket aracı sayısı ise, tahminlere göre 2,1 milyon adet olacak. 2020 yılına gelindiğinde ise, tahminen 15,7 milyon olan toplam binek ve hafif ticari araç rakamının 2,6 milyonu şirket aracı olacak.

 

 

3 yıl İçinde Kurumsal Araç Filolarında Artış Bekleniyor

CVO Barometre araştırması, katılımcıların kurumsal araç kullanan firmaların yüzde 62’sinin önümüzdeki 3 yıl içerisinde filolarındaki araç sayısını artırmayı hedeflediklerini ortaya koyuyor.

 

Dizel Kullanımı Türkiye’de Artıyor, Avrupa’da Düşüyor

Rapora göre, araştırmaya katılan firmaların filolarında bulunan araçların yüzde 76’sı dizel. Bu oranın 5 yıl içerisinde yüzde 81’e çıkacağı düşünülüyor. Avrupa’da ise bu oran günümüzde yüzde 82 iken, 5 yıl sonra oranın yüzde 79’a düşeceği öngörülüyor. Türkiye’de dizel araçların çok daha fazla tercih edilir olmasının en önemli nedeni olarak maliyet avantajı gösteriliyor.

 

Avrupa’da Hibrit, Türkiye’de Elektrikli Otomobiller Gözde

Araştırmaya katılan filo yöneticilerine hangi teknolojileri kullandıkları ya da 3 yıl içinde kullanmaya başlayacakları sorulduğunda, yüzde 20’lik oranla elektrikli yakıt pili / hidrojen ve elektrikli araç kullandıklarını belirtiyorlar. Durum Avrupa’da oldukça farklı. Avrupa’da araştırmaya katılan firmaların yüzde 60’ının ilk tercihinin hibrit araç teknolojisinden yana olduğu gözlemleniyor.

 

Operasyonel Kiralama Gelecek 3 Yılın Finansman Yöntemi

Şirket araçlarının nasıl finanse edildiğinin de araştırıldığı CVO Barometre’de araştırmaya katılan firmalarda yüzde 45’i peşin satın alımı, yüzde 31’i operasyonel kiralamayı, yüzde 19’u taşıt kredisini, yüzde 5’i ise finansal kiralamayı tercih ediyor. Özellikle orta ölçekte filoya sahip firmalarda peşin satın alım oranı yüzde 67’ye kadar çıkıyor. Büyük ölçekteki firmalarda ise gözde yöntem yüzde 45’le operasyonel kiralama.

 

Gelecek 3 yılda en popüler yöntem operasyonel kiralama olacak. Araştırmaya katılan firmaların yüzde 78’i operasyonel kiralama yöntemini tercih edeceğini düşünürken, taşıt kredisi kullanmayı planlayanlar yüzde 58, peşin satın alımı tercih edecekler ise yüzde 54 oranında.

 

Şirketler Araçlarını Takip Ediyor

Araştırma, her 10 şirketten 9’unun filoları için araç takip sistemi kullandığını ortaya koyuyor. Bunu öncelikle araçları takip etme amaçlı, daha sonra ise, yetkisiz kullanımları izleme, yakıt tüketimini azaltma, sürücü güvenliğini geliştirme, bakım maliyetlerini azaltma, teknik verileri izleme ve sürücü davranışlarını izleme amacıyla kullanıyorlar. Filo yöneticileri için yapılan akıllı telefon uygulamalarını ise, kullanışlı bulmalarının yanı sıra, bu uygulamaların sürücülere zaman kazandırdığını ve sürücülerin kullanım alışkanlıklarını etkiyebileceğini düşünüyorlar.

Filo yöneticileri en çok araç verilerine uzaktan erişim imkanı sağlayan, sürücü davranışlarını raporlayan ya da her ikisini birlikte yapan uygulamalara ilgi duyuyorlar.

 

Güvenlik Artırıcı Opsiyon Denilince Acil Fren Sistemi Akla Geliyor

Araştırmaya katılan filo yöneticilerine hangi güvenlik artırıcı opsiyonu gerekli buldukları sorulduğunda, hem binek, hem de hafif ticari araca sahip firmalar öncelikli olarak otonom acil fren sistemini işaret ediyorlar. Binek araca sahip firmalar acil fren sisteminden sonra sırasıyla adaptif hız sabitleyici (ACC), adaptif ışık kontrolü, gece görüş sistemi ve şerit değiştirme uyarısını gerekli bulurken, hafif ticari araç sahipleri sırasıyla adaptif hız sabitleyici (ACC), adaptif ışık kontrolü, şerit değiştirme uyarısı ve gece görüş sistemini gerekli görüyorlar.

 

İnsansız Araçların Güvenlik Problemini Çözeceği Düşünülüyor

TÜİK Karayolları Trafik Kazaları İstatistikleri 2015 raporuna göre trafik kazalarının en büyük nedeni olarak sürücü hataları gösteriliyor (yüzde 89.3). Sürücü hatalarını yayalar (yüzde 8.8), yol (0.91) ve araç (0.55) izliyor. Filo sahiplerinin yüzde 88’i insansız araçların güvenlik sorununu çözeceğini düşünüyor.